Spoiler içeriyor
Bu yazdığım en uzun inceleme olabilir. Ve kendi rızamla izlediğim ilk anime. İzlemem de bayar bir uzun sürdü. Daha çok felsefi bir yorum oldu. Evangelion’u bitirdikten sonra bir süre ne düşündüğümü tam toparlayamadım açıkçası. Çünkü ilk başta insan ister istemez…devamıBu yazdığım en uzun inceleme olabilir. Ve kendi rızamla izlediğim ilk anime. İzlemem de bayar bir uzun sürdü. Daha çok felsefi bir yorum oldu.
Evangelion’u bitirdikten sonra bir süre ne düşündüğümü tam toparlayamadım açıkçası. Çünkü ilk başta insan ister istemez ‘EVA ne, Melekler ne, Second Impact ne, bunlar niye savaşıyor '.
Shinji’yi izlerken bazen sinir oldum, bazen üzüldüm ama çocuğa tamamen kızamadım. Çünkü sürekli birilerinin onayına ihtiyaç duyuyor. Babası sevmiyor, o da gidip başka insanlardan bunu almaya çalışıyor. Ama bir yandan da reddedilmekten korktuğu için kimseye tam olarak yaklaşamıyor. Birinin onu sevmesini istiyor ama biri gerçekten yaklaşınca da kaçıyor.
Asuka’nın durumu da farklı görünmesine rağmen aslında çok benzer. O sürekli güçlü olmak zorunda. Başarılı olmak zorunda. Herkesten iyi olmak zorunda. Çünkü bunları yapamadığında kendisinin bir değeri kalmayacağını düşünüyor. Shinji ‘beni sevin’ diye bağırıyor gibi, Asuka da ‘bana hayran olun’ diye bağırıyor. İkisinin de istediği şey aslında görülmek.
Rei ise bambaşka bir yerde. O neredeyse kendisinin bile kim olduğunu bilmiyor. Başkalarının ona verdiği anlamla var oluyor gibi. Bu yüzden Rei’yi izlerken en çok ‘bu kızın kendisine ait neyi var?’ diye düşündüm.
Zaten bütün karakterler bir şekilde yalnız.
Ve bu yalnızlık bana dizinin en gerçek tarafı.Çünkü insanın başka insanlara ihtiyacı var ama insanlarla yakınlaşmak da her zaman iyi sonuç vermez.Birine yaklaştıkça onu incitebiliyorsun, o seni incitebiliyor. Uzak durunca da yalnız kalıyorsun.
Hani dizide kirpilerle ilgili bir şey vardı ya, bence Evangelion’un bütün meselesini biraz onun üzerinden anlatabiliriz. Birbirimize yaklaşmak istiyoruz ama dikenlerimiz var. Ve bazen karşımızdakinin dikenleri kadar kendi dikenlerimiz de can yakıyor.
Bir de ben Evangelion’da ‘insanlar birbirini severse her şey düzelir’ gibi bir şey görmedim. Tam tersine, sevgi bile bazen insanı kötü şeyler yapmaya itebiliyor.
Gendo mesela. Yui’yi kaybetti ve onu geri getirmek için bütün hayatını bunun için harcadı.Dışarıdan bakınca sevdiği kadını kaybetmiş ve onu geri istiyor gibi. Ama bunun için Shinji’yi kullanıyor, insanları kullanıyor, herkesi manipüle ediyor. Yani birini çok sevmen, yaptığın şeyleri otomatik olarak doğru yapmaz.
Instrumentality kısmı da bayağı düşündürdü beni. Herkesin birbirine karıştığı ve artık kimsenin kimse tarafından reddedilemediği bir dünya. İlk düşününce güzel bile geliyor. Kimse yalnız değil, kimse seni terk edemiyor, kimse seni incitemiyor.Ama sonra fark ediyorsun ki bunun sebebi artık gerçekten ayrı bir insan olmaman.Yani acı çekmemek için kendinden vazgeçmek.
Ben burada biraz kendi hiçlik düşüncelerimi de düşündüm. Hani bazen ‘hiç olmasaydık hiçbir sorun da olmazdı’ diye düşünüyorum. Teknik olarak doğru. Hiçlikte acı yok. Ama mutluluk da yok. Kaybetmek yok ama kazanmak da yok. Kimse seni reddedemez çünkü ortada reddedilecek biri bile yok.
O yüzden 0’ın hiçbir problemi yok gibi geliyor bana. Ama zaten hiçbir deneyimi de yok.
Evangelion’un buna verdiği cevap bana ‘hayat çok güzel, mutlaka yaşamalısın’ gibi gelmiyor. Zaten böyle bir mesaj verse biraz sinir olurdum muhtemelen. Çünkü hayatın güzel olması gerektiğini söylemek, insanın yaşadığı şeyleri ortadan kaldırmaz.
Finalde Shinji’nin kendisiyle ilgili bir şeyleri fark etmesi de bu yüzden hoşuma gitti. Dünyanın bütün problemlerini çözmüyor. Babası düzelmiyor, geçmişi silinmiyor, diğer insanlar bir anda onu anlamaya başlamıyor.
Sadece kendisinin de var olabileceğini kabul
Evrenin bizim ne yapmamız gerektiğiyle ilgilendiğini düşünmek için bir sebep yok. Ama bu, yaptığımız hiçbir şeyin anlamlı olamayacağı anlamına da gelmiyor.
Belki anlam hazır olarak gelmiyor zaten.
Belki insan kendi anlamını kendisi oluşturuyor. Belki bazen oluşturamıyor bile. Bazen sadece yaşadığı günün içinde bir şeyler oluyor ve o kadar.
Evangelion’u bitirince bende kalan şey biraz bu oldu. Bana hayatın güzel olduğunu kanıtlamaya çalışmadı. Daha çok, hayat kötü olduğunda bile kendinden tamamen vazgeçmek zorunda olmadığını söyledi.