Russell Crowe’un bu filmdeki rolu gerçekten rahatsız edici derecede iyiydi. İzlerken adamdan resmen nefret ettim ve bence bu, oyunculuğun ne kadar başarılı olduğunun en net göstergesi. Karakterin o kontrolsüz öfkesi, anlık patlamaları ve giderek artan gerilim hissi film boyunca insanın…devamıRussell Crowe’un bu filmdeki rolu gerçekten rahatsız edici derecede iyiydi. İzlerken adamdan resmen nefret ettim ve bence bu, oyunculuğun ne kadar başarılı olduğunun en net göstergesi. Karakterin o kontrolsüz öfkesi, anlık patlamaları ve giderek artan gerilim hissi film boyunca insanın içine işliyor.
Film çok büyük bir hikaye anlatma derdinde değil aslında; ama yaptığı şeyi çok iyi yapıyor. Tempo hiç düşmüyor, sürekli bir tedirginlik hali var. Özellikle trafikte yaşanan basit bir olayın bu kadar korkutucu bir noktaya taşınması, “gerçek hayatta da olabilir” hissini fazlasıyla veriyor. Bu da filmi daha etkileyici kılıyor.
Bazı yerlerde klasik gerilim klişelerine kaydığı oluyor ama buna rağmen izlerken sıkılmadım. Çünkü Crowe’un performansı filmi taşıyor. Karakter o kadar sinir bozucu ki, sahnelerde gerilmekten çok “biri şunu durdursun” diye düşünüyorsun.
Kısacası, aşırı derinlikli bir film değil ama gerilim dozunu yüksek tutan, tek bir oyuncunun performansıyla izlettiren bir yapım. Russell Crowe bu rolüyle gerçekten izleyiciyi kendinden nefret ettirmeyi başarmış. Film seyir zevkini fazlasıyla veriyor açın izleyinn
Gizem doruklarda acaba katil kim? Okuyan, kitabın sonuna kadar kişilerin hareketlerinden katilin kim olduğunu odadaki 11. Kişi olarak bulmaya çalışıyoruz. Garip ölümlerin arkasında kim var, adayla bağlantısı ne, ölümlere bu kadar çalışılmış mi gerçekten, babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?…devamıGizem doruklarda acaba katil kim? Okuyan, kitabın sonuna kadar kişilerin hareketlerinden katilin kim olduğunu odadaki 11. Kişi olarak bulmaya çalışıyoruz. Garip ölümlerin arkasında kim var, adayla bağlantısı ne, ölümlere bu kadar çalışılmış mi gerçekten, babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi? Gibi soruları kendimize soruyoruz. Sanırım ismi ve birtakım kitap içindeki ifadeler yeni dönemdeki basimlarda sansürlenmis kaç yıllık on küçük zenci on kişiydiler olmuş zenci adası asker adası olmuş. Bilemedim sansürün hiçbir türlüsünü sevmeyeceğim galiba.
Bu animeyi avatar son hava bükücüye çok benzetiyorum. Karakter gelişimleri Midoriya ile aang in aynı olmasa da hikaye gelişimi çok benzer. Eski one for all kullanıcılarının rehberlik etmesi avatarın ruhani bölgede avatar roku ve diğer eski avatarlardan rehberlik alması gibi…devamıBu animeyi avatar son hava bükücüye çok benzetiyorum. Karakter gelişimleri Midoriya ile aang in aynı olmasa da hikaye gelişimi çok benzer. Eski one for all kullanıcılarının rehberlik etmesi avatarın ruhani bölgede avatar roku ve diğer eski avatarlardan rehberlik alması gibi Midoriya da aang gibi özünde pasifist bir yol izliyor.
Yeni nesil anime, film ve sair yapımlarda yüksek empati içeren bir tavır var o kadar yüksek ki bir kötünün kötü olma nedenlerine kadar iniyor empati yaptiriliyoruz. Evet bir kötüyü, caniyi kazın altından insan çıkacaktır söylemine ben de katılıyorum da bu biraz fazla gibi. Demon slayer da böyleydi nerede cani vahşi zebani var ise empati babam empati. Ben kahramanla empati kurmak istiyorum bana kötüyü o kadar kötü aktarmalisin ki ben düşüncelerimde bile bu adamin durumunda olsam şöyle olurdu diyemeyeyim hatta ayıplayayım. Kaç bin kişi öldürmüş adam ama hayatı kötüydü ondan böyle oldu ben bu gibi bahaneleri duymak veya görmek istemiyorum. Aha bak Spiderman e kötü olmak için zibilyon sebebi var simbiyotlu en kötü hali bile sadece kaba.
Demem o ki yeni yapımların bu altındaki mesaj yüzünden begenemiyorum.
Değerli bir arkadaşımın pek övdüğü ve hediye ettiği bu romanı dönem okumalarımdan farklı olması açısından elime aldım. Konusu, fani aşktan baki aşka taşınışı anlatan bir hidayet öyküsü. Normal şartlarda bir kitapçıda görsem pek ilgilenmezdim. Giriş kısmı biraz klişeydi hatta sonu…devamıDeğerli bir arkadaşımın pek övdüğü ve hediye ettiği bu romanı dönem okumalarımdan farklı olması açısından elime aldım. Konusu, fani aşktan baki aşka taşınışı anlatan bir hidayet öyküsü.
Normal şartlarda bir kitapçıda görsem pek ilgilenmezdim. Giriş kısmı biraz klişeydi hatta sonu da beklendikti ancak çok ileri sayfalarda bağladığı noktalardan sebep bir miktar dikkatimi çekmeyi başardı. Aslında her beşerin ömrünün her vaktinde daimi şefkat nazarında ihtiyaç duyduğu hidayetin ehemmiyetini hatırlıyorsunuz. Geçici heveslere takılıp kalınca ardınıza attığınız ruhunuzun asil rüyasını anımsıyorsunuz. Bu sebeple Allah’a dönüş hikayelerini kurgu olsun, gerçek olsun sevdiğim için akıcı bir şekilde okudum. Bir başkasının vesileler ile gayretiyle gafletinden sıyrılışına ve Allah’a sıcacık bir hisle bağlanışına tanık olmak huzurlu hissettiriyor.
Not:
Yazar, ana karakterin hakikat arayışında yolunu bir tarikat ve onun ehli kimseler ile kesiştiriyor. Hikayenin büyük bir bölümü bu bağlantılarla ilerliyor. Kitapta tasavvuf ve tarikat temaslı bazı kısımlar şahsen eleştirebilir ya da garipsenebilir. Bu konularda bilgi sahibi değilseniz yahut konuya hiç yatkınlığınız yoksa lüzumsuz kafa karışıklığına sebebiyet vermemesi için okumasanız da olur.
Çizgi roman uyarlaması olarak karanlık bir anti kahraman hikâyesi sunan, tarzıyla dikkat çeken bir film. Özellikle ateşli kafatası tasarımı ve görsel efektler dönemi için oldukça akılda kalıcı.
İstihbarat dünyasının görünmeyen tarafını anlatmaya çalışan, gizem ve gerilim dozu dengeli bir yapım. İnsan faktörünün (human intelligence) ne kadar kritik olduğunu vurgulaması hikâyeye farklı bir derinlik katıyor. Olay örgüsü yer yer sade ilerlese de perde arkasındaki oyunları ve karakterler arası…devamıİstihbarat dünyasının görünmeyen tarafını anlatmaya çalışan, gizem ve gerilim dozu dengeli bir yapım. İnsan faktörünün (human intelligence) ne kadar kritik olduğunu vurgulaması hikâyeye farklı bir derinlik katıyor.
Olay örgüsü yer yer sade ilerlese de perde arkasındaki oyunları ve karakterler arası güven sorununu hissettirmeyi başarıyor. Büyük aksiyonlardan çok psikolojik gerilimle ilerlemesi filmi daha sakin ama etkili bir noktaya taşıyor.
“Bilgi güçtür… ama doğru insanın elindeyse.”
Terketmedi sevdan beni, Aç kaldım, susuz kaldım, Hayın, karanlıktı gece, Can garip, can suskun, Can paramparça... Ve ellerim, kelepçede, Tütünsüz uykusuz kaldım, Terketmedi sevdan beni...