Dolaşıma çıkmayan para gibiyim,her yanımda yükselen kur baskısı ve artışlara boyuneğen iktisadi yapıya haiz bir haldeyim. Miladı dolmuş teorilerle boğuşmaktayken,morotoryum ilan etti bütün ülkem ... E.Ertay
“Su ile şiir arasındaki ilişki dünyanın en eski dillerinde yatan bir gerçektir. İngilizce "şiir" anlamına gelen poem sözcüğü eski İbranice'den gelir ve sözcüğü sözcüğüne çevrildiğinde "çakılların üzerinden akan suyun sesi" demektir.” Dipnotları okumayı atlamayın. Oralarda nice cevherler gizli.
2026'nın 41.filmi... Yorumu yazarken 2 kere yanlışlıkla silindi çıldırmak üzereyim. Filmi ilk duyurulduğundan beri çok merak ediyordum. Bugün sinemada izledim ve birkaç saat sindirdikten sonra sıcak sıcak yorum yapmak istedim. Filmin ilk yarısı gerçekten çok sıkıcı yani izlerken bir de…devamı2026'nın 41.filmi...
Yorumu yazarken 2 kere yanlışlıkla silindi çıldırmak üzereyim.
Filmi ilk duyurulduğundan beri çok merak ediyordum. Bugün sinemada izledim ve birkaç saat sindirdikten sonra sıcak sıcak yorum yapmak istedim.
Filmin ilk yarısı gerçekten çok sıkıcı yani izlerken bir de baktım karakterlere backstory yazılıyor ve tepkim şu: Tamam da kanka, NALAKA??
O hikâyenin tamamlanmayacağı, güzel bir karakter gelişimi göremeyeceğimiz 10 metre öteden belli. Neden yani neden??
İnsanların zaten karakter görmek gibi bir beklentisi yok. Backrooms çok büyük bir mit, bir kitlesi var. Biz oraya evren için gidiyoruz. Bana evreni göster.
Onun dışında bir çok şey yanıtsız kalıyor filmde. Böyle bir belirsizlik bu evren içinde bekliyordum zaten ama bence bazı konuların daha çok üstünde durulması gerekiyordu.Filmin genel olarak yavaşlaması gereken yerleri hızlandırmak, hızlı geçmesi gerektiği yerlerde yavaşlamak gibi bir huyu var.
Ha film çok mu kötü, değil. Mesela en iyi yanı seni içine alması. Filme girebiliyorsunuz. Özellikle backrooms sahneleri gerilimi gayet güzel veriyordu.
Filmin evreni de toparlanmayacak gibi değil.Yanıtsız bıraktığı soruların bir kısmına devam filmlerinde cevap verse, güzel senaryolarla evreni genişletse gerçekten iyi bir şeyler ortaya çıkabilir ama şu anki hâliyle backrooms fanları için bir dönüm noktası değil.
İzlenebilir ama sinemada izlenmesine gerek yok. Zaten film +16 olmasına rağmen bizim sinema bücür kaynıyodu. Baya konuşuyorlardı bi sinema kültürü de yoktu. Sürekli dışarı çıkmalar... Bi ara 2 kişi hemen perdenin yanındaki acil kapısından dışarı çıktı kapıyı da açık bıraktı,dışardan ışık geliyor hemen de perdenin yanı yani. Ben delirdim tabi sonra bi tanesi kalktı kapattı arkalarından, alnından öpesim geldi.
İzlemek isterseniz kendinizi biraz absürt,hafif gelirimli, ortalama bir filme hazırlayın. Keyifli seyirler...
Benim üstümde nazar mı var ay bilgisayarım da bozuldu sanırım ders çalışamıyorum şu an Kimin gözü varsa geri alsın ya valla nazar değicek bi hayatım yok çok şükür
Spoiler içeriyor
About Time sadece bir zaman yolculuğu filmi değil... insanın kalbine sessizce dokunan bir film. Başta sana tatlı romantik ve eğlenceli geliyor ama sonlara doğru fark ediyorsun ki film aslında zamanı değil, hayatı anlatıyor. Spoilerlı anlatırsam… Tim geçmişe dönebildiğini öğrenince ilk…devamıAbout Time sadece bir zaman yolculuğu filmi değil... insanın kalbine sessizce dokunan bir film. Başta sana tatlı romantik ve eğlenceli geliyor ama sonlara doğru fark ediyorsun ki film aslında zamanı değil, hayatı anlatıyor.
Spoilerlı anlatırsam…
Tim geçmişe dönebildiğini öğrenince ilk başta bunu mükemmel bir hayat kurmak için kullanıyor. Mary ile tanışıyor hatalarını düzeltiyor aşkını kazanıyor.Her şey masal gibi ilerliyor sanıyorsun.
Ama sonra film sana çok ağır bir gerçekle vuruyor
Tim’in babası kanser oluyor
Ve Tim ne kadar zamanı geri alabilirse alsın, bazı şeyleri tamamen değiştiremiyor İşte film burada keşke hissini anlatmaya başlıyor. Tim babasıyla daha fazla vakit geçirmek için sürekli geçmişe dönüyor. Çünkü aslında en değerli şeyin aşk değil sevdiklerinle geçirdiğin zaman olduğunu anlıyor.
En kırıcı kısım ise şu Babası öldükten sonra artık geçmişe gidip onunla görüşemiyor Çünkü çocuklarının geleceği değişmesin diye zamanda fazla oynayamıyor Ve bir gün babasıyla yaptığı son yürüyüş var
O sahne gerçekten insanın içine oturuyor
Film sonunda Tim artık zamanı değiştirmeyi bırakıyor Çünkü mükemmel gün yaratmanın sırrının zamanı geri almak olmadığını anlıyor Sıradan bir günü bile dikkatlice yaşamak yetiyor.
Ve filmin verdiği mesaj şu oluyor
Hayat zaten kısa
Bu yüzden her günü ikinci kez yaşıyormuş gibi değil, ilk ve son kez yaşıyormuş gibi yaşa.
About Time bittikten sonra insan
ailesine sarılmak istiyor
eski anıları düşünüyor
zamanı durdurabilmeyi diliyor
Film seni ağlatırken aynı anda içini de sıcacık yapıyor O yüzden çoğu kişi için sadece bir film değil unutulmayan bir his gibi geliyor
📌 Yusuf Miroğlu, nişanlısı Zeynep ile beraber askerliğini birlikte yaptığı arkadaşının düğünü için Diyarbakır'a gider. Ancak arkadaşı düğün sırasında bir suikast sonucu hayatını kaybeder. Miroğlu, olayın sorumlularını araştırmaya başlayınca ortada çok karmaşık bir takım örgütlerin olduğunu görür.
İbn-i Battuta 1325 yılında hac yolculuğu maksadıyla Fas'tan yola çıkmış ve 1354 yılında geri döndüğünde yaklaşık otuz yıllık, onu dünyanın o zamanki en uzun süre ve en geniş coğrafyayı dolaşan seyyahı yapan, seyahatini tamamlamıştır. Bu seyehatleri esnasında; Kuzey Afrika, Mısır,…devamıİbn-i Battuta 1325 yılında hac yolculuğu maksadıyla Fas'tan yola çıkmış ve 1354 yılında geri döndüğünde yaklaşık otuz yıllık, onu dünyanın o zamanki en uzun süre ve en geniş coğrafyayı dolaşan seyyahı yapan, seyahatini tamamlamıştır.
Bu seyehatleri esnasında; Kuzey Afrika, Mısır, Arabistan, Anadolu, Altın Orda, İran, Orta Asya, Maldivler, Hindistan, Güney Asya ve Çin gibi bir çok farklı coğrafyayı ziyaret etmiştir ve döndüğünde bu pek kıymetli seyahatnameyi kaleme aldırmıştır.
Özellikle dikkat çekici olan şey, yalnızca şehirler veya ülkeler arasında dolaşması değil; farklı devletlerde yıllarca yaşaması ve kadılık gibi çeşitli görevler üstlenmesi, buralarda evlenmesi,yerel halk gibi yaşaması ve savaşlar dahil bir çok maceraya atılmasıdır. Hindistan’da Delhi Sultanı’nın hizmetine girmiş, kadılık yapmış, Maldivler’de bulunmuş, Çin limanlarına kadar ulaşmıştır. Yani klasik bir “gezgin”den çok, hareket hâlindeki bir gözlemci ve diplomat gibidir.
Ayrıca onun çağında İslam dünyasının geniş ticaret ve ilim ağları da bu yolculukları mümkün kılmıştır. Fas’tan Çin’e kadar uzanan bölgelerde ortak bir dini ve kültürel altyapının bulunması, medreseler, kervansaraylar ve hac yolları sayesinde daha güvenli bir hareket alanı sağlamıştır. İbn-i Battuta da gittiği hemen her yerde buradaki vakıfları, tekkeleri, tarikatları mutlaka ziyaret etmiş, şeyhlerden ve onların hikmetlerinden bahsetmiş, onlara övgüler dizmiştir. Bu yüzden İbn Battûta’nın seyahatnamesi aynı zamanda ortaçağ İslam dünyasının ne kadar bağlantılı olduğunu gösteren önemli bir kaynak sayılır.
Yolculukları esnasında İbn-i Battuta'nın yolu Anadolu'ya da düşmüş, Antalya'dan Ezruruma oradan Konstantinopl'a kadar buradaki bir çok şehri, ahalisini, sultanını detaylıca anlatmıştır. Bu ziyareti esnasında Bursa'yı da ziyaret etmiş orada ki Orhan Bey önderliğindeki Osmanlı'nın kuruluş yıllarına da değinmiştir. Özellikle Anadoludaki Ahilik teşkilatına dikkat çekmiş, bu teşkilatın örgütlülüğüne, çalışmalarına, faydalarına ve Anadolu insanının misafirperverliğine övgüler yağdırmıştır.
Seyahatnamenin dili yer yer abartılı ve hikâyeleştirilmiş görünür. Zira, bazı yerlerde bizzat göründüğü söylenen doğa üstü olaylardan, ifritlerden, büyü ve büyücülerden bahsedilir, ancak bu seyahatnamenin değerini azaltmaz. Çünkü o zamanki seyahatnamelerde gözlemlerin yanı sıra duyumların da gözlem gibi aktarılması doğal bir durumdu. Okuduğum önceki seyahatnamelerde de benzer anlatımlar vardı.
Seyahatname severler veya bu türü denemek isteyenler için mutlaka okunması gereken eserlerdendir.
○En sevdiklerim○ #31 Uzun zamandır izlemeyi ertelediğim, izlemeye cesaret bulamadığım bir filmdi. Nihayet izledim. Ve kahroldum. Öyle bambaşka, sıradışı bir film değil. Hayatın tam ortasından, yaşanan bir hikâye. Belki de onu özel kılan bu yaşanmışlık. Ama o kadar dokundu ki…devamı○En sevdiklerim○
#31
Uzun zamandır izlemeyi ertelediğim, izlemeye cesaret bulamadığım bir filmdi. Nihayet izledim. Ve kahroldum. Öyle bambaşka, sıradışı bir film değil. Hayatın tam ortasından, yaşanan bir hikâye. Belki de onu özel kılan bu yaşanmışlık. Ama o kadar dokundu ki kalbime. Aşamadığım bir film oldu.
☆ "Ona bir oda ver, baba. Bir evi olsun. Ama zaman zaman da çıkıp gidebileceği bir ev."
☆ "İnsan büyüyünce hayalleri küçülür mü?"
Ailesini terk edip kendi yolunu çizen Sadık, yıllar sonra küçük oğlu Deniz'in elinden tutarak baba ocağına dönüyor. Amacı oğlunu emanet edebileceği bir liman bulmak. Ama kapıdan girince onu inatçı, küs ve kırgın bir baba karşılıyor. Er ya da geç gerçekleşen baba-oğul hesaplaşması, geç kalmışlığın getirdiği hüzünlü bir kırıklık barındırıyor..
Kalbimde özel yeri olan bir film oldu. Yine filmde geçen bir müzik de önermek istiyorum;
•Cihan Okan - Bir şans daha
Doğu bence tam olarak absürt mizah + “hayatta ne yaptığını çözememiş insan” hissini birleştiren bir film. Özellikle Doğu Demirkol’un doğal ve biraz umursamaz tavrı filmi taşıyor. “Yaşam koçu” fikrini ciddi anlatmak yerine dalga geçerek işliyor. O yüzden klasik motivasyon filmi…devamıDoğu bence tam olarak absürt mizah + “hayatta ne yaptığını çözememiş insan” hissini birleştiren bir film. Özellikle Doğu Demirkol’un doğal ve biraz umursamaz tavrı filmi taşıyor.
“Yaşam koçu” fikrini ciddi anlatmak yerine dalga geçerek işliyor. O yüzden klasik motivasyon filmi gibi değil; daha çok:
boşluk hissi,
başarısızlık korkusu,
saçma özgüven,
insanların birbirine akıl verme halleri
üzerine komedi yapıyor.