Spoiler içeriyor
Beni çok içine çekmedi sanırım. Sonunu da anlamadım açıkçası. Pairot olayı çözüyor, sonrasında ağız birliğiyle Yugoslav polisine olayın gerçeğini anlatmayacaklar şeklinde anladım ama emin de değilim.
Aslında güzel ama beklentimi çok karşılamadı. Adamı da anlamaya çalıştım ama çocuğa daha çok üzüldüm. Bir de son kısmı bana çok geçmedi, biraz daha duygusal yoğunluğu fazla olabilirdi son kısmın. Filmin 28 farklı ülkede ve 4 yılda çekilmiş olması beni…devamıAslında güzel ama beklentimi çok karşılamadı. Adamı da anlamaya çalıştım ama çocuğa daha çok üzüldüm. Bir de son kısmı bana çok geçmedi, biraz daha duygusal yoğunluğu fazla olabilirdi son kısmın. Filmin 28 farklı ülkede ve 4 yılda çekilmiş olması beni daha çok etkiledi, bu kadar uğraşılması vs. Hatta İstanbul'da Ayasofya'nın içinde de çekilmiş.
Bu arada dün sınava girdim. Çok iyi geçtiğini söyleyemem, en kolay soruları yanlış yapmışım ama sınav stresim bitti. Yine de şu an daha çok gerginim. Bir şeyler olursa çok mutlu olurum, olmazsa üzülürüm ama yapacak bir şey yok önüme bakmam gerekiyor. Hayırlısı...
Aslında güzeldi. Üzüldüğüm yerler de oldu mutlu olduğum yerlerde. Düşündürdü de yani. İnsanlar dünyada daha iyi bir hayat yaşamak için bir şeyler yapmışlar ama yaptıkları şey de kötü. Bu savaşlar zaten sinir bozucu. Ben biraz gerçek hayatı fazla düşündüm sanırım…devamıAslında güzeldi. Üzüldüğüm yerler de oldu mutlu olduğum yerlerde. Düşündürdü de yani. İnsanlar dünyada daha iyi bir hayat yaşamak için bir şeyler yapmışlar ama yaptıkları şey de kötü. Bu savaşlar zaten sinir bozucu. Ben biraz gerçek hayatı fazla düşündüm sanırım filmi izlerken. Ama film güzeldi. Uzun da değil.
Livaneli'nin okuduğum ilk kitabıydı. Kitap alırken ucuz olduğu için bu kitabı da sepetime eklemiştim. Herhangi bir bilgim yoktu kitaba dair. İktidar ilişkisini, o psikolojiyi haremağasının dilinden güzel anlatmış. Kitap için çok kötü diyemem ama iyi de diyemem.
Filmin birincisini beğenmiştim. Bence birincisiyle de kalmalıydı. Bunu beğenemedim. O yüzden bu film yokmuş gibi yapıp filmi, birinci filmin son sahnesiyle hatırlayacağım. Bir de oyuncularda Sydney Sweeney de gözüküyor ama ben fark edemedim, tam olarak nerede oynuyor?
Lee'yi oynayan kişi, suçluluk duygusuyla birlikte yaşadığı ızdırabı iyi oynamış bence. Film bu duruma odaklı olduğu için sakin ve yavaş akıyor, bu yüzden sıkıcı gelebilir. Sonrasında Joe'nin ölümüyle yeğeni Patrick'le olan ilişkisini de izliyoruz. Patrick, babasının ölümünün tam olarak farkında…devamıLee'yi oynayan kişi, suçluluk duygusuyla birlikte yaşadığı ızdırabı iyi oynamış bence. Film bu duruma odaklı olduğu için sakin ve yavaş akıyor, bu yüzden sıkıcı gelebilir. Sonrasında Joe'nin ölümüyle yeğeni Patrick'le olan ilişkisini de izliyoruz. Patrick, babasının ölümünün tam olarak farkında değilmiş gibi hissettim ben açıkçası. Olay gecesinde, olay yaşanmadan önce Lee'nin eşine olan davranışları da hiç hoş değildi. Eşiyle araları da çok iyi değil gibi gözüküyordu zaten. İkisi arasındaki ilişki daha iyi işlenebilirdi bence, o kısım çok gösterilmiyor. Onun dışında sonunun daha farklı olmasını isterdim. Yine de o kadar kötü bir film değildi.
Kitaba bayıldım diyebilirim. Her şey bu kadar iyiyken neden kötü hissediyoruzu biyolojik boyutuyla ve beynimizin en önemli önceliğinin hayatta kalmak olduğunu bilimsel araştırmaları sunarak anlatmış. Ve bunu açık ve anlaşılır bir şekilde yapmış. Benim için çok faydalı bir kitaptı ve…devamıKitaba bayıldım diyebilirim. Her şey bu kadar iyiyken neden kötü hissediyoruzu biyolojik boyutuyla ve beynimizin en önemli önceliğinin hayatta kalmak olduğunu bilimsel araştırmaları sunarak anlatmış. Ve bunu açık ve anlaşılır bir şekilde yapmış. Benim için çok faydalı bir kitaptı ve yazdıklarını araştırmalarla desteklemesi daha da inandırıcı hâle getirmiş. Kitapta depresyon ve anksiyete konularında güzel bilgiler var. Ben kitabı okudukça kendime bazı konularda çok da katı davranmamaya başladım diyebilirim. Belki kitap size de yardımcı olur.
Spoiler içeriyor
Jack'e aşırı üzüldüm, çok kötüydü. Peki babanın boğazına bıçak girmesi ve ölmemesi, dahası çatıdan atlıyor o hâliyle. O sahne daha gerçekçi olabilirdi. Onun dışında o an fark etmemiştim ama aynalar hep kapalı duruyor ya ve bir ara oyun oynarlarken zar…devamıJack'e aşırı üzüldüm, çok kötüydü. Peki babanın boğazına bıçak girmesi ve ölmemesi, dahası çatıdan atlıyor o hâliyle. O sahne daha gerçekçi olabilirdi. Onun dışında o an fark etmemiştim ama aynalar hep kapalı duruyor ya ve bir ara oyun oynarlarken zar merdivenlerden aşağı düşüyor, Sam de zarı almaya gittiğinde oradaki büyük aynanın perdesi düşüyor ve Sam'in görüntüsü aynada görünmüyor. Böyle küçük ayrıntılar hoşuma gitti. Bir de bazı izleyiciler Sam'in, Jane'in çocuğu olduğunu söylemişler. Film yapımcılarının bunu kastedip kastetmediğini araştırmadım ama biraz mantıklı geldi. Ama öyle olmamasını umuyorum. Oyunculuklar da iyiydi. Duygular bence gerçekçi işlenmiş. Bana geçti yani.