🌙 and as I looked at the moon, a voice inside me cried out: "You will look into the eyes of passers-by, Hoping for something that for an instant will bring me back to you. You will find moonlight night…devamı🌙
and as I looked at the moon, a voice inside me cried out:
"You will look into the eyes of passers-by,
Hoping for something that for an instant will bring me back to you.
You will find moonlight night strangely empty,
Because when you call my name through them, there will be no answer.
Always your heart will be aching,
And your mind will give you the consolation that you did a brave thing."
Dangerously Yours - Masquerade
Spoiler içeriyor
yakışıklı başrolü editlerden görüp erteleye erteleye artık bugüne nasip olan filmi izledik. heath leager oynuyormuş kendisini bu filmin editleri sayesinde tanımış olduk dedim sonra aratıp kim olduğuna bakınca kendisi meşhur jokermiş ve sarışın hâlleri var. bu 1999'daki esmer siyah uzun…devamıyakışıklı başrolü editlerden görüp erteleye erteleye artık bugüne nasip olan filmi izledik.
heath leager oynuyormuş kendisini bu filmin editleri sayesinde tanımış olduk dedim sonra aratıp kim olduğuna bakınca kendisi meşhur jokermiş ve sarışın hâlleri var. bu 1999'daki esmer siyah uzun saçlı hâli sanki başka birisiymiş gibi. bir de vefat etmiş yattığı yer incitmesin inşallah üzüldüm görünce. ama bu filmdeki tarzıyla o kadar iyi ki aşık oldum desem yeridir hani adam kafamdaki profili cuk diye uydurmuş sadece küpesi yok taksa tam olacak. :) umarım evleneceğim adam da tam olarak bu görünümde olur manifest manifest. 💅
neyse filme gelirsek filmi heath için izledim çok belli olmuyorsa biraz daha belirteyim. kate adında liseli bir genç kızımız başrol olarak çıkıyor. biraz hırçın, sivri dilli ve erkeklerin gıcık kaptığı bir ablamız kendisi. kız kardeşi bianca da ablasının tam tersi olduğundan neredeyse bütün okul peşinde. erkek gözdesi chill girl bir nevi. filmin örgüsü ise bu bianca erkek arkadaş yapmak istediğinden babasının "ablan yapmazsa sen de yapamazsın." ithamıyla karşılaştığı için bianca'dan hoşlanan safe boy cameron'un ablaya birini ayarlama serüvenini ve sonrasında yaşanan romantik komedi tadında gençlik ateşinin sadece parayla satın alınamayacağını anlatıyor. bianca'dan hoşlanan okulun züppe çocuğu joey'i oyuna getirerek parayla bir bu hırçın ablamıza ayarlanacak abi arıyorlar ve tahmin edin o şanslı kişi kim. aaa tabiki okulun serseri ve sabıka kayıtlı serseri öğrencisi patrick. yanlız abinin serserilik bile mütevaziydi acaba doksanların etkisinden mi yoksa filmde bile serserinin çok da aykırı olmayıp bir sınırı olabileceği mi işlenmeye çalışılmasından mı bilemedim. neyse gel gelelim parayla bu abiyi ikna ediyorlar ve kate'in peşinden salıveriyorlar. balolar partiler kovalamaca devam ediyor. kate'in neleri sevip sevmediğini göre oğlan şekil alırken pat, patrick kıza abayı yakıveriyor. klasik zor kızı zor erkek sever döngüsü yani :) işte sonunda her şey öğreniliyor ama kız abimizi affediyor falan filan. kız kardeşi ve safe boy da kavuşunca onlar erdi muradına tadında kapanış oluyor. filmin adı da kate patrick'i affetmeden önce sınıfta patrick'e bakarak "senden nefret ediyorum çünkü..." diye başlayıp 10 sebep saydığı şiirini ağlayarak okuduğu için 'senden nefret etmemin 10 sebebi' olmuş. ah o sahnede Patrick'in bakışı beni öyle bir eritti ki. filmden önce de o bakışını gördüğüm için etkilenmiştim. kıza resmen aşık olduğu gözlerinden okunuyordu. 🥹
ayrıyeten filmde lise öğrencileri olmaları kafamı karıştırdı çünkü yaşadıkları sosyal hayatı sebebiyle lise öğrencileri mi üniversite öğrencileri mi bunu bir türlü çözemedim. alkoller partiler cinsellik falan lise öğrencilerine göre baya hat safhada. lise maşallah baba parasıyla okuyan züppe okulu tarzında. herkesin altında arabası var ve bunlar LİSE ÖĞRENCİSİ. tabii Amerika fazla düşünürsek normal geliyor ama sonuçta orada da reşit bir yaşta olmayan bir grup sahnelenmiş. yani o yaştaki bir grubu yeni yetişme çocuk olarak görmeden yapamıyorum. bir Türk olarak baya uç noktada ve biraz cringe yapısı olan bir film olduğunu düşünüyorum. ha bir de bogey'in evini işgal etmeleri ve çocuğun düştüğü durum çok komik ve üzücüydü. yaaa böyle pimpirikli olursan evini bk götürür kılkuyruk bogeyciğim. çocuğun günahı da yoktu sadece o seçilmişti mlsf. yine de sarıyor mu sarıyor ama ergenliği atlattık diye ya da fazla cringe diye böyle hissettiriyor olabilir. keşke lisedeyken ağzımı ayırarak hayran hayran izleseydim süper hissettirirdi.
Spoiler içeriyor
çıktığı yıldan beri arkadaşımın izle diye beynimi yemesi sonucu izleyeceğim ama bir türlü başlayıp izleyemediğim o dizi. sonunda bitirdim. ilk bölümünde dizinin çekildiği yıldan 30 yıl geriye gidilerek kelle avcısı bir seri katil olayı işlenerek başlıyor. sonrasında bu olayda ailesini…devamıçıktığı yıldan beri arkadaşımın izle diye beynimi yemesi sonucu izleyeceğim ama bir türlü başlayıp izleyemediğim o dizi.
sonunda bitirdim.
ilk bölümünde dizinin çekildiği yıldan 30 yıl geriye gidilerek kelle avcısı bir seri katil olayı işlenerek başlıyor.
sonrasında bu olayda ailesini kaybeden küçük bir çocuk başrollerden birisi olarak günümüzde dedektif olarak sahne alıyor.
sonrasında şehri birbirine katan bir seri katilin izi sürülmeye çalışılıyor ve olaylar o kadar karmaşıklaşıyor ki karakterlerden birisi dizinin ortasında herkesin beklediği gibi seri katil olarak bulunuyor.
ancak işin rengi burada değişiyor ve asıl seri katilin o olmadığı ortaya çıkıyor ve bütün bu yaşananların hepsi o ilk bölümdeki kelle avcısı kişinin oğlu olarak bağlanıyor.
genetik aktarım ile ilgili çalışmalar ülkenin politik bakış açısı ve hırslı bir doktorun bulduğu beyin nakli sayesinde adını duyurmaya çalışması ile dizi de de başrollerin anti sosyal kişilik bozukluğu yani psikopati olması üzerine işlenen psikolojik gerilim türünde bir dizi.
bu dizide en çok etkilendiğim şey aslında ilk başta seri katilin ba reum olduğunu tahmin etmiş olmam. genellikle neredeyse bu tarz dizilerin hepsinde ters köşe yapılır ve çok dikkat çeken ama fazla iyi olan bir karakterin kötü çıkması olası bir durum olur. ancak bu dizi spoiler yemenize rağmen olay örgüsünün karmaşıklığı ve gerçekten yaşanan bütün olayların tek bir örgüye bağlı olmasından kaynaklı aşırı sürükleyici ve acaba bunun altından da ne çıkacak denecek hiç tahmin edilemeyecek bir işleyişi var.
başrolümüz psikopati olarak adlandırılması ve babasının genini taşıyıp aynı kişiliğe sahip olmasından ötürü anti sosyal kişilik bozukluğu ile ön plana çıkan bir karakter.
diğer karakterleri de incelersek onların da tek tek bir bozukluğa sahip olduğunu görebiliriz. moo chi'nin ailesinin de bir askb seri katili tarafından katledilmesi sebebiyle tssb yaşaması ve bununla başa çıkma mekanizması olarak da dedektif olmayı seçmesi. dedektif olma isteğinin altında aslında katilleri yakalayıp adaletli suçsuz bir dünya yaratmaktan ziyade yakalayacağı kişilerden birini öldürerek ailesini katleden kişinin yanına ulaşmayı ve o kişiyi büyük bir hırsla ve yaşadığı acının birebir aynısını yaşatma tutkusuyla öldürme isteğinden dolayı dedektifliği sevmemesine rağmen sürdürme çabasına girmek yatıyor.
bong yi'nin küçükken uğradığı taciz sonrası hayatının neredeyse bütün bölümünü sekteye uğratması bir tssb göstergesi ve bununla başa çıkma olarak kendini fiziksel olarak güçlendirme ve kimseden bir destek alma isteğinde bulunmaması ortaya çıkıyor. ba reum ile olan arasındaki romantik ilişkide aslında erkeklere güvenebileceği ve gerçekten kendisinin tek başına değil birlikte mücadele edebileceği insanlara inancını besleyen birisi olması göze çarpıyor. tabii finalinde dehşet bir öfke ve hayal kırıklığına uğruyor.
choi hong ju yani hyun soo'da ise han seo joonun çocukken onu kullanarak cinayetler işlemesi sonucu kompleks bir tssb geliştirmiş, aynı zamanda da uyum bozukluğu ve sürekli kimliğini değiştirerek sosyal bir gizlenme içerisinde bulunması, patolojik suçluluk ve kendini sabote etme sendromu fazlasıyla ön planda. bu sebepten ötürü kendi öz ailesini bulmasına rağmen öz ailesinin karşısına çıkmayıp sıfırdan bir kimlik ile gazeteci oluyor. ayriyeten gazeteci olma isteğinin altında kelle avcısı ile birlikte kaçırdığı kızın hayallerini benimsemesinden kaynaklı bir karşıt tepki geliştirme ve travmatik tekrar telafisi yatıyor.
sung yo han ise tamamen bir trajedi. dış görünüşünün mizacı aynı zamanda yaptığı meslek nedeniyle hem yanlış tanı alarak hem de özellikle babasının katil olması sebebiyle ağır bir damgalanma ve depresyon yaşıyor. bunun sebep olması ile sosyal anksiyete ağır güvensizlik ve kendini sosyal alanlardan aşırı izole ediyor. yo han aynı zamanda anne karnındayken yüzde birlik kısmından psikopati geni belirlenmesine rağmen o yüzde birlik kısmın dahi kesiminden olduğu bir psikopatiden 180 derece farklı olarak patolojik düzeyde hiper empati ve kurtarıcı kompleksli bir kişiliğe sahip.
benim en çok dikkatimi çeken ve üzüldüğüm şey ise hong ju ve yo han arasındaki ilişkide Hong ju günahlarının kefaret bedeli ve suçluluk duygusunu yo hanı koruyarak, yo han ds babasının günahlarının bedelini ödemek için insanlara yardım etmek ve Hong ju'ya hayatını açmak amacıyla bu ilişkiye sıkı sıkıya tutunmasıydı.
yo han öldükten sonra Hong ju'nun oğlu için verdiği mücadele ve güvendiği adamın suçsuz olduğunu kanıtlama çabasına girmesi takdire şayan bir şeydi. ah Hong ju üzümlü kekim.
dizide kalbim koparcasına canımı yakan ve ağlamadan kendimi tutamadığım bir diğer sahne moo chi'nin abisi peder ko'nun öldürülmesiydi. yine dizinin en masumu en vahşi şekilde katledilerek klasik bir dizi örgüsünün arasında kayboldu. çok can sıkıcı.
ve buna rağmen dizinin finalinde yo han sayesinde duyguları tadan ve vicdan azabı çeken ba reuma da üzülmeden ağlamadan edemedim. son olarak dizideki en güzel şey bütün karakterleri tek bir tarafla değil herkesin kendi gri alanından işlenmesi çok doğal ve çok gerçekçiydi.
10 yıllık Kore dizisi gurmesiyim tadı damağımda kalan top 10 dizilerden birisi oldu. mükemmeldi.
ha şeyi söylemeden edemeyeceğim, salak ji eun ve yo han'ın annesi ne akla hizmet bebekleri değiştirdiniz de çocuklarınızı benimseyebildiniz anlayamadım. bir de şu başbakan sekreteri bozuntusu choi'nin de hastalıklı bir kadın olması ve toplumda denek olarak bu çocukları kullanıp suç oranını azaltmaya ikna edecek olması fazla aptalcaydı. o ölen insanların ölmesine sebep olmak da bir suç değil miydi?