Çok fazla dizi izleyince sonrasında bir durma noktasi geliyor bana o noktada bir pembe dizi açıp izliyorum hem komik hem de saçma geliyor ama o zamanlarimda aşırı sarıyor bu da onlardan birisiydi
Yaşanmış bir olay var ve bu olayı sadece filmi izleyenler bilmiyor. Oyuncular yavaş yavaş neler olduğunu anlatıyor. Yan masada dönen muhabbete kulak kabartıyor gibi düşünün. Hararetli diyalogları baya kaliteli izlemesi keyifli bir film.
Ey, benim iyimser hâllerim, Çabuk aldanışlarım, Hep inanışlarım, Alttan alışlarım, Hatayı hep kendimde buluşlarım, Değmeyecekleri kafama takışlarım, Yoktan yere, akıp giden gözyaşlarım, Herkesi, insan yerine koyuşlarım, Hepinize elveda… Artık ben kimsenin, Hiçkimsesi olmayacağım.. Nazım Hikmet Ran
😍 Bu Dizi Bi Harika ❤️ İlk Sezonun Son Bölümündeyim 👍 Aksiyon dövüş seks dolu dolu 😱😱😱 İnsanın iştahı kabarıyor ve adrenalinle bol bol aksiyon ve seks istiyor 🙈 Mutlaka İzleyin 🙏
"Kudret muhale taalluk etmez" Kelamcıların büyük ölçüde uzlaşı sağladığı bu fikri yeni öğrendiğime üzüldüm zira gerçekten de kavram karmaşası içinde modern felsefenin cebelleştiğini gördüğümüz bu çağda birçok sorunu çözen bir yaklaşım. Altay Cem Meriç mantık,epistemoloji ve ontoloji olmaksızın felsefi yaklaşımların…devamı"Kudret muhale taalluk etmez"
Kelamcıların büyük ölçüde uzlaşı sağladığı bu fikri yeni öğrendiğime üzüldüm zira gerçekten de kavram karmaşası içinde modern felsefenin cebelleştiğini gördüğümüz bu çağda birçok sorunu çözen bir yaklaşım.
Altay Cem Meriç mantık,epistemoloji ve ontoloji olmaksızın felsefi yaklaşımların kof birer düşünceden, kakafoniden ibaret olduğunu söylüyor. Günümüzde önemli addedilen kötülük sorununun da bunlardan biri olduğunu, bunun kelamda veya ortalama bir müslümanda bir felsefi sorun, kafa karışıklığı teşkil etmediği kendine has üslubu ile kitapta dillendiriliyor. Kendisine, bu kadar karmaşıklaştırılan bir konuda yalın ve kısa anlatımlar tercih ettiği için minnettarım.
Söylemeliyim ki bu ve diğer tüm kitaplarında mantık ilmini mükemmele yakın kullanıyor. Bu da argümanları çabucak ve anlaşılır olarak çürütmesini çok kolaylaştırıyor. Biz ilim öğrenme gayreti ile yaşayan müslümanların mantık ilminde gerçekten derinleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca Cemil Meriç'in dediği gibi "kavramları tanımlamadan girişilen her tartışma kısır kalmaya mahkumdur". Bir kavramın o toplumda hangi bağlamlarda kullanıldığını idrak etmeden o tartışmada o kavram senin mağlubiyetin olabilir, ilmini zedeleyebilir yahut muhal olan bir şeye bir ömür mümkün bakmanı sağlayabilir. Bu konuda gereksiz ilimden ve yalan bilgiden Allah'a sığınalım biz.
Kitap gerçekten tatlı bir esinti gibi cereyan etti üzerimde,yarım günde bitirip üzerine yazabildim. Okunabilirliği, argümantasyonları, içinde bulunan samimi eleştirileri ve derin yaklaşımları ile kitap 8/10
Bu sene okuduklarım arasında ilk tam puan verdiğim kitap. Bunda; hem dilinin akıcılığı, hem olayın sürükleyiciliği, hem de arada psikolojiye girmesi etkili oldu. Sonundan bahsetmiyorum bile. Bence alınıp okunmalı, özellikle reading slumptayken çok iyi gider. Bu tarz kitap bilen varsa…devamıBu sene okuduklarım arasında ilk tam puan verdiğim kitap. Bunda; hem dilinin akıcılığı, hem olayın sürükleyiciliği, hem de arada psikolojiye girmesi etkili oldu. Sonundan bahsetmiyorum bile. Bence alınıp okunmalı, özellikle reading slumptayken çok iyi gider. Bu tarz kitap bilen varsa benimle de paylaşsın.
•Tanrılaştırmaya en elverişli olan en az bildiğimiz şeylerdir. Tam ihtiyacım olan bir zamanda okudum denemeleri. Kafamı düzenli olarak kurcalayan konuların yazıya dökülmesi ve bilmem kaçıncı yüzyılda bile düşünülmüş olması ne kadar aynı olduğumuza fazlaca vurgu yapıyor bence. Bazen (çoğu zaman)…devamı•Tanrılaştırmaya en elverişli olan en az bildiğimiz şeylerdir.
Tam ihtiyacım olan bir zamanda okudum denemeleri. Kafamı düzenli olarak kurcalayan konuların yazıya dökülmesi ve bilmem kaçıncı yüzyılda bile düşünülmüş olması ne kadar aynı olduğumuza fazlaca vurgu yapıyor bence.
Bazen (çoğu zaman) kaybolmuş hissedebiliyor insan ama kimse yerini bulabilmiş değil zaten, hepimiz aynı durumu farklı şekillerde deneyimleyen insanlarız aslında. Şahsen tüm olay bundan ibaret gibi.Yerini, amacını bulmanında hiçbir zaman tam olarak mümkün olabileceğini düşünmüyorum. Bulsak yine arayacak bir şeyler ediniriz kendimize, içinden çıkması mümkün olmayan bir paradoks kısaca. Pesimist bir taraftan söylememeye çalışıyorum bunları( zaman zaman öyle hissettirsede) aynı zamanda optimist de değilim, bir yönede evrilmesi gerekmiyor zaten.
Okuyun, okutturun demek istiyorum son olarak. Kitap, farkındayım dediğiniz şeylerin ne kadar farkında olmadığınızı yüzünüze çarptıktan sonra her denemede farklı bir aydınlanma hissi yaşatıyor . Net bir şekilde bir defanın yetmeyeceği bir kitap olduğunuda eklemek isterim.
•Gerçekten, resim henüz bitmeden bakacak olursanız çehre ağlayacak mı, gülecek mi bilemezsiniz. Daha garibi var: Gülme son haddine varınca gözyaşlarıyla karışır.
•İyi olmak arzusu bazen öyle azgın bir tutku oluyor ki, iyi olalım derken kötü oluyoruz.
•Bir düşünceden bir düşünceye gider geliriz. Hiçbir şeyi kendiliğimizden kesin ve sürekli olarak istediğimiz yoktur.
•İçinize dikkatle bakarsanız kendinizi iki defa aynı halde bulamazsınız. Ruhumu, baktığım tarafına göre kimi şöyle kimi böyle bir halde görüyorum.
• Herkes aynı akışın içinde sürüklenmiyor mu? Sizinle birlikte ihtiyarlamayan bir şey var mı? Sizin öldüğünüz anda binlerce insan, binlerce hayvan, binlerce başka varlık daha ölmüyor mu?