Tabii. 🥺 Liz Forbes'un hastalık sürecini, başladığı noktadan ölümüne kadar kronolojik olarak anlatayım. 6. sezonun büyük kısmını kapsıyor ve spoiler içeriyor. 🩺 6x10 — Christmas Through Your Eyes Liz'in sağlık sorunları ilk kez ciddi şekilde gündeme geliyor. Baş ağrıları ve…devamıTabii. 🥺 Liz Forbes'un hastalık sürecini, başladığı noktadan ölümüne kadar kronolojik olarak anlatayım. 6. sezonun büyük kısmını kapsıyor ve spoiler içeriyor.
🩺 6x10 — Christmas Through Your Eyes
Liz'in sağlık sorunları ilk kez ciddi şekilde gündeme geliyor. Baş ağrıları ve görme sorunları yaşamaya başlıyor. Başta bunun stres veya başka basit bir sebep olabileceği düşünülüyor ancak durum giderek daha ciddi hale geliyor.
🧠 6x11 — Woke Up With a Monster
Liz'in yaşadığı belirtiler devam ediyor. Yapılan kontroller sonucunda durumun beyin tümörü olduğu ortaya çıkıyor.
Caroline için bu haber özellikle ağır oluyor çünkü annesini kaybetme ihtimaliyle ilk kez gerçek anlamda yüzleşiyor.
💔 6x12 — Prayer for the Dying
Liz'in hastalığının tedavi edilemez olduğu anlaşılınca Caroline, annesini kurtarmanın bir yolunu arıyor.
Caroline'ın aklına doğal olarak vampir kanı geliyor. Ancak Liz'in durumunda bunun çözüm olmayacağı ortaya çıkıyor. Caroline annesini kaybetme korkusuyla mücadele ederken Liz ise kalan zamanını mümkün olduğunca normal geçirmek istiyor.
🥀 6x13 — The Day I Tried to Live
Liz'in durumu daha da kötüleşiyor. Caroline annesinin yanında olmaya çalışıyor ve onunla geçireceği zamanın değerini anlamaya başlıyor.
Bu süreçte Caroline'ın annesine karşı olan sevgisi ve geçmişte yaşadıkları sorunlara rağmen aralarındaki bağ ön plana çıkıyor.
😢 6x14 — Stay
Bu, Liz Forbes'un öldüğü bölüm.
Liz'in durumu artık son aşamaya geliyor. Caroline annesinin yanında kalıyor ve onunla son zamanlarını geçiriyor.
Bölümün en duygusal kısmında Caroline, annesinin ölümünü kabullenmek zorunda kalıyor. Liz, Caroline'a onu ne kadar sevdiğini ve onunla gurur duyduğunu hissettiriyor.
Sonunda Liz Forbes hayatını kaybediyor.
Caroline için bu kayıp, dizideki en büyük kırılma noktalarından biri oluyor. Özellikle annesinin cenazesinden sonra Caroline'ın yaşadığı yas, onun karakterinin sonraki bölümlerdeki davranışlarını da ciddi şekilde etkiliyor.
Kısacası: Liz'in hastalık hikâyesi ağırlıklı olarak 6x10–6x14 arasında ilerliyor ve 6x14'te hayatını kaybediyor. 💔
TVD'de Liz Forbes (Elizabeth Forbes), yani Caroline Forbes'un annesi, 6. sezon 14. bölümde (“Stay”) hayatını kaybediyor. 😢 🩺 Nedeni: Beyin tümörü/kanseri. 📺 Sezon: 6 🎬 Bölüm: 14 — Stay ❤️ Caroline, annesinin son zamanlarında yanında oluyor. Liz, vampir olmasına rağmen…devamıTVD'de Liz Forbes (Elizabeth Forbes), yani Caroline Forbes'un annesi, 6. sezon 14. bölümde (“Stay”) hayatını kaybediyor. 😢
🩺 Nedeni: Beyin tümörü/kanseri.
📺 Sezon: 6
🎬 Bölüm: 14 — Stay
❤️ Caroline, annesinin son zamanlarında yanında oluyor.
Liz, vampir olmasına rağmen Caroline'ı hiçbir zaman yalnız bırakmıyor ve aralarındaki anne-kız ilişkisi dizinin en duygusal hikâyelerinden biri oluyor.
İstersen Liz'in hastalığının başladığı bölümden ölümüne kadar olan olayları bölüm bölüm de anlatabilirim.
Spoiler içeriyor
Bunu merakla başlayarak bitirmiştim çok hoşuma gitti o hani başka bir idam mahkumuna üstündeki paltoyu veriyor ya onun daha vakti var diye o sahne hala çok hoşuma gidiyor ve ara sıra okuyasım yine geliyor bu sahne yüzünden denenmesi kesinlikle gerekli.
Şeytanın Avukatı 7.5/10 Hırs, güç ve başarı uğruna insanın neleri kaybedebileceğini anlatan, gerilimi kadar mesajıyla da etkileyici bir film. Al Pacino’nun karizmatik ve unutulmaz performansı, Keanu Reeves’in oyunculuğuyla birleşince ortaya uzun süre akıldan çıkmayacak bir yapım çıkıyor. İzledikçe insanı başarı,…devamıŞeytanın Avukatı 7.5/10
Hırs, güç ve başarı uğruna insanın neleri kaybedebileceğini anlatan, gerilimi kadar mesajıyla da etkileyici bir film.
Al Pacino’nun karizmatik ve unutulmaz performansı, Keanu Reeves’in oyunculuğuyla birleşince ortaya uzun süre akıldan çıkmayacak bir yapım çıkıyor.
İzledikçe insanı başarı, para, nefs ve seçimler üzerine düşündüren özellikle Al Pacino’nun finaldeki performansıyla hafızada yer eden bir film.
Kibir, benim en sevdiğim günahtır..
Hümayun, ona [Seydi Ali Reis] hangi memleketin, "vilayet-i Rum"un mu, yoksa "Hindustan"ın mı daha büyük olduğuna dair tuzaklı bir soru sorduğunda, gözüpek bir cevap verir: "Pādişāhum, Rūm'dan murad Nefs-i Rūm ise, ol Vilāyet-i Sivas'dur. Hindūstān çoķdur. Ammā Pādişāh-ı Rüm'a tabi'…devamıHümayun, ona [Seydi Ali Reis] hangi memleketin, "vilayet-i Rum"un mu, yoksa "Hindustan"ın mı daha büyük olduğuna dair tuzaklı bir soru sorduğunda, gözüpek bir cevap verir: "Pādişāhum, Rūm'dan murad Nefs-i Rūm ise, ol Vilāyet-i Sivas'dur. Hindūstān çoķdur. Ammā Pādişāh-ı Rüm'a tabi' olan memälik ise Hind anuñ 'öşr-i 'āşirince yoķdur.' diyü cevāb virüp padişah dahı 'Murad cümlesidür.' diyücek 'Padişāhum bu haķīre layıḥ olan oldur ki İskender dünyāya hükm idüp yidi ıķlīme mālik olması galibā Pādişāh-ı Rūm olduğı gibidür." Ama "Rum" un Osmanlı İmparatorluğu'nun bütününden daha sınırlı bir şeyi ima ettiğini de iyi bilir. Osmanlı Bağdat'ına vardığında selamete kavuştuğunu hisseder ama oradan bir an evvel diyar-ı Rum'a yollanır.
Kendine Ait Bir Roma, sf. 123.
On beşinci yüzyılın tahrir sayımlarında örneğin, bir Müslüman'ın şu ya da bu "şahsın oğlu" olduğunu belirtmek için ibn (ya da bin) kelimesi gibi veled kelimesinin de kullanıldığı vakiydi. On altıncı yüzyıldan itibaren veled sadece Müslüman olmayanlar, ibn ise sadece Müslümanlar…devamıOn beşinci yüzyılın tahrir sayımlarında örneğin, bir Müslüman'ın şu ya da bu "şahsın oğlu" olduğunu belirtmek için ibn (ya da bin) kelimesi gibi veled kelimesinin de kullanıldığı vakiydi. On altıncı yüzyıldan itibaren veled sadece Müslüman olmayanlar, ibn ise sadece Müslümanlar için kullanılmaya başladı. Eldeki en eski kadı sicilleri her bir kişinin babasını ya da oturduğu mahalleyi adlandırma konusunda oldukça özensizdi; on altıncı yüzyıl ortalarından başlayarak, muhtemelen Sultan Süleyman (y. 1520-66) ile Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin (ö. 1574) yargı refomlarından sonra, her birey bu bilgi kırıntılarına göre de tanımlanır olmaya başladı. Gene kadı sicillerinde düzenli olarak gördüğümüz binlerce kişiden Müslüman olanlar "vefat" edecek, olmayanlar ise "helak" olacaklardı. İslam ve diğer inançlar arasında var olduğu öngörülen eşitsizlik temelinde, standart uygulama buydu. Bazı farklılıkları açıklamak ise o kadar kolay değildir ve ancak zaman içinde ortaya çıkmışlardır. Müslümanlar her zaman sakin'diler (bir yerin sakin'i anlamında, ama tabii kelimenin "sakin olmak" anlamı da var), Müslüman olmayanlarsa bazen mütemekkin (yerleşik). halini almıştı ve bir başkası daha devreye sokuldu. Bir Müslümana aynı belgede ikinci kez ya da (ilave) bir referans vermek gerektiğinde, erkek ya da kadın olan bu kişiden mezkur(e) (yukarıda adı geçen) diye bahsediliyordu; Müslüman olmayan birisi söz konusuysa, ikinci gönderme mesfur(e) (beriki) tabirini kullanacaktı - ille de bir değersizleştirme değilse de bir farklılaştırma. Gene on sekizinci yüzyılda, hatta belki daha önceleri, gayrimüslim isimlerinin "yanlış yazımları" da-eğer bu isim Müslümanlarca paylaşılıyorsa standartlaştı. İshak mesela, sürekli olarak, Müslümanlar için doğru kullanım olan sîn'le, ama Yahudiler için doğru olmayan kullanımla şad'la yazılıyordu. 25 Başka türlü söyle-yecek olursak, Osmanlı yöneticileri ve kâtipleri, tuttukları defterlere daha da geliştirilmiş kimlik işaretleri koyarak, fark bildirmenin gitgide daha incelikli yollarını buluyorlardı. Yani Osmanlı devletini erken modern bir devlet saymamız için esaslı sebepler vardır.
Kendine Ait Bir Rome, sf. 97-98.
Korkudan ziyade gerilimi hissettiğiniz, izleyiciyi dikkatli olmaya zorlayan ve atmosferiyle huzursuz eden bir yapım olmuş. Bence hikayesinin olması filmi daha anlamlı bir noktaya taşımış sadece bir döngü deneyimi olmaktan çıkarmış, backrooms filminden daha anlamlıydı diyebilirim. Basit görünen bir değişikliği fark…devamıKorkudan ziyade gerilimi hissettiğiniz, izleyiciyi dikkatli olmaya zorlayan ve atmosferiyle huzursuz eden bir yapım olmuş. Bence hikayesinin olması filmi daha anlamlı bir noktaya taşımış sadece bir döngü deneyimi olmaktan çıkarmış, backrooms filminden daha anlamlıydı diyebilirim. Basit görünen bir değişikliği fark etmenin aslında sandığımız kadar kolay olmadığını güzel bir şekilde hissettiriyor. Ama ilk beş dakikasındaki kamera açısını pek beğenemedim resmen başım döndü:)