Hem g4y hem mülteci ağzının ortasına vuracaksın bir sürü. Önce kendine gelecek sonra mülteci olmanın çözümünü arayacağız. Lanet olası abdliler bir defa olsun lgbt bokunu bir şeye sokmadan iş yapın. 10/1
Evettt harika ve değeri bilinmeyen bir belgesel dizisinin sonuna geldik. Ben bu diziye başlayalı gerçekten çok uzun zaman oldu hatırlamıyorum ama rahat bi iki senesi var neden bitirmen bu kadar uzun sürdü derseniz e insanın canı her an belgesel izlemek…devamıEvettt harika ve değeri bilinmeyen bir belgesel dizisinin sonuna geldik. Ben bu diziye başlayalı gerçekten çok uzun zaman oldu hatırlamıyorum ama rahat bi iki senesi var neden bitirmen bu kadar uzun sürdü derseniz e insanın canı her an belgesel izlemek istemeyebiliyor ben bunu izlediğim herhangi bir dizinin yanında yancı olarak devam ettiriyodum. Ha bu arada bitirdim diyorum ama Disney+ ta sadece ilk dört sezon olduğu için dört sezonu bitirdim beşinci ve altıncı sezonlar yüklü değil internette baktım ama göremedim yüklenirse onlarıda izlerim.
Dizinin her bir bölümünde Avrupada bir ülke anlatılıyor. Bölümlerden birinde Türkiye de var.
En sevdiğim kısımlardan biri işleniş tarzı; adından da anlaşılacağı üzere “Gökyüzünden Avrupa” ülkeleri gökyüzünden harika manzaralarla bizlere tanıtıyor ve bunu yaparken bölümü dört mevsime bölüyor o ülkenin ilkbahar, yaz, sonbahar ve kıştan özelliklerini anlatıyor. Ve bunu yaparken ülkenin coğrafyasını, turistik yerlerini, doğal güzelliklerini, tarımını ve son olarak mühendislik harikalarını gösteriyor.
Ben bu işleyiş tarzını çok sevdim hem insanı eğlendiren hemde bilgilendiren bir tarzı var teşekkürler Gökyüzünden Avrupa🙏
Kafka bu kitabında babasına olan duygularını dile getirdiği bir mektubu ele alarak yazmış. Kafka babasına duyduğu korku, suçluluk ve yetersizlik duygularını kitabın geneline yansıtmış durumda. Ayrıca babasını yalnızca bir otorite figürü olarak değil, kendi kişiliğinin şekillenmesinde belirleyici olan bir gölge…devamıKafka bu kitabında babasına olan duygularını dile getirdiği bir mektubu ele alarak yazmış. Kafka babasına duyduğu korku, suçluluk ve yetersizlik duygularını kitabın geneline yansıtmış durumda. Ayrıca babasını yalnızca bir otorite figürü olarak değil, kendi kişiliğinin şekillenmesinde belirleyici olan bir gölge gibi anlatır. Bu mektup, yalnızca Kafka'nın babasıyla hesaplaşması değil; otorite karşısında ezilen bireyin evrensel bir itirafıdır.
Az önce uzun zamandır bulamadığım bir kitabın siparişini verdim. Kekimin tutmadığına artık daha az üzülüyorum. Bir çay alıp gelecek kitabımı düşünerek dizimi izlemeye devam edeyim.
şahsen normalde ağır ilerleyen bir filmi bu kadar izlemekte ısrar etmezdim ama bu filmde öyle olmadı ağır ilerledi ve ben izlemeye devam ettim şaşırtıcı xmxbdkdv sürükledi muhtemelen, bazen adamın rüyalarındaki kabusları gerçek sanışlarım bile oldu ayrıca filmin sonunda da ne…devamışahsen normalde ağır ilerleyen bir filmi bu kadar izlemekte ısrar etmezdim ama bu filmde öyle olmadı ağır ilerledi ve ben izlemeye devam ettim şaşırtıcı xmxbdkdv sürükledi muhtemelen, bazen adamın rüyalarındaki kabusları gerçek sanışlarım bile oldu ayrıca filmin sonunda da ne oldu anlayamadık bile yarım kaldı ee ne oldu şimdi oldum o gıcık etti sonuçta o kadar izleyip ilerlemişim insan bir düzgün sona bağlar
Spoiler içeriyor
Söylenecek çok şey var ve bu yüzden hangi sırayla başlamam gerekiyor hiç bilmiyorum. Başlangıçta bizi karşılayan yoğun sisler ardındaki köşkümüzde yolunda olmayan bir şeyler var ve baş karakterimiz bunun olağan bir şekilde farkında. Aslında olay da tam olarak burada başlıyor.…devamıSöylenecek çok şey var ve bu yüzden hangi sırayla başlamam gerekiyor hiç bilmiyorum. Başlangıçta bizi karşılayan yoğun sisler ardındaki köşkümüzde yolunda olmayan bir şeyler var ve baş karakterimiz bunun olağan bir şekilde farkında. Aslında olay da tam olarak burada başlıyor.
Grace, iki çocuğuyla birlikte, savaş yüzünden eşinin onları geride bırakmasından muzdarip durumdadır. Yaşadıkları evde ise yolunda olmayan her şey bize filmin sonunda gerçekliğin sıra dışı boyutunu düşündürmektedir.
Filmin merkezinde, genelde her saniyesinde sonunu düşünmek bana biraz absürt geliyor ama sonunda verdiği mesaj ve ilettiği görsellikle yararlandığı her türlü daldan bahsetmemek açıkçası tuhaf kalır, bazı şeyleri havada bırakır. Tıpkı Purgatorio (Araf'ta) zamanın asılı kaldığı gibi.
Ölülerin, ruhlarının akıbetleri belirleneceği sürece kadar geçiş yaptıkları âlemi elbette hepimiz biliyoruz. Buna dinî açıdan, mitolojik açıdan yahut edebî açıdan fark etmeksizin hâkimiz. İşte filmin merkezinde tam olarak bu tema var. Boşlukta, nerede olduğunu bilemeden asılı kalmışları görüyoruz.
Yukarıda Dante'nin Araf (İkinci Bölüm) adlı eserinden, (Purgatorio İlahi Komedya) bahsetmiştim. Bunun sebebi de aslında rehber olayından bahsetmek istemem. Mitoloji de ölümden sonra ruha eşlik eden Kayıkçı'yı da duymuşsunuzdur. İşte bu filmde, öte diyara yolculuğu da üstelenen hizmetlileri görüyoruz. Bu açıdan ele alındığında mitolojik unsurların epey merkeze koyulmaya çalışıldığını düşünüyorum. Belki de tamamen tesadüfen benzerlikler taşıyordur ama filmi izlediğinizde ne demek istediğimi anlamış olacaksınız.
Bu açı tamamen mitolojik bakış açısına sahipti. Grace'i Medea ile bağdaştırmam da ayrı bir yönü.
Bir de işin dinî boyutu var. Grace, çocuklarını sürekli Katolik kurallarına göre film boyunca eğitir. Ve onlara günah işlemeleri durumunda Limbus'a gideceklerini söyler. (Vaftiz edilmemiş çocukların Araf'ı.) Fakat bu durumda bile merkezde yer alan öte çatışmayı, benliğinde hâlâ devam ettirir. Çünkü ruhu, hâlâ tamamlanmamış duygularının arkasında asılı kalmıştır. Hatta bu sebeptendir ki film boyunca çocuklarına zarar vereceğini düşünüp gün ışığında kaçmaya çalıştığı ve sürekli karanlığı koruması da kendi ruhunun öte diyarında takılı kalmış olmasındandır. Çünkü ışık hakikati, karanlık ise sırları temsil eder. Ve filmin sonunda bu temayla aslında ne denilmiş olacağını görüyoruz. Çünkü sırlar, hakikate kavuşuyor. Bu da sanırım dinî bir gönderme olmasından izahat.
Dinî doktrinle vurgulanacak çok yön var elbette. Her semavi dinde olduğu gibi intihar, öte diyar iletişimi, spiritüel ayinler vb. durumlar yasaklıdır. Filmde bulunan medyumun da sebebi yine filmde sonuçlanıyor. Ve Grace, işlediği günahtan ötürü, cezalandırılacağını bildiğinden öte diyar ve hakiki diyar arasında geçici bir ilüzyon yaratıyor. Zihni durağanlaşmış bu boş zamanda, boşlukta sıkışıp kalıyor.
(Araf ve Limbus, genelde farklı kavramlar olabilir. Ben benzettiğim için o şekilde yazdım :)
Ve bu diyarı fazlasıyla benimsediğinden ötürü artık o, elindekiyle yetinip, çocukları ile evini savunmaya her koşulda hazır hissediyor. Eh kim bilir, belki kaybettiğimiz sevdiklerimiz, bu dünyada ulaşamadıkları nihai mutluluğa, kendi zihinlerinde kurdukları güzel anılardan yüklü mekânlarda ebedî kararın sonuçlanacağı günü bekliyorlardır. Belki ölümün soğuk yanından, filmde olduğu gibi habersizce, sanki hiç dünyada yaşamamış gibilerdir.
İyi seyirler 🍃
🍁 Film genel olarak bir kadın ve bir erkeğin farklı ilişkiler içerisindeki durumlarını anlatıyor. Arkadaşken, sevgiliyken ya da evliyken erkekler ne yapıyor kadınlar ne yapıyor, cinsiyetler farklı ilişkilerde bulunduklarında birbirlerinden beklentileri neler oluyor bunlar üzerinde duruyor. 🍁 Harry ve Sallynin…devamı🍁 Film genel olarak bir kadın ve bir erkeğin farklı ilişkiler içerisindeki durumlarını anlatıyor. Arkadaşken, sevgiliyken ya da evliyken erkekler ne yapıyor kadınlar ne yapıyor, cinsiyetler farklı ilişkilerde bulunduklarında birbirlerinden beklentileri neler oluyor bunlar üzerinde duruyor.
🍁 Harry ve Sallynin ilişkilerinin farklı şekillerde evrimleşmelerini sevdim. Farklı zamanlarda tekrar tekrar tanışmaları ve en sonunda arkadaş olmaya karar vermeleri hoşuma gitti.
Sonunda seriyi oturtabilmişler. (4 (+3) filmden sonra.) Hem Tom Holland, Spiderman rolüne artık bürünebilmiş hem de film genel anlamda başarılı bir yönetmenliğe sahipti. Duygu ve aksiyonu yaşatabildi. Punisher, gerçek Hulk ve Jean Grey de yerinde ve iyi tatlar katmışlar. Sadie…devamıSonunda seriyi oturtabilmişler. (4 (+3) filmden sonra.) Hem Tom Holland, Spiderman rolüne artık bürünebilmiş hem de film genel anlamda başarılı bir yönetmenliğe sahipti. Duygu ve aksiyonu yaşatabildi. Punisher, gerçek Hulk ve Jean Grey de yerinde ve iyi tatlar katmışlar. Sadie Sink zaten hem olağanüstü doğal güzelliği hem de başarılı oyunculuğuyla güzel bir sürpriz diyebiliriz. Marvel, End Game sonrası ilk defa evreni tekrar toparlayabilirmiş hissiyatı uyandırdı. Bu sevindirici. Bakalım, Doomsday’den sonra daha net yorum yapabileceğiz. Geliyor gelmekte olan. Dunesday..
9/10
Kapıdaki Düşman 7.5/10 Stalingrad’ın yıkılmış sokaklarında, bir tüfek ve sabır ölümcül bir silaha dönüşüyor. Film iki keskin nişancının mücadelesi üzerinden savaşın acımasızlığını, psikolojik baskıyı, dostluğu, ihaneti ve kahramanlığın nasıl oluştuğunu anlatıyor. Jude Law ve Ed Harris’in karşı karşıya geldiği sahnelerde…devamıKapıdaki Düşman 7.5/10
Stalingrad’ın yıkılmış sokaklarında, bir tüfek ve sabır ölümcül bir silaha dönüşüyor. Film iki keskin nişancının mücadelesi üzerinden savaşın acımasızlığını, psikolojik baskıyı, dostluğu, ihaneti ve kahramanlığın nasıl oluştuğunu anlatıyor.
Jude Law ve Ed Harris’in karşı karşıya geldiği sahnelerde gerilim giderek yükseliyor. Filmin en güçlü yanı, düşmanı görmeden önce onun nerede olduğunu tahmin etmeye çalıştığınız o sessiz ve gergin bekleyiş. Savaşın yalnızca cephede değil, insanın zihninde de yaşandığını hissettiriyor.
Atmosferi ve keskin nişancı düellosuyla akılda kalan bir yapım. Savaş, gerilim ve tarih sevenlere tavsiye ederim.
Avcıyla av arasındaki tek fark, kimin önce hata yaptığıdır..