Spoiler içeriyor
Game of Thrones evreni eşi benzeri gelmeyecek bir evren olduğu için, o evrenden çıkan her diziye şans vermek gerektiğini düşünüyorum. House of the Dragons sonrasında genel yorumların güzel olmadığını fark ettim ama ben kitapları bilmediğimden ne kadar uyumlu olduğu beni…devamıGame of Thrones evreni eşi benzeri gelmeyecek bir evren olduğu için, o evrenden çıkan her diziye şans vermek gerektiğini düşünüyorum. House of the Dragons sonrasında genel yorumların güzel olmadığını fark ettim ama ben kitapları bilmediğimden ne kadar uyumlu olduğu beni pek ilgilendirmiyor. İzlediğimin ne kadar zevk verdiği daha önemli. O yüzden House of the Dragons'u sevmiştim ve iki sezon için de uzun bir yorum yazmıştım. Bu dizi ona göre daha çok beğeniliyor ve kitapla bire bir gittiğini de söylüyorlar. Ayrıca yazarın yönetmenliğini yapması da ayrıca bir artı diye düşünüyorum. Buna da uzun bir yorum yazmak farz oldu bu yüzden.
House of The Dragons'dan 97 yıl sonra ve Game of Thrones'dan 89 yıl öncesine gidiyoruz. Targaryenların hala Iron Throne'a sahip oldukları ve son yaşayan ejderhanın, yaşayanlar tarafından görüldüğü ve unutulmadığı bir zamanda geçiyor dizi.
Başrolümüz Duncan saygı duyduğu usta şövalyeyisinin cesedini gömdükten sonra, kılıcını alıyor ve dizi bu şekilde başlıyor. Elinin altında üç at ve bir kılıçla Ashford'da bir turnuvaya katılmaya karar veriyor.
Dizinin geçtiği zaman kral Daeron II. Kralı dizide görmüyoruz ama oğulları Prince Baelor Targaryen'ı ve Prince Maekar Targaryen'ı (sıradaki kral) ve torunları Aerion ve Aegon'u görüyoruz. (Kral Rhaenyra'nın ve Daemon'ın torununun çocuğu yani 3 kuşak sonrası) Aegon, Duncan'ın bir handa hizmetçi olduğunu sandığı kel çocuk. Dizide Egg diye geçiyor. Zaten babası Maekar'da kayıp çocuklarını aramakta. Varisi Daeron ve en küçük çocuğu Aegon (Egg). Yani başrolümüzün yanında bir Targaryen torunu var ve farkında değil. Uzun bir soy ağacı incelemesinden çıktım diyebiliriz. Aynı zamanda Egg, Game of Thrones'da da gördüğümüz Aemon Targaryen'ın kardeşi. Yani Egg Daenerys'in dedesinin babası.
Egg bir sabah at ve kılıcı alıp çalışmaya gidiyoe ve krallıktaki en deli şövalye olarak bilinen Sör Robyn Rhysling ile karşılaşıyor. Minik prensin yeni tanıştığo bu daha şövalye bile olamamış adama olan sevgisi ve saygısı gerçekten şaşırtıcı. O kazansın diye elinden geleni yapabilir gibi duruyor. Duncal'da ona bazen hizmetçisi gibi davransa da genelde çocuğa sevgisini ve ona kıyamadığını görebiliyoruz. İkisinin ilişkisi gerçekten inanılmazdı güzeldi. İzleme zevki verdi.
3.bölümde bir falcı ikisine fal bakıyor. Duncal için başarıyı bulup bir Lannister'dan zengin olacağını söylüyor. Egg için ise bir kral olacağını, kızgın ateşlerde ölececeğini ve onu tanıyanların ölümünü sevinçle karşılayacağını söyledi. Bu çocuğun neden Aegon the Unlikely diye geçtiğini de anlamamıştım ama sanırım çok kötü bir kral olacak. Zaten neden kaçtığını da anlamış değilim ama kötü birine dönüşecek olması mantıklı gelmiyor. Dizide hemen anlayamıyoruz aslında kayıp çocuklaeı çoktan gördüğümüzü ama ben family treeye bakarken Egg'i gördüm. Duncan, Varis Daeron'un yine içip bir yerde sızmış olduğunu düşünen bir şövalye Raymun ile konuşurken ilk bölümde gördüğümüz sarhoş çocuğun prens olduğunu anladım.
Burada Duncal, Tanselle ile tanışıyor ve aşık oluyor. Aerion yani 2 numaralı kibirli prens Tanselle'in ejderhayı öldürdüğü şovunu izledikten sonra kızı öldürmeye kalkıyor. Tam bu sırada bunları gören Egg hemen gidip Duncal'a söylüyor. Duncal da aşık malum gidip prensi kızın üzerinden almak pahasına canını hiçe sayıyor. Fakat koskoca prense nasıl karşı çıkabileceğini düşündüğünden emin değilim. Çünkü çıkamıyor ve onu küçük bir hizmetçi olarak gördüğü Egg yani bir başka prens kurtarıyor. Böylece Duncan dahil herkes bu küçük çocuğun bir prens olduğunu öğrenmiş oluyor.
Sonrasında aklıma takılan NEDEN sorusunun cevabını da öğreniyoruz. Egg aslında varis abisi Daeron'un yaverliğini yapacakken korkak ve sarhoş abisi turnuva bitene kadar handa saklanmayı planlıyor. Sonrasında turnuvaya gitmek istediği için bu yalanları söylerek Duncan'ın yanında duruyor. Yine de Duncan sanki hizmetçisi gibi ona kızmaya ve Egg demeye devam ederken, Egg de aynı şekilde sör demeye ve saygısını göstermeye devam ediyor. Gerçekten garip bir ilişkileri var.
Aerion tabiki bu olanlardan sonra Duncan'ın ölmesini istiyor fakat amcası Baelor, sanırım kendi çocuğu olmadığı için Duncan'ın yanında gibi gözüküyor. Bu yüzden Duncan'a savaşaraj ölebileceğini, şövalyelerin böyle bir hakkı olduğunu hatırlatıyor. Fakat korkak Aerion tabiki teke tek sabaşmak istemiyor ve Trial of Seven öneriyor. Yani 7 kişiye 7 kişinin savaşması. Tabiki prens yanına 7 kişi bulabilir fakat Duncan için bu bile çok zor. Ki şimdiye kadar Duncan'ın bile kılıç sallayışını görmedik sadece uzun ve iri olduğu bilgisi var elimizde. Ama yine de Targaryenlara düşman 6 kişi bir şekilde toplanıyor. Zor oluyor ama güzel bir ekip kuruluyor. 6 kişi kaldıkları noktada 7. Prens Baelor oluyor ve bu tabiki şok ediyor.
Prens Daeron bir rüyasından bahsediyor, her zaman gerçekleşen rüyalarından biri. Onu ilk gördüğümüz sahnede de Duncan'a onu rüyasında gördüğünü söylemişti zaten. Diğer karşılaşmalarında da bunu söylüyor. Rüyasında kocaman fakat ölü bir ejderha gördüğünü söylüyor. Ateşlerin olduğunu, Duncan'ın savaştığını ve ejderhanın üstüne düştüğünü fakat buna rağmen yaşadığını söylüyor. Bu ejderhayı kimin öldürdüğünü söylemese de, Duncan'ın gerçekten büyük biri olacağını görebiliyoruz.
Bu çarpışma sonucunda kraldan sonra varis olarak bilinen Baelor ve Duncan tarafındaki 2 kişi daha ölüyor. Fakat yine de Duncan tarafı kazanıyor. Duncan sonrasında yola düşmeye karar veriyor ve Egg'i yaveri olarak götürmek istiyor. Babası Maekar kalan tek oğlu olarak onu gördüğünden bunu istemiyor. Fakat sonunda babası izin verse de vermese de gerçekleşecek senaryoyu izliyoruz. İkisini at üstünde, yolda görüyoruz. Beraber bir yolculuğa başlıyorlar.
✔️8/10
'07.03.26~07.03.26