For F. There is a pleasure in the pathless woods... There is a rapture on the lonely shore... There is society, where none intrudes... By the deep sea, and music in its roar... I love not man the less, but…devamıFor F.
There is a pleasure in the pathless woods...
There is a rapture on the lonely shore...
There is society, where none intrudes...
By the deep sea, and music in its roar...
I love not man the less, but nature more...
From these our interviews, in which I steal...
From all I may be, or have been before.
To mingle with the universe, and feel...
What I can ne'er express, yet cannot all conceal.
–Byron
O kırmızı ışıkta ki yağmurlu sahne... Hiç unutmayacağım sahnelerden biri oldu; kapı kolunu tuttuğu o bir kaç saniyede boğazım düğümlendi. Birkaç dakika içinde alınan kararlar, ihtimaller ve keşkeler... Francesca gitseydi nasıl olurdu diye düşünmemek elde değil. Kalmasını anlamak da hiç zor değil. Zaman içinde sıradanlaşabilecek bir aşkın peşinden gitmek mi, yoksa dört günün hatırasını sonsuza dek kalbinde taşımak mı? Beni en çok etkileyen şeylerden biri de çocuklarının, annelerine sadece bir ebeveyn değil bir zamanlar hayalleri, tutkuları olan bir birey gözüyle bakmaya başlamaları oldu.
"I gave my life to my family, I wish to give Robert what is left of me."
Empire of the Sun (1987), savaşın yalnızca cephede yaşanmadığını gösteren filmlerden biridir. Steven Spielberg, bu filmde savaşın bir çocuğun gözlerinden nasıl bir masumiyet kaybına dönüştüğünü anlatır. Jim, filmin başında ayrıcalıklı ve güvenli bir dünyada yaşarken, savaş onu hayatta kalmayı öğrenmek…devamıEmpire of the Sun (1987), savaşın yalnızca cephede yaşanmadığını gösteren filmlerden biridir. Steven Spielberg, bu filmde savaşın bir çocuğun gözlerinden nasıl bir masumiyet kaybına dönüştüğünü anlatır.
Jim, filmin başında ayrıcalıklı ve güvenli bir dünyada yaşarken, savaş onu hayatta kalmayı öğrenmek zorunda kalan birine dönüştürür. Film, insanın en zor koşullarda bile uyum sağlayabilme gücünü gösterirken, aynı zamanda çocukluğun geri döndürülemeyen kaybını da anlatır.
Empire of the Sun, büyümenin bazen yaş almak değil, hayatın sert gerçekleriyle yüzleşmek olduğunu hatırlatan etkileyici bir savaş dramasıdır.
Spoiler içeriyor
Öyle bir giriş çekmişler ki korku filmi sandım. Ama sanırım gece izlenen özellikle karanlıkta her film otomatik korkunçlaşıyor. Yok yok ilerleyen sahnelerle birlikte düşündüğümde gerçekten korku havası verilmek istenmiş. Bu da beni tiksindirdi izleme hevesim kaçtı. Gerilmek istesem korku filmi…devamıÖyle bir giriş çekmişler ki korku filmi sandım. Ama sanırım gece izlenen özellikle karanlıkta her film otomatik korkunçlaşıyor. Yok yok ilerleyen sahnelerle birlikte düşündüğümde gerçekten korku havası verilmek istenmiş. Bu da beni tiksindirdi izleme hevesim kaçtı. Gerilmek istesem korku filmi açarım ne bileyim giderim sahici bir gerilim filmi açarım size ne oluyor?
Sanırım wattpad kitabından uyarlama ki bir zamanlar uygulamadan kitap okumuşluğum var hatta sevdiğim ve hala takip ettiğim bir yazarı bu platformda tanımıştım. O yüzden yerden yere vuranlardan olmıycam raat olun.
Şimdi eminim ki kitapta zaman aralıkları daha iyi anlaşılıyordur ama filmde resmen kız gece gidiyo sabah oluyo sabah beraber bir yere gidiyolar biz akşam sahnesine ışınlanıyoruz kışın mı çektiniz dicem cayır cayır güneş var ki filmin ismiyle çok ters olurdu öyle olsa bile. Birinci falso burası bu cepte ikinci olarak ne ara tanıştınız da o benim hayatım diyecek kadar sevdin sen oğlum diyerek yine kitapta detaylı anlatıldığını ama filmde hızlı hızlı geçildiğini düşündüğüm bir olaya giriyorum. Bu wattpad kitaplarında insanı en çok bitiren de bu aniden hıphızlı birbirine aşık olma durumu. Abi yemeyelim birbirimizi allasen kimse kimseye şıp diye aşık olmuyor bu devirdeee nokta.
Son on beş dakikayı hızlandırarak izledim. Korku filmi izlemediğimin idrakinde olmam gerekiyordu. Hayır ölmemiş çocuğu niye o kadar kasıntı bir şekilde gösterdiniz korktum lan. Abla sen de korkmaya yer arıyormuşsun demeyin bir kere nerden ablanız oldum, yine ikinci olarak gerçekten tekerlekli sandalyedeki kişiyi görünce (ki kızın içeriye girdikten sonra kameranın o tarafa dönmesi ömrümden baya bi zamanı çaldı) ve kız gidip yüzüne bakınca dedim herhalde ağzı yüzü bi değişik elemanın aha geliyor korku sahnesi. Yok meğerse ölmüş oğlanmış! E bi zahmet! Özettinde de şey diyor bir de filmin, neymiş kız ölen sevgilisinin geçmişi hakkında şaşırtıcı şeyler öğreniyormuş. Vay benim anam babam bak sen o geçmişe meğerse oğlanın bir tane daha manitası varmış ya! Bababababa ne kadarrr şaşırdık anlatamam.
Gece üçte niye kahkül kesersin ya .çakıcam kendime bitane .yat kardeşim işte sen bu saatte hiç Bişey yapma yemin ederim aynı v for vandettadaki v’ye döndüm.saçlarda siyah aynaya baktıkça gülesim geliyor .aynaya kılıç çekiyorum ⚔️
Kötü yorumlar gördüm burada gönderilerde fakat bence paralel evrenle alakalı hem sıkılmadan hem kafa yormadan izleyebileceğiniz çerezlik çok tatlı komik bir filmdi 🤗
Yes Man, eğlenceli olduğu kadar düşündüren bir filmdi. Sürekli hayır diyerek kendini hayattan izole eden Carl’ın değişimini izlemek keyifliydi. Jim Carrey’nin enerjisine bayılıyorum.bu nasıl bi oyunculuk ya bi filmin kötü olsun be adam.Film bana bazen yeni deneyimlere açık olmanın hayatı…devamıYes Man, eğlenceli olduğu kadar düşündüren bir filmdi. Sürekli hayır diyerek kendini hayattan izole eden Carl’ın değişimini izlemek keyifliydi. Jim Carrey’nin enerjisine bayılıyorum.bu nasıl bi oyunculuk ya bi filmin kötü olsun be adam.Film bana bazen yeni deneyimlere açık olmanın hayatı ne kadar değiştirebileceğini hatırlattı.Hem güldüren hem de motive eden çok güzel bi filmdi
Spoiler içeriyor
film harikaydı gerckten cok iyidi ama sey of Elizabeth ile Jackin olmasını bekledim ben😔😔 en azından sonda bi karşılaşmaları olsaydı aq ve seye yazık oldu ya hectora tam kızını buldu öldü kıza da yazık oldu tam babasına kavuştu ardından hemen…devamıfilm harikaydı gerckten cok iyidi ama sey of Elizabeth ile Jackin olmasını bekledim ben😔😔 en azından sonda bi karşılaşmaları olsaydı aq ve seye yazık oldu ya hectora tam kızını buldu öldü kıza da yazık oldu tam babasına kavuştu ardından hemen kaybetti yani Barborosu öldürmek şart miydi aq of cok sinirlendim
Sürekli 9 nolu odalarda geçen her bölümünde farklı hikaye barındıran ve gercekten her detayıyla kalite kokan dizi..her bölümü 30 dk suren sıkmayan seneryolariyla çok gec kesfetmisim dedirtti.
izlerken cok cringe oldum 2020 gay wattpad kitaplari gibiydi karakterlerde hic derinlik yok 10dkda asik oluyo gibiler hic duygu gecirememisler final calisirken sıkıntidan acip izledim ama izlemesem de olur bi filmmis puani nasil bu kadar yuksek anlamadim