Spoiler içeriyor
BA YIL DIMMM Mükemmel bir animeydi, diziydi artık her ne deniyorsa. Bu türde ilk defa bir dizi izledim ve onu da çok sevdim hatta önüme gelene anlatıp övdüğüm için artık izlemeyeceğiz ama içinde kalmasın anlat demeye başladılar hahahsf Şimdi ben…devamıBA YIL DIMMM
Mükemmel bir animeydi, diziydi artık her ne deniyorsa.
Bu türde ilk defa bir dizi izledim ve onu da çok sevdim hatta önüme gelene anlatıp övdüğüm için artık izlemeyeceğiz ama içinde kalmasın anlat demeye başladılar hahahsf
Şimdi ben bu animeyi izlerken ilk 2-3 bölümde çok sıkıldım hatta hiç sarmadı devam etmem diye düşündüm ki öyle de oldu aradan biraz zaman geçtikten sonra tekrar bi şans vereyim dedim ve çok hoşuma gitti.
Bazen üst üste bir sürü bölüm izliyordum bazen kendimi tutmaya çalışıyordum bir bölümle sınırlıyordum ama kesinlikle sıkıldığım bölüm sayısı bir elin parmaklarını geçmez.
Karakterlere bayıldım hikayelerine, işleniş tarzına, büyümelerini görmek falan yani bu kadar iyi beklemiyordum. Sonuçta bu karakterler bir çizimden ibaret ve bir insanın yaşadığı duyguyu o kadar da iyi yansıtmaz diye düşünüyordum ama kesinlikle bu konuda yanılmışım.
Gerçi niye böyle düşündüm onu da bilmiyorum animelerden nefret eden insanlara dönüştüm iyice.
Neyseee
İnsansı yaratıklar olan titanların insanları yiyip etrafı talan ettiği bir dönemde yaşayan Eren Yeager ve arkadaşlarının yaşadığı güçlükleri, ailelerini paramparça eden titanları yenmek isteyişlerini, askerlik sürecini, intikamı, arkadaşlığı, özgürlüğü, politikayı ve daha birçok konuyu hikayeye öyle güzel entegre etmişler ki.. En sevdiğim özelliği bu oldu.
Bir de bu devlerin nereden geldiğini ve neden geldiğini onlarla birlikte ben de merak ediyordum bu yüzden merak unsurunu da çok iyi işlemişler, yani dozundaydı. Sanki her seferinde bir seviye daha atlayıp daha detaylı bir bilgi ediniyorduk yaa o da sevdiğim kısımlardan biriydi.
Şimdi diyeceksiniz ki "Bu kadar mı çok sevdin hiç mi sevmediğin kısımlar olmadı?" diye.
Hemen cevap veriyorum
Oldu.
Sevmediğim şeyler de oldu hatta listenin başında Eren var.
Eren başlı başına sinir olduğum karakterlerden biriydi.. Yani düşünün Reiner'e karşı bile bi sempatim var, onu az çok anlayabiliyorum ama Eren'e çok sinir oluyorum. Kafasına göre kararlar almalar, her şeyi ben yapacağım moduna girmeler, dengesiz hareketler falan. Yani kanka tamam ana karakter sensin tamam devleri sen yenmek istiyorsun ama abartmasan mı?
Çok sinir oldum..
Bir de son sezonda, son kısımda beklediğim gibi bir final izleyemedim o da sevmediğim durumlardan biriydi. Yani nasıl olurdu diye düşünmek istemiyorum ama böyle beklemiyordum.
Mikasa'ya da yer yer sinir oldum özellikle "Eren Ereh!" deyip peşinden koştuğu kısımlar.. Yani anlatmak istemiyorum aşırı sinir bozucuydu. Zaten o kısmı da ben pek anlamadım çok açıklayıcı anlatmadılar sanki Mikasa neden sürekli Eren'i koruyordu? Yani neden Armin değil de Erendi? Eren'i sevdiği için miydi yoksa başka bir sebep var mıydı o kısımlar bende yok şu an. Kırmızı atkıyla mı alakalıydı anlamadım.
Bu arada ben ilk başlarda Mikasa'yı Eren'in ablası sanmıştım kjvikidjl ya da üvey kardeşi falan ne biliyim sürekli onu korumak isteyişi, ablası gibi davranışını buna yormuştum sonradan bir baktım ki Mikasa'yı Erenle shipliyorlar. Ben buna çok şaşırmıştım asla ikisini düşünmüyordum hatta Jean ile ya da Levi ile bile shiplediğim oldu ama Eren olmadı yaa. Zaten çok fazla aşksal olaylara girilmiyordu ama yine de editlerini falan izleyince böyle düşünmüştüm.
Levi Ackerman konusuna gelince de bir şey anlatacağım. Şimdi ben bir gün 14 -15 bölüm üst üste izledim yani tüm gece aot izledim derken sabah uyandığımda kafamda bir ses yankılanıyordu "Bestiee Levi Ackerman hani şu milyonlarca kızın aşık olduğu Levi Ackerman var yaa" diye vkjfdjknvj
Artık bu ses kafamda nasıl bir yer edinmişse durduk yere gelip kendini hatırlattı ve ben o sesi hatırladığım ana kadar Levi'nin kısa boylu olduğunu fark etmemiştim. Zaten ondan sonra da onun için bücür falan demeye başladılar jsıdjsdm
Çok kötüler.
Jean sanırım en beğendiğim karakterlerden biriydi. Yani dengesizce hareketler etmiyordu en azından, bir şeyleri tartıp ona göre hareket falan ediyordu, olayları bütünüyle görebiliyordu.
Mesela ben bu kısımda herkesin farklı yetenekleri olduğunu vurgulamalarını da sevdim. Yani Armin'in savaş yeteneği çok yok ama olayları birleştirip mantıksal hareket edebiliyor ya da Eren'in savaşma yeteneği var ama mantıksal hareket edemiyor, her şeyi duygularına göre anlık yaşıyor.
Ahh bu animeden sonra Eren isminden bile soğudum.
Jean, Connie ve Sasha'nın arkadaşlıkları çok tatlıydı. Marco da vardı ama onu hiç hatırlamıyorum, uzunca bir süre izlemeye ara verdiğim için ölen çoğu karakteri unutmuştum.
Ya bir de sevdiğimiz herhangi bir karakteri hemen öldürebilmelerine ne demeli?..
Mesela ben Erwin'in öldürüldüğü kısımda o kadar çok üzüldüm ki sonra bir baktım Armin'i de öldürdüler hangisine üzüleceğimi şaşırdım.
Bu arada interaktif diziler oluyor yaa o seçim kısmında keşke bu da interaktif bir dizi olsaydı diye düşünmüştüm. Acaba Ervin seçilseydi nasıl olacaktı? Gerçi bunu da yine kadere bağlarlardı sonu yine aynı biterdi..
...
Hange Zoe'yi de çok sevmiştim o da benim favorilerimden biriydi. Levi ile atışmaları, sürekli konuşması ve devlere olan büyük ilgisi komikti. Gerçi merak edilmeyecek gibi değiller ben de olsam Hange Zoe gibi olurdum.
Bir diğer favorim de Reiner 'di mesela. Onu ilk başlarda da çok sevmiştim ve hain olduğunu öğrendiğimde büyük hayal kırıklığına uğramıştım.. Neyse ki son sezon tekrar favorilerim arasına girdi.
Ben bu karakterin diğerlerine nazaran iyi işkendiğini düşünüyorum yani bir süre keşif birliğinde kalmış bir düşmanken asker olmakla savaşçı olma ikilemi yaşaması bile çok iyiydi. Sonuçta ona da surun öteki tarafında olanların düşman olduğu öğretilmiş ve çocukluktan beri buna inanarak bir savaşçı olmuştu. Gerçi uzunca bir süre keşif birliğinde kalmasına, ordakilerin de hiçbir şeyden haberi olmadığını bilmesine rağmen onları hala düşman gözüyle görmesi mantıksızdı ama beyni bir kere yıkanmış istese de dost gözüyle bakamaz bence.
Kendimi biraz da Marley'de yaşayan Eldialıların yerine koydum da zormuş.
Aslında iki taraf da kendine göre haklı ama Marleylier ekstra haksız yaa. Belki onlar da zamanında haklılardı ama haklıyken haksız konumuna düştüler. İnsanları deve dönüştürüp insan yedirtmek ne yaa?
Bu aradaaa ben bu devlerin oluşma kısmını, Ymir'in hayatını, krala aşık olmasını falan çok mantıksız buldum. Olayların Mikasa'ya bağlanması zaten hepten saçmaydı. Mesela neden Mikasa?
Mikasa'nın geçmişini doğru düzgün anlatmadılar bile, hep merak ediyordum.
O kısmı bu kadar geçiştirip sonunu Mikasa'ya bağlamaları saçmaydı.
Bir de Eren'in geçmişe gidip insanların seçimlerine karar vermesi ne alakaydı? Orada bir paradoksa girdim ama nasıl bir paradoks olduğunu anlatamayacağım. Madem geçmişe gidebiliyorsun daha mantıklı kararlar verdirtsene Eren. İşte bak, iyi savaşıyor ama mantıksız kararlar alıyor. Armin'de bu özellik olsaydı var yaa etraf çiçek bahçesi olacaktı.
...
Bu arada ben Zeke'nin ötenazi planını daha mantıklı bulmuştum daa neysee.
Olan olmuş giden gitmiş..
...
Bazen izlediğim şeylerin bir kurgu olduğunu unutuyorum direkt karakterlere yönelik düşüncelerimi yazıyorum. Bazen çok sinirlenebiliyorum beni bu konuda mazur görün yoksa ben de bunun kurgu olduğunu biliyorum ksjsjsnxkdj
Bu arada eklemediğim o kadar çok detay var kii..