Yıllar sonra ilk kez bir süper kahraman filmi için sinemaya gittim. Filmi beğendim mi beğenmedim mi tam emin olamıyorum; yani öyle aham şaham bi süper kahraman filmi değil bence. Ben James Gunn'dan daha iyi bir hikaye beklerdim. Lex ve Lois…devamıYıllar sonra ilk kez bir süper kahraman filmi için sinemaya gittim. Filmi beğendim mi beğenmedim mi tam emin olamıyorum; yani öyle aham şaham bi süper kahraman filmi değil bence. Ben James Gunn'dan daha iyi bir hikaye beklerdim. Lex ve Lois karakterlerini de çok sevemedim sanırım. Bu yönden benim için hayalkırıklığı oldu. Ama filmi izlerken eğlendim. Özellikle de Krypto'nun olduğu her sahnede :) Köpeğe olan düşkünlüğü de filme çok hoş bir hava katmış. Sincaptan robota herkese karşı duyarlı bir Superman var karşımızda.
Yan karakterlerden Mr. Terrific ve Green Lantern bence oldukça iyiydi. Her ne kadar favorim Hal Jordan olsa da Guy Gardner'ı görmek de beni mutlu etti.
Beklentilerinizi çok yüksek tutmazsanız keyif alacağınız bir film Superman. İyi seyirler.
"Öldükten sonra fark ettim ki hayatın kendisi bir fırsattı. Ve tüm hayatımı kapladığını düşündüğüm acı bunun sadece küçük bir kısmıydı." Konusu bakımından oldukça ilgi çekici, 8 bölümlük bir mini dizi. Her bölümde acaba nasıl, kim olarak reenkarne olacağını, başından neler…devamı"Öldükten sonra fark ettim ki hayatın kendisi bir fırsattı. Ve tüm hayatımı kapladığını düşündüğüm acı bunun sadece küçük bir kısmıydı."
Konusu bakımından oldukça ilgi çekici, 8 bölümlük bir mini dizi. Her bölümde acaba nasıl, kim olarak reenkarne olacağını, başından neler geçeceğini ve nasıl öleceğini merakla bekledim.
Son bölümü çok etkileyici ve duygusaldı, ağlamamak elde değildi gerçekten.
Sonu tam da beklediğim gibi bitti.
Oyunculukları çok beğendiğimi söylemeden edemeyeceğim.
Herkese özellikle de zor günler geçiren ve bu zor günlerin hiç bitmeyeceğini düşenenlere öneririm.
2025 yılında izlediğim ilk film ve sinemada, IMAX'te. Filmi izleyecek olanlara tavsiyem filmi IMAX'te izlemeleri. Çünkü film hem görsel açıdan hem de müzik-ses açısından etkileyici. Resmen bir şölen. Oyuncuların performanslarını (Aaron Taylor-Johnson hariç) oldukça beğendim. Özellikle de Willem Dafoe bence…devamı2025 yılında izlediğim ilk film ve sinemada, IMAX'te.
Filmi izleyecek olanlara tavsiyem filmi IMAX'te izlemeleri. Çünkü film hem görsel açıdan hem de müzik-ses açısından etkileyici. Resmen bir şölen.
Oyuncuların performanslarını (Aaron Taylor-Johnson hariç) oldukça beğendim. Özellikle de Willem Dafoe bence harika bir iş başarmış. Lily-Rose Depp ise beni çok şaşırttı çünkü ondan böyle iyi bir performans beklemiyordum.
Bununla birlikte ben Nosferatu'nun bu görünüşünü hiç beğenmedim. Bıyığı olsun kıyafetleri olsun, aksanı olsun beni hiç cezbetmedi, etkilemedi. Hatta hoşlanmadım. Nerde o 1922'deki Nosferatu'nun korkunçluğu, etkileyiciliği ve ürperticiliği? Hayalkırıklığı oldu benim için resmen.
Robert Eggers filmden bir şeyler çıkarmış, kendinden başka şeyler eklemiş.
Filmde yer yer sıkıldığım yerler olsa da özellikle de ikinci yarının daha heyecanlı olduğunu söylebilirim.
Filmi bugün IMAX'te izledim. Bununla birlikte filmi sevip sevmediğimi karar veremiyorum. Filmin ilk yarısını ikinci yarısından daha çok beğendim. Özellikle de filmin başında Numidyalılarla yaptıkları savaş oldukça epikti. Ama ikinci yarısında yer yer sıkıldığım bile oldu. İkinci yarıdaki olaylar oldu…devamıFilmi bugün IMAX'te izledim. Bununla birlikte filmi sevip sevmediğimi karar veremiyorum.
Filmin ilk yarısını ikinci yarısından daha çok beğendim. Özellikle de filmin başında Numidyalılarla yaptıkları savaş oldukça epikti. Ama ikinci yarısında yer yer sıkıldığım bile oldu. İkinci yarıdaki olaylar oldu bittiye getirilmiş, sanki senaryoda bazı yerler olmamış hissayatı verdi. Özellikle de senaryo bakımından ilk filmin bence gerisinde kaldı.
Oyunculukları oldukça beğensem de Paul Mescal'ı beğenip beğenmediğime karar veremiyorum. Sanki bir olmamışlık var(gene), niye bu kadar abartıldığını da anlamadım. Biz Denzel'den ve Pedro'dan devam edelim. Bu arada filmin kötüleri de oldukça renkliler ama tabiiki bir Joaquin Phoenix beklememek lazım.
Yani bu film benim için iyi başlayıp olmamışlıkla bitirilen bir yapıt oldu. Keşke yapılmasaydı diyebilir miyim bilemiyorum ama asla ilk film gibi olamayacağı kesin diyebilirim.
Bolca entrikayla harmanlanmış dönem dizisi izlemek istiyorsanız bu dizi sizin için diyebilirim. Dizide Romalılar dıştaki düşmanlarıyla değil içtekilerle savaşıyor. Aslında bir nevi Romalı vs. Romalı savaşını izliyoruz. Ve bölümler ilerledikçe dizi adının ne kadar da doğru olduğunu anlıyorsunuz :) Diziyi…devamıBolca entrikayla harmanlanmış dönem dizisi izlemek istiyorsanız bu dizi sizin için diyebilirim. Dizide Romalılar dıştaki düşmanlarıyla değil içtekilerle savaşıyor. Aslında bir nevi Romalı vs. Romalı savaşını izliyoruz. Ve bölümler ilerledikçe dizi adının ne kadar da doğru olduğunu anlıyorsunuz :)
Diziyi İzlerken ben eğlendim, sürükleyici olduğunu söyleyebilirim.
Oyunculuklar Titus'u oynayan aktör hariç iyiydi.
Bununla birlikte, dizide çok gereksiz cinsellik içeren sahneler bulunmakta.
Sessiz Bir Yer serisini severek izlemiştim. Bu nedenle Birinci Gün'ün çıkacağı zaman çok heyecanlandım çünkü her şeyin başladığı o günü izlemenin keyifli olacağını, yaratıkların nereden-nasıl-niye geldiklerini öğreneceğimi düşünmüştüm ama yanılmışım... Çünkü film bitince hiçbir şeye cevap bulamıyorsunuz ve ben bunu…devamıSessiz Bir Yer serisini severek izlemiştim. Bu nedenle Birinci Gün'ün çıkacağı zaman çok heyecanlandım çünkü her şeyin başladığı o günü izlemenin keyifli olacağını, yaratıkların nereden-nasıl-niye geldiklerini öğreneceğimi düşünmüştüm ama yanılmışım... Çünkü film bitince hiçbir şeye cevap bulamıyorsunuz ve ben bunu niye izledim oluyorsunuz.
Filmde çok fazla yaratık görmeyi de beklemeyin hatta -şaka gibi ama gerçek.-
Filmde korkudan çok dram var. Kanser hastası -ölmek üzere olan- bir kadın ile kedisi ve ona filmin ortasında katılan sünepe bir erkek.
Filmde güzel olan tek şey bence kediydi. Onu görmek bile beni çok mutlu etti. Ama bir yandan da benim kedim böyle bir durumda ne yapardı diye düşünmeden de edemedim maalesef :')
Spoiler içeriyor
Kocaman bir hayalkırıklığı :( Bu film için oldukça heyecanlıydım. O nedenle sinemada izledim. Maalesef beklentilerimi hiç karşılamadı. Nedense ilk filmden aldığım o keyiften heyecandan bu filmde eser yok. Hiç derinliği olmayan karakterler, cringe laflar... Cidden bu film Tim Burton filmi…devamıKocaman bir hayalkırıklığı :(
Bu film için oldukça heyecanlıydım. O nedenle sinemada izledim. Maalesef beklentilerimi hiç karşılamadı. Nedense ilk filmden aldığım o keyiften heyecandan bu filmde eser yok. Hiç derinliği olmayan karakterler, cringe laflar... Cidden bu film Tim Burton filmi mi diye sorguladım. Örneğin Monica Belucci'ye sanırım Tim Burton sevgilisi olduğu için rol vermiş ama karakteri o kadar basit yazılmıştı ki olmasa da olurdu. Ya da Astrid ve sevgilisinin diyalogları...
Bununla birlikte Michael Keaton'ı Beetlejuice olarak yeniden görmek paha biçilemez. Her zamanki gibi harikaydı. Filmdeki en iyisi şey o olabilir.
Sonunda sinemada izleyebildim ki uzun süredir bu filmi sinemada izlemek istiyordum. Miyazaki'nin en sevdiğim işleri arasına girmese de güzel bir konusu, çizimleri var. Verdiği mesaj belli ki torunu için yapmış olduğu belli. Diğer filmlerine göre, özellikle de bazılarına göre daha…devamıSonunda sinemada izleyebildim ki uzun süredir bu filmi sinemada izlemek istiyordum. Miyazaki'nin en sevdiğim işleri arasına girmese de güzel bir konusu, çizimleri var. Verdiği mesaj belli ki torunu için yapmış olduğu belli. Diğer filmlerine göre, özellikle de bazılarına göre daha basit bir konusu ve işleyişi olduğunu düşünüyorum. Sanırım ben daha farklı bir şey bekliyordum ki biraz hayalkırıklığına uğradım.
Bununla birlikte izlerken her zamanki gibi keyif aldım. Miyazaki'ye veda etmek çok zor gerçekten.
Kitabını okumadım, o nedenle filmiyle karşılaştıramayacağım. Uzun zaman sonra yeni bir Açlık Oyunları filmi izlemek beni çok mutlu etse de film biraz hayalkırıklığıydı sanki ya. Öncelikle sonu çok ani gelişti, film 2 saatten uzun sürüyor; çok önemli bir olayı nasıl…devamıKitabını okumadım, o nedenle filmiyle karşılaştıramayacağım. Uzun zaman sonra yeni bir Açlık Oyunları filmi izlemek beni çok mutlu etse de film biraz hayalkırıklığıydı sanki ya.
Öncelikle sonu çok ani gelişti, film 2 saatten uzun sürüyor; çok önemli bir olayı nasıl bu kadar basit bir şekilde geçiştirmişler anlamadım. Sonu çok yalapşap olmuş.
Ayrıca keşke daha az şarkı söyleseler dediğim kısımlar oldu. Tamam kızımızın sesi güzel deeeeee Glee'den hallice bir şey de olmasa iyiydi. Filmde beni temel olarak rahatsız eden şeyler bunlar.
İzleyecek olanlara iyi seyirler şimdiden.
"Gerçekten tuvalet mi temizliyorsun?" Mükemmel Günler, Tokyo'da tuvalet temizleyen, fotoğraf çekmeyi, kitap okumayı seven ve hayatı belli rutinler içersinde akıp giden bir adamın hayatını anlatıyor. Rutinlerimizin aslında ne kadar değerli olduğunu gösterirken aile terörüne de yer veriyor bu film. Evet,…devamı"Gerçekten tuvalet mi temizliyorsun?"
Mükemmel Günler, Tokyo'da tuvalet temizleyen, fotoğraf çekmeyi, kitap okumayı seven ve hayatı belli rutinler içersinde akıp giden bir adamın hayatını anlatıyor. Rutinlerimizin aslında ne kadar değerli olduğunu gösterirken aile terörüne de yer veriyor bu film.
Evet, gerçekten tuvalet temizliyor. Lou Reed dinliyor, William Faulkner okuyor ama bir önemi olmuyor aile bireylerimiz için.
Başrol oyuncu muhteşem, çok az repliği olsa da mimikleriyle sizi kendine hayran bırakıyor. Görüntüler çok güzel, müziklere diyecek bir şey yok zaten. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir film bence. Keyifli izlemeler.