People always hating me bc im talking about somethings else than they can think about and my vision never gonna be that cheap bc for they can got me. It was always like that. I was always the different one.…devamıPeople always hating me bc im talking about somethings else than they can think about and my vision never gonna be that cheap bc for they can got me. It was always like that. I was always the different one. Even im trying to explain myself they always just understand only one thing “i am a fckn insane and all the vision and all the dreams that i have just a dream and never gonne be real” bc they are living like a fckn mouse. They are not thinking what they want or who they are. But im always trying to make something. So thats makes me feel like a wolf around the fckn sheep people. Im like a imposter uk. I hope they can realize life is going and if you not gonna do anything for yourself, in the future you will have only one thing: wasted time. And you probably gonna die with THİS mentally pain. Im just saying guys. ✌🏻 peace
Filmi iki ay felan önce izlemiştim,genel olarak ortalama bir film diyebilirim. Film 1900 lü yıllarda Barcelona'da geçiyor. Hükümete ait silahlar trenden,bir gece ansızın çalınıyor. Bu çalınan silahlar çetelerin eline geçerse çok büyük can kayıpları ve hatta iç savaş çıkarabilecek güçteki…devamıFilmi iki ay felan önce izlemiştim,genel olarak ortalama bir film diyebilirim.
Film 1900 lü yıllarda Barcelona'da geçiyor.
Hükümete ait silahlar trenden,bir gece ansızın çalınıyor.
Bu çalınan silahlar çetelerin eline geçerse çok büyük can kayıpları ve hatta iç savaş çıkarabilecek güçteki silahlar.
Polis teşkilatı bunu araştırır.Ama pek te masum değillerdir.
Madrid'den bir polis atanır olaya yardım etmek için ve bu polisin başından geçen olayları, verdiği kararları,nelerle mücadele ettiğini vs anlatan bir film.
La casa de papel'den denver ve denverin babası da oynuyor 😄
Genel olarak ortalama bir filmdi diyebilirim, çok bir beklentiniz olmasın, çok daha iyilerini izlemişsinizdir.
Ama konusu hoşunuza gittiyse canınız sıkılmaz bitirirsiniz.
Filme genel olarak puanım 6/10 diyebilirim.
İyi seyirler.!
Edebiyat dersinde anlattıkları Yedi Uyurlar mağarası vardı ya... o geldi aklıma ( ˶ˆᗜˆ˵ ) *** Efsaneye göre Urashima Tünelinde kaybettiğin bir şeyi geri kazanabiliyorsun. *** Küçük yaşta kardeşi Karen'i kaybettikten sonra Kaoru'nun ailesi parçalanmış. Yıllardır zor zamanlar geçiren Kaoru evden…devamıEdebiyat dersinde anlattıkları Yedi Uyurlar mağarası vardı ya... o geldi aklıma ( ˶ˆᗜˆ˵ )
***
Efsaneye göre Urashima Tünelinde kaybettiğin bir şeyi geri kazanabiliyorsun.
***
Küçük yaşta kardeşi Karen'i kaybettikten sonra Kaoru'nun ailesi parçalanmış. Yıllardır zor zamanlar geçiren Kaoru evden kaçtığında kendini Urashima tünelinde buluyor. Okula yeni gelen öğrenci Hanashiro ile birlikte bu tünelin gizemini çözmeye ve dileklerini gerçekleştirmek için beraber çalışmaya başlıyorlar.
***
Bence çok güzel bir konuyu harcamışlar. Süreyi biraz uzatıp çok farklı yerlere bağlayarak düzgün bir son yazabilirlerdi. Yine de çizimleri falan çok güzel sevdim.
8/10 Yine bir Orphan tarzı film. Ama ikisi de aynı yıl çıkıyor. Hatta aynı aylarda. Aralarında 2 hafta gibi bir süre var. Aynı şekilde dizi olarak da Devil in Ohio dizisi var. Daha başka da benzer tür filmler var zaten.…devamı8/10
Yine bir Orphan tarzı film. Ama ikisi de aynı yıl çıkıyor. Hatta aynı aylarda. Aralarında 2 hafta gibi bir süre var. Aynı şekilde dizi olarak da Devil in Ohio dizisi var. Daha başka da benzer tür filmler var zaten. Ama Orphan direkt olarak gerçekte yaşanmış olan yetişkin bir kadının sahte kimliklerle çocuk kılığına girdiği konusunu ele alırken bu film şeytani bir kız çocuğunun evlat edinilmesini konu alıyor. Bu tarz filmlerde genelde başrol ölmez çünkü seri halinde filmin devamı gelir. Ölse bile aynı hikaye farklı bir kişi üzerinden izlenir. Aynı hikayeyi izlemek genelde sıksa da Orphan serisinde sıkmamıştı açıkçası. Ama bu filmin devamını yapmak istememişler. İzlerken daha önce izlediğin bir filmi tekrar izlemek hissi filmi sıkıcı yapıyor açıkçası ama tekrar tekrar izlesem de sıkılmam diyenler izleyebilir. Farklı bir şey izlememe hissinden dolayı beni çok tatmin etmedi açıkçası ama kötüydü denilebilecek bir film de değildi.
Savaşta şövalye falan olmam için bana konulan adhd yüzünden ders çalışmayı bırakın oyun oynarken bile odaklanamıyorum. Dizimle tuttuğum ritimlerden 4 albüm çıkardı eminim
Sinema tarihinin en sevilen ve en etkileyici filmlerinden biri olan Forrest Gump, zihinsel olarak diğer insanlardan biraz daha yavaş ama çok iyi kalpli ve dürüst bir adamdır. Hayatı boyunca tesadüfler ve kendi saflığı sayesinde Amerika tarihindeki birçok önemli olaya tanıklık…devamıSinema tarihinin en sevilen ve en etkileyici filmlerinden biri olan Forrest Gump, zihinsel olarak diğer insanlardan biraz daha yavaş ama çok iyi kalpli ve dürüst bir adamdır. Hayatı boyunca tesadüfler ve kendi saflığı sayesinde Amerika tarihindeki birçok önemli olaya tanıklık eder. Ama film aslında başarıdan çok, onun hayata bakışını ve yaşadığı duyguları anlatır.
Film, Forrest’ın çocukluğundan başlayarak onun Amerika tarihinin önemli dönemlerine tesadüfen tanıklık ettiği sıra dışı yaşamını takip eder. Forrest’ın zekâsı ortalamanın altında olsa da, dürüstlüğü, saflığı ve kararlılığı sayesinde hayatı boyunca birçok olağanüstü olayın içinde yer alır.
Hikâye boyunca Forrest;amerikan futbolunda büyük başarılar elde eder,Vietnam Savaşı’na katılır,Elvis Presley, John F. Kennedy gibi tarihî figürlerle dolaylı olarak kesişen olayların içinde bulunur,zamanla zenginleşir ve hayatının en önemli motivasyonu olan çocukluk aşkı Jenny’ye olan bağlılığını sürdürür.
Filmin temel konusu aslında hayatın rastlantılarla dolu olması ve basit görünen bir insanın bile büyük etkiler yaratabilmesi fikri üzerine kuruludur. Forrest’ın bakış açısı çok sade olduğu için, izleyiciye hem hayatı hem de tarihi olayları farklı bir gözle gösterir.
Başrolde Tom Hanks var ve açık konuşmak gerekirse film onun performansı sayesinde bu kadar güçlü ki zaten Tom Hanks bu filmle Oscar kazanmıştı. Forrest karakteri çok zor bir karakter aslında. Çünkü onu abartırsan yapay olur, eksik oynarsan duygusu geçmez. Ama Tom Hanks bunu çok dengeli bir şekilde yapmayı başarıyor. Sanki gerçekten böyle biri varmış da biz onun hayatını izliyormuşuz gibi hissettiriyor.
Filmin en etkileyici taraflarından biri de hayatın akışını çok doğal vermesi. Büyük olaylar oluyor ama film bunları büyütüp dramatize etmiyor. Forrest’ın gözünden her şey sanki normal bir günmüş gibi geçiyor. Bu da filmi daha samimi yapıyor.
Bir diğer önemli nokta, filmdeki zaman geçişleri. Hikâye uzun bir dönemi kapsıyor ama bu geçişler o kadar akıcı ki hiç kopukluk hissetmiyorsun. Forrest’ın hayatı ilerledikçe sen de onunla birlikte büyüyormuş gibi hissediyorsun. Bu bağ kurma meselesi filmin en güçlü yanlarından biri.
Görsel olarak film çok gösterişli değil ama zaten buna ihtiyaç da yok. Çünkü hikâye ve karakterler ön planda. Müzikler ise dönemi çok iyi yansıtıyor ve sahnelerin duygusunu güçlendiriyor. Bazen bir sahnede müzikle birlikte gelen duygu gerçekten beklediğinden daha fazla etkileyebiliyor.
Ama şunu da söylemek lazım: Film herkese aynı şekilde hitap etmeyebilir. Çünkü bazı insanlar daha karmaşık, daha sert hikâyelerden hoşlanır. Bu film ise daha sakin, daha duygusal ve daha insani bir yerde duruyor. Eğer sabırsızsanız veya sürekli aksiyon beklerseniz biraz yavaş gelebilir.
Genel olarak Forrest Gump, insanın içine dokunan, sade ama unutulmaz bir film. İzledikten sonra aklında dev sahnelerden çok küçük anlar kalıyor. Bir bankta oturmak, bir cümle, bir bakış… Ve en ilginç tarafı, bu küçük anların bizi büyük düşüncelere götürmesi.
Filmi sürekli erteliyordum az önce bitirdim ve mükemmel bir filmi neden şimdiye kadar izlememişim diye kendime kızdım.O kadar söyleyeyim. Düşünsenize günlük rutinleriniz, işe gitmek, eve gelmek, yemek yemek,sohbet etmek. Aklınıza gelen her şey ya bir televizyon programında 7/24 canlı yayınlansaydı.…devamıFilmi sürekli erteliyordum az önce bitirdim ve mükemmel bir filmi neden şimdiye kadar izlememişim diye kendime kızdım.O kadar söyleyeyim.
Düşünsenize günlük rutinleriniz, işe gitmek, eve gelmek, yemek yemek,sohbet etmek.
Aklınıza gelen her şey ya bir televizyon programında 7/24 canlı yayınlansaydı.
İşte tam olarak bunu anlatıyor.
Truman'ın doğum anı dahil her şeyi filmde anlatıyor.
Oyunculuklar,renkler,sahneler,filmin sürekli olan neşesi,hayat dolu olması çok ama çok güzel.
Bir yandan da çok duygu dolu bir film.
Truman'a üzülmeden duramıyorsunuz,ulan böyle hayat mı olur, nasıl bir şey bu?
Ama film cidden harika ötesi.
Çok spoiler vermeyeyim ama sonu çok güzel bence.
Kesinlikle izlemenizi öneririm.
Filme 8/10 veriyorum!