Spoiler içeriyor
çıktığı yıldan beri arkadaşımın izle diye beynimi yemesi sonucu izleyeceğim ama bir türlü başlayıp izleyemediğim o dizi. sonunda bitirdim. ilk bölümünde dizinin çekildiği yıldan 30 yıl geriye gidilerek kelle avcısı bir seri katil olayı işlenerek başlıyor. sonrasında bu olayda ailesini…devamıçıktığı yıldan beri arkadaşımın izle diye beynimi yemesi sonucu izleyeceğim ama bir türlü başlayıp izleyemediğim o dizi.
sonunda bitirdim.
ilk bölümünde dizinin çekildiği yıldan 30 yıl geriye gidilerek kelle avcısı bir seri katil olayı işlenerek başlıyor.
sonrasında bu olayda ailesini kaybeden küçük bir çocuk başrollerden birisi olarak günümüzde dedektif olarak sahne alıyor.
sonrasında şehri birbirine katan bir seri katilin izi sürülmeye çalışılıyor ve olaylar o kadar karmaşıklaşıyor ki karakterlerden birisi dizinin ortasında herkesin beklediği gibi seri katil olarak bulunuyor.
ancak işin rengi burada değişiyor ve asıl seri katilin o olmadığı ortaya çıkıyor ve bütün bu yaşananların hepsi o ilk bölümdeki kelle avcısı kişinin oğlu olarak bağlanıyor.
genetik aktarım ile ilgili çalışmalar ülkenin politik bakış açısı ve hırslı bir doktorun bulduğu beyin nakli sayesinde adını duyurmaya çalışması ile dizi de de başrollerin anti sosyal kişilik bozukluğu yani psikopati olması üzerine işlenen psikolojik gerilim türünde bir dizi.
bu dizide en çok etkilendiğim şey aslında ilk başta seri katilin ba reum olduğunu tahmin etmiş olmam. genellikle neredeyse bu tarz dizilerin hepsinde ters köşe yapılır ve çok dikkat çeken ama fazla iyi olan bir karakterin kötü çıkması olası bir durum olur. ancak bu dizi spoiler yemenize rağmen olay örgüsünün karmaşıklığı ve gerçekten yaşanan bütün olayların tek bir örgüye bağlı olmasından kaynaklı aşırı sürükleyici ve acaba bunun altından da ne çıkacak denecek hiç tahmin edilemeyecek bir işleyişi var.
başrolümüz psikopati olarak adlandırılması ve babasının genini taşıyıp aynı kişiliğe sahip olmasından ötürü anti sosyal kişilik bozukluğu ile ön plana çıkan bir karakter.
diğer karakterleri de incelersek onların da tek tek bir bozukluğa sahip olduğunu görebiliriz. moo chi'nin ailesinin de bir askb seri katili tarafından katledilmesi sebebiyle tssb yaşaması ve bununla başa çıkma mekanizması olarak da dedektif olmayı seçmesi. dedektif olma isteğinin altında aslında katilleri yakalayıp adaletli suçsuz bir dünya yaratmaktan ziyade yakalayacağı kişilerden birini öldürerek ailesini katleden kişinin yanına ulaşmayı ve o kişiyi büyük bir hırsla ve yaşadığı acının birebir aynısını yaşatma tutkusuyla öldürme isteğinden dolayı dedektifliği sevmemesine rağmen sürdürme çabasına girmek yatıyor.
bong yi'nin küçükken uğradığı taciz sonrası hayatının neredeyse bütün bölümünü sekteye uğratması bir tssb göstergesi ve bununla başa çıkma olarak kendini fiziksel olarak güçlendirme ve kimseden bir destek alma isteğinde bulunmaması ortaya çıkıyor. ba reum ile olan arasındaki romantik ilişkide aslında erkeklere güvenebileceği ve gerçekten kendisinin tek başına değil birlikte mücadele edebileceği insanlara inancını besleyen birisi olması göze çarpıyor. tabii finalinde dehşet bir öfke ve hayal kırıklığına uğruyor.
choi hong ju yani hyun soo'da ise han seo joonun çocukken onu kullanarak cinayetler işlemesi sonucu kompleks bir tssb geliştirmiş, aynı zamanda da uyum bozukluğu ve sürekli kimliğini değiştirerek sosyal bir gizlenme içerisinde bulunması, patolojik suçluluk ve kendini sabote etme sendromu fazlasıyla ön planda. bu sebepten ötürü kendi öz ailesini bulmasına rağmen öz ailesinin karşısına çıkmayıp sıfırdan bir kimlik ile gazeteci oluyor. ayriyeten gazeteci olma isteğinin altında kelle avcısı ile birlikte kaçırdığı kızın hayallerini benimsemesinden kaynaklı bir karşıt tepki geliştirme ve travmatik tekrar telafisi yatıyor.
sung yo han ise tamamen bir trajedi. dış görünüşünün mizacı aynı zamanda yaptığı meslek nedeniyle hem yanlış tanı alarak hem de özellikle babasının katil olması sebebiyle ağır bir damgalanma ve depresyon yaşıyor. bunun sebep olması ile sosyal anksiyete ağır güvensizlik ve kendini sosyal alanlardan aşırı izole ediyor. yo han aynı zamanda anne karnındayken yüzde birlik kısmından psikopati geni belirlenmesine rağmen o yüzde birlik kısmın dahi kesiminden olduğu bir psikopatiden 180 derece farklı olarak patolojik düzeyde hiper empati ve kurtarıcı kompleksli bir kişiliğe sahip.
benim en çok dikkatimi çeken ve üzüldüğüm şey ise hong ju ve yo han arasındaki ilişkide Hong ju günahlarının kefaret bedeli ve suçluluk duygusunu yo hanı koruyarak, yo han ds babasının günahlarının bedelini ödemek için insanlara yardım etmek ve Hong ju'ya hayatını açmak amacıyla bu ilişkiye sıkı sıkıya tutunmasıydı.
yo han öldükten sonra Hong ju'nun oğlu için verdiği mücadele ve güvendiği adamın suçsuz olduğunu kanıtlama çabasına girmesi takdire şayan bir şeydi. ah Hong ju üzümlü kekim.
dizide kalbim koparcasına canımı yakan ve ağlamadan kendimi tutamadığım bir diğer sahne moo chi'nin abisi peder ko'nun öldürülmesiydi. yine dizinin en masumu en vahşi şekilde katledilerek klasik bir dizi örgüsünün arasında kayboldu. çok can sıkıcı.
ve buna rağmen dizinin finalinde yo han sayesinde duyguları tadan ve vicdan azabı çeken ba reuma da üzülmeden ağlamadan edemedim. son olarak dizideki en güzel şey bütün karakterleri tek bir tarafla değil herkesin kendi gri alanından işlenmesi çok doğal ve çok gerçekçiydi.
10 yıllık Kore dizisi gurmesiyim tadı damağımda kalan top 10 dizilerden birisi oldu. mükemmeldi.
ha şeyi söylemeden edemeyeceğim, salak ji eun ve yo han'ın annesi ne akla hizmet bebekleri değiştirdiniz de çocuklarınızı benimseyebildiniz anlayamadım. bir de şu başbakan sekreteri bozuntusu choi'nin de hastalıklı bir kadın olması ve toplumda denek olarak bu çocukları kullanıp suç oranını azaltmaya ikna edecek olması fazla aptalcaydı. o ölen insanların ölmesine sebep olmak da bir suç değil miydi?