"Just think, someday we’ll be buried here side by side, six feet under in matching coffins. Our lifeless bodies rotting together for all eternity." I love them 🖤
🫧Sıfır bir değer değildir,bir sayı bile. değildir,anca bir sayının yanına gelince değer yaratır, tıpkı sevda gibi" İsmini çok duydum . Çevremdeki birçok kişide övgüyle bahsediyordu gerçekten dedikleri kadar vardı. Samimi, sıcak bir aile dizisi. Günümüzdeki birçok dizi gibi herkes tek…devamı🫧Sıfır bir değer değildir,bir sayı bile. değildir,anca bir sayının yanına gelince değer yaratır, tıpkı sevda gibi"
İsmini çok duydum . Çevremdeki birçok kişide övgüyle bahsediyordu gerçekten dedikleri kadar vardı. Samimi, sıcak bir aile dizisi. Günümüzdeki birçok dizi gibi herkes tek bir tip değil. Gerçek hayata benzer bir gençlik dizisiydi. En etkilediğim ikili haydar ile armağan o kadar güzeller ki onların aralarındaki o saf sevgi uzun zamandır görmediğim bir tandıklık hissi verdi. Keşke final bölümü daha güzel yazılsaydı. En azından kızların okullarını bitirdiklerini görebilseydik. Diğer karakterlerde çok güzeldi. Zeliha' nın anne sıcaklığı, Asiye' nin zekası hepsi birbirinden güzellerdi.
8.5/10
Spoiler içeriyor
2006 yapımı olmasına rağmen hâlâ etkisini koruyor. Özellikle çocuk tacizcisi çiftin evinde geçen bölüm neydi öyle? Gerilmekten nefesim kesildi. Filmin en rahatsız edici ve akılda kalan kısmı kesinlikle orasıydı. O sahneleri izlerken insan mafyadan, katillerden değil de normal görünen insanların…devamı2006 yapımı olmasına rağmen hâlâ etkisini koruyor. Özellikle çocuk tacizcisi çiftin evinde geçen bölüm neydi öyle? Gerilmekten nefesim kesildi. Filmin en rahatsız edici ve akılda kalan kısmı kesinlikle orasıydı. O sahneleri izlerken insan mafyadan, katillerden değil de normal görünen insanların içindeki karanlıktan korkmaya başlıyor.
Film boyunca yok yok: Rus ve İtalyan mafyası, aile içi şiddet, çocuk istismarı, kötü polisler, uyuşturucu bağımlılığı, fahişeler, pezevenkler, sapkınlıklar, psikopatlıklar, ırkçı söylemler, takıntılar ve akla gelebilecek daha birçok karanlık unsur. Normalde bu kadar farklı temanın bir araya gelmesi filmi dağıtır ama Running Scared bunu garip bir şekilde başarmış. Konu da oldukça sürükleyici. Kötü giden bir uyuşturucu anlaşmasının ardından ortaya çıkan bir silahın ortadan kaldırılması görevi Joey Gazelle'e (Paul Walker) veriliyor. Ancak Joey'nin evinde sakladığı silah komşusunun küçük oğlu Oleg'in eline geçince işler kontrolden çıkıyor. Bundan sonrası ise hem silahı hem de çocuğu bulmaya çalışan insanların nefes kesen kovalamacası.
Film oldukça karanlık bir atmosfere sahip ve yüksek dozda şiddet içeriyor. Bu konuda hassas olanları baştan uyarmak lazım. Ancak özellikle kamera açıları, görüntü yönetimi ve hareketli çekimleriyle döneminin birçok aksiyon filminden ayrılıyor. Görsel dili bugün bile oldukça özgün duruyor. Buz hokeyi sahnesi ise ayrı bir efsane. Adamın buz hokeyi sopalarıyla dövüldüğü o bölüm filmin unutulmaz anlarından biri. 2006 yapımı aksiyon filmleri arasında bence Paul Walker'ın en iyi performanslarından birini izliyoruz. Hatta çoğu kişi onu sadece Hızlı ve Öfkeli serisiyle hatırlasa da oyunculuk anlamında kariyerinin en dikkat çekici işlerinden biri Running Scared olabilir.
Filmin sonunda gelen sürpriz de hoşuma gitti. Bir an için Joey'nin öldüğünü düşünüp üzülürken, sonrasında gördüğümüz sahneler yüzümüzde bir tebessüm bırakıyor. Finale ve Filme Dair: Bir de filmin yıllar sonra farklı bir anlam kazandığını düşünenlerdenim. Özellikle çocuk tacizcisi çiftin evinde geçen bölüm bugün izleyince insanın aklına ister istemez yıllar sonra ortaya saçılan Epstein skandalı ve benzeri olaylar geliyor. Elbette film bunlarla doğrudan bağlantılı değil ama o karanlık dünyanın varlığına çok erken dönemde dokunmuş gibi hissettiriyor. Filmin sonunda gelen sürpriz de hoşuma gitti.
Ben açıkçası Joey'nin aslında başından beri gizli bir federal ajan olabileceği yorumlarına yakın hissedenlerdenim. Film bunu açıkça söylemese de bazı sahneler böyle düşünmeye müsait. Bir an için öldüğünü düşünüp üzülürken, sonrasında gördüğümüz sahneler yüzümüzde bir tebessüm bırakıyor. Paul Walker'ın yıllar sonra gerçekleşen trajik ölümü de ister istemez filmi izlerken aklıma geldi. İnternette ölümünün bazı şeyleri açıklamasını engellemek için planlandığına dair çeşitli teoriler dolaşıyor. Bu teorilerin doğruluğunu destekleyen somut bir kanıt bulunmasa da, Running Scared'daki bazı temalar nedeniyle filmi izleyenlerin bu bağlantıları kurduğunu görmek ilginç.
100 yılda bir gelecek şov. Hayatın uzun akışınının kısa özetini simgeleyen, izleyenlere anlamsız ve karışık gelip ikinci kez ileten film. Bir çoğu gibi ikinci kez izlemeye hazırlıklı şekilde izleyin.
Size bugün tavuklarla imtihanımı anlatayım🙄🙄gittim kümese bütün tavuklar yumurtluyor sonra geri döndüm 16 17 saattir yemek yemedim neyse sonra 5 dk geçti yine gittim kalkmamışlar lan alt üstü yumurta pıppıtlayacaksanız neyin beklemesi bu geri döndüm bi 20 dk geçti gittim…devamıSize bugün tavuklarla imtihanımı anlatayım🙄🙄gittim kümese bütün tavuklar yumurtluyor sonra geri döndüm 16 17 saattir yemek yemedim neyse sonra 5 dk geçti yine gittim kalkmamışlar lan alt üstü yumurta pıppıtlayacaksanız neyin beklemesi bu geri döndüm bi 20 dk geçti gittim hala kalkmamışlar sonra tuttum sopayı kışkışladım yumurtlamışlar kalkmak için davetiye bekliyorlardı bende kaldırdımjdjdjdjdjjd davetiyenin icabına baktım jdjdjd
Elimizde çelişkisiz Kuran varken, çelişkiler yığınına dönmüş hadislerden dini hüküm öğrenmeye kalkmak bizi Kuran’dan uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Allah’ın elçisi Peygamberimiz Hz. Muhammed, ahirette toplumundan şu şekilde şikâyetçi olacaktır: Elçi de şöyle der “Ey Rabbim, benim toplumum bu Kuran’ı…devamıElimizde çelişkisiz Kuran varken, çelişkiler yığınına dönmüş hadislerden dini hüküm öğrenmeye kalkmak bizi Kuran’dan uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Allah’ın elçisi Peygamberimiz Hz. Muhammed, ahirette toplumundan şu şekilde şikâyetçi olacaktır:
Elçi de şöyle der “Ey Rabbim, benim toplumum bu Kuran’ı devre dışı tuttular.”
25- Furkan Suresi 30
Şüphesiz ki Tanrı doğru söyledi!!
Mokumoku Ren'in "Hikaru'nun Öldüğü Yaz" adlı eseri, manga, dijital ve roman versiyonları dahil olmak üzere tüm serisiyle 5 milyon adet satış rakamına ulaştı! Manga Final Aşamasında Anime'nin 2. Sezonu Hazırlık Aşamasında Bir köyde yaşayan iki yakın arkadaşın hikayesini anlatan korku…devamıMokumoku Ren'in "Hikaru'nun Öldüğü Yaz" adlı eseri, manga, dijital ve roman versiyonları dahil olmak üzere tüm serisiyle 5 milyon adet satış rakamına ulaştı!
Manga Final Aşamasında
Anime'nin 2. Sezonu Hazırlık Aşamasında
Bir köyde yaşayan iki yakın arkadaşın hikayesini anlatan korku ve gizem türündeki filmde, bir gün çocuklardan birinin yerini ona sadece benzeyen "başka bir şey" alır. Bunu bilmesine rağmen, arkadaşına yakın olma isteği diğer çocuğu ona yakın kalmaya iter.
paylaşan: @rosa
“Tele” nedir? Tele, Yunanca kökenli bir ön ektir ve “uzak, uzaktan, mesafeli” anlamına gelir. Bu yüzden bazı kelimelerde “uzaktan gerçekleşen şey” anlamı verir: Televizyon “Tele” = uzak “Vision” = görme Yani uzaktan görme anlamına gelir. Bir yerde gerçekleşen görüntüyü başka…devamı“Tele” nedir?
Tele, Yunanca kökenli bir ön ektir ve “uzak, uzaktan, mesafeli” anlamına gelir.
Bu yüzden bazı kelimelerde “uzaktan gerçekleşen şey” anlamı verir:
Televizyon
“Tele” = uzak
“Vision” = görme
Yani uzaktan görme anlamına gelir. Bir yerde gerçekleşen görüntüyü başka bir yerden izlememizi sağlar.
Telefon
“Tele” = uzak
“Phone” = ses
Yani uzaktan ses anlamına gelir. Uzakta olan biriyle ses yoluyla iletişim kurmamızı sağlar.
Telepati
“Tele” = uzak
“Pathos / patheia” = his, duygu, algı
Yani uzaktan hissetme / zihinsel iletişim gibi düşünülebilir. Bir kişinin düşünce, duygu ya da niyetinin herhangi bir fiziksel iletişim olmadan başka biri tarafından algılanması anlamında kullanılır. Bilimsel olarak kanıtlanmış bir iletişim yöntemi değildir ama edebiyatta, sinemada ve fantastik anlatılarda güçlü bir tema olarak çok sık kullanılır.
📽️
Bir annenin en zor kararı…
Hande Erçel’in oyunculuğunu oldum olası çok sevdiğimi söyleyemem. Hatta çoğu yapımını da özellikle açıp izleyen biri değilim. Ama bu filmde, bilmiyorum… Bence olmuş. 👏🏼 Bu kez karakterin duygusunu daha iyi taşımış ve hikâyenin içinde daha inandırıcı durmuş.
Metin Bey’e zaten ayrı bir parantez açmak lazım. Her zamanki gibi standart üstü bir performans sergiliyor. Adam gerçekten her rolün altından kalkabiliyor. 👌🏼
Filmin konusuna gelecek olursak; bence oldukça mantıklı, yaratıcı ve Türkiye’de çok fazla örneğini görmediğimiz türden bir hikâye seçilmiş. Hatta böyle konuların daha fazla işlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü farklı fikirler, farklı duygular ve biraz da cesaret sinemaya her zaman iyi geliyor. 🎬
Ama işte… Konu güzel, akış zayıf.
Oyunculuklar iyi, ama yer yer yavan kalıyor.
Fikir güçlü, fakat teknik taraf maalesef aynı gücü taşıyamıyor.
Sanki güzel bir şey yapmak istemişler ama bazı noktalarda eksik kalmışlar. Hikâye biraz daha derin işlenebilirdi. Duygular daha güçlü verilebilirdi. Bazı sahneler daha etkileyici kurulabilirdi. Özellikle efekt tarafı oldukça zayıf kalmış. Kar yağıyor mesela ama o kar bile yapay duruyor. Görsel atmosfer, kamera dili ve genel teknik işçilik açısından daha iyi bir sonuç beklerdim. ❄️🎥
“Sinematik” demek burada fazla iddialı mı olur bilemedim ama filmin bazı yerlerinde o sinema hissi tam olarak geçmiyor. Daha çok iyi bir fikir var ama o fikrin hakkı tam anlamıyla verilememiş gibi duruyor.
Yine de bütün eksiklerine rağmen genel olarak baktığımda izlenebilir ve tavsiye edilebilir bir film olduğunu düşünüyorum. Özellikle farklı konu arayan, duygusal tarafı olan hikâyeleri seven izleyiciler için şans verilebilir. 🙏🏼
İzleyecek olanlara şimdiden keyifli seyirler dilerim değerli okuyucularım. 🍿✨