Bir televizyon programının içine doğmak... Vay canına! Gerçekliği sorgulanınca oldukça korkunç ama konu olarak çok çok yaratıcı. Klasik zaten bilmeyen yoktur. Erteleyen varsa da mutlaka izlesin. 🤍
🧚🏻♀️🪽🧚🏻♂️ Düriye ve Senayi… Küçük bir çocuğun çaldığı ekmeği iyilik ve kötülük defterine yazmayan iki melek, cezalandırılıp dünyaya Düriye ve Senayi adında iki kapıcı kardeş olarak gönderilirler ve biz de onların maceralarına tanıklık ederiz. Öncelikle kadrosu ve dönemine göre konusu…devamı🧚🏻♀️🪽🧚🏻♂️
Düriye ve Senayi…
Küçük bir çocuğun çaldığı ekmeği iyilik ve kötülük defterine yazmayan iki melek, cezalandırılıp dünyaya Düriye ve Senayi adında iki kapıcı kardeş olarak gönderilirler ve biz de onların maceralarına tanıklık ederiz.
Öncelikle kadrosu ve dönemine göre konusu benim için çok iyiydi ama bir şekilde olmamış dizi. Zaten altı bölümcük sürüp bitmiş.
Sırf vakit geçirmek ve hemen bitirmek için izlemiştim. İzlemesem de olurmuş.
İnsanlara fiziksel olarak bu kadar yakınken, ruhsal olarak fersah fersah uzak olmak... Herkese değip kimseye dokunamamak, içimizde büyüttüğümüz en sessiz trajedi
Herkesin bildiği ama benim bir türlü başlayamadığım o film. Hani her şeyin zamanı vardır derler ya buna yürekten inanıyorum artık. Filmi bugüne kadar bekletmemin bir sebebi varmış. Birini sürekli düşünüp kopamayacağınıza inanıyorsanız önce kendinize sonra da aynı durumdan muzdarip arkadaşınıza…devamıHerkesin bildiği ama benim bir türlü başlayamadığım o film. Hani her şeyin zamanı vardır derler ya buna yürekten inanıyorum artık. Filmi bugüne kadar bekletmemin bir sebebi varmış. Birini sürekli düşünüp kopamayacağınıza inanıyorsanız önce kendinize sonra da aynı durumdan muzdarip arkadaşınıza izletin. Yılın birçok günü aleladedir. Başlar ve biter. Bir şeyi ne kadar sevdiğin senin ona ne kadar anlam yüklediğinle alakalıdır. Filmin ana mesajı bu. Aşktan gözüne perde inmiş gözleri açma garantili yani. Beğendim.
Sahte bir vitrin sunanları veya "sadece" bir vitrin sunanları, gizleyen, aldatan ve sahtekârlık yapanları düşündüğümüzde, yaratılan görünüşlerle gerçeklik arasında uyuşmazlık olduğu aklımıza gelir. Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu, Erving Goffman, sayfa 66
Gözyaşlarım bile kabul etmiyor artık beni. Akmıyor gözümden yaş; oysa içim ağlıyor, ruhum feryat ediyor... Sessizliğin içinde koca bir çığlık atıyor ama nafile, sağırlar ülkesinde yaşıyorum... Beyhude geçiyor ömrüm... Gözlerim semaya bakıyor, yıldızları izliyorum. Öyle hayran olunası bir şekilde parlıyorlar…devamıGözyaşlarım bile kabul etmiyor artık beni. Akmıyor gözümden yaş; oysa içim ağlıyor, ruhum feryat ediyor... Sessizliğin içinde koca bir çığlık atıyor ama nafile, sağırlar ülkesinde yaşıyorum... Beyhude geçiyor ömrüm...
Gözlerim semaya bakıyor, yıldızları izliyorum. Öyle hayran olunası bir şekilde parlıyorlar ki kelimelerim kifayetsiz kalıyor. Alın beni yanınıza... Ruhum yorgun, arafta... Acı içinde kıvranıyor. Gözler ruhun aynasıysa niçin görmüyorlar? Körler ülkesinde görülmeye çalışmak kadar beyhudeydi çabam...
Bir volkan var içimde, okyanusun dibinde patlamaya hazır... Fırtına öncesi bir sessizlik bendeki... Belki de yerimi bulamamaktan bunlar. Ait olmak istediğim her yerde bir şeyler eksildi ruhumdan ve benden geriye sadece bir boşluk kaldı. Ruhumda yağmurlar yağıyor. Uyku bile kabul etmiyorken beni, insanların kabul etmesini düşünmek... Boşunaydı tüm çabam gibi...
Lale-i pinhan
Şarkılara yapılan kliplere editleyerek sahnelerini eklemek için güzel film, onun dışında bişey anlamadım, daha doğrusu anladım ama böyle beğenildigine göre anlamamış olmalıyım.
Film tek bir mekanda geçiyor. Biraz anlatıma dayalı olduğu için izlerken kitap okuyor gibisiniz. İnsanın ahlaki sınırlarını ölçen bir filmdi. Ben beğendim, güzel ve ilginçti.