Yalpalıyorum Allah’ım Sis bulutları inmiş gibi zihnime Eğrisini doğrusunu hesaplayamadığım ne varsa Gelip zincire vuruyor düşlerimi Düşene tekme tokat dalan bu dünyada Bir bebeğin ilk adımları kadar tedirgin kalbim.. Keşke düşsem diyorum. Düşsem toparlanırım Düşsem yerim belli olur hiç değilse…devamıYalpalıyorum Allah’ım
Sis bulutları inmiş gibi zihnime
Eğrisini doğrusunu hesaplayamadığım ne varsa
Gelip zincire vuruyor düşlerimi
Düşene tekme tokat dalan bu dünyada
Bir bebeğin ilk adımları kadar tedirgin kalbim..
Keşke düşsem diyorum.
Düşsem toparlanırım
Düşsem yerim belli olur hiç değilse
Yerimi yurdum bilir, öyle kalkarım ayağa.
Şayet kalkarsam
Ki kalkacağım biiznillâh
İçimde dizginleyemediğim atları süreceğim bozkırlara
Geçeceğim Van Gogh’un yıldızlı gecelerinden
Arşa değen saçlarıma öreceğim asteroidleri
Ve bilmem kaç ışık yılı kadar çekip gideceğim dünyanızdan..
Yolum uzun..
İçimde yonttuğum kibrin âsi heykellerini
İbrahimî bir baltaya teslim ediyorum evvelâ.
Putlarınıza basarak yükseldiğim arşın alnında
Yazgımın karasına bulaşıyor soğuk ellerim.
Gök şahidim olsun;
Kuşlar bilir aşikâr ettiğim sırrın yükünü.
Ben savrulurken şehrin dehlizlerinde
Yerimde esen yellerin de alacağı olsun.
Savruluyorum Allah’ım.
Yerimde gerçekten yeller esiyor.
Mevsim kırlangıç dönümü,
Ve ben kaderiyim bir çınar yaprağının.
Bir fare kapanında ezilmiş zihnim bulamıyor mekânsal izzetini
Öyle eğreti, öyle aidiyetsiz ki varlığım
Planda yokmuşum da, son anda dünyaya kabul edilmişim gibi.
Gidiyorum işte vedâları süzerek imbiklerden
Balıkların taht kurmadığı deryalardan,
Kuşların imzasını atmadığı göklerden geçerken
Geçemiyorum insanın insana tapuladığı yeryüzünden..
Öylece kalıyorum ortada yersiz ve mekânsız
Araf desen değil, kafes desen hiç değil.
Sen söyle de bileyim artık Allah’ım
Âleminde benim de yerim var mıdır ???
Bunun bir film olduğunu düşünüyorsan sen hala anlamışsın. Bu insanlık belgeseli. İnsanlığın "alıcılar" ve onlar sayesinde büyük paralar kazanan ve insanlardan oluşan "şirketler" i anlatan bir belgesel. Ve bu belgeselin oyuncuları da bizleriz. Benim ve sensin dostum. Dudağına ruj süren…devamıBunun bir film olduğunu düşünüyorsan sen hala anlamışsın. Bu insanlık belgeseli. İnsanlığın "alıcılar" ve onlar sayesinde büyük paralar kazanan ve insanlardan oluşan "şirketler" i anlatan bir belgesel. Ve bu belgeselin oyuncuları da bizleriz. Benim ve sensin dostum. Dudağına ruj süren bir kadından henuz annesinin karnında olan çocuğa kadar herkesi ilgilendiren bir belgesel.
"Şirketler insanlardan oluşur ve bu insanlar hadlerini aştı. Canlari cehenneme. " diyerek beni çok etkiledi.
Bu yapımı izlerken bunun film olmadığını iyice anlaman lazım. Sen de bu olusumun içindesin. Bu o gün teflondu. Bu gun baska bir kimyasal. Yarın başka. Bizi her zaman zehirliyorlar.
"Bu sistem hatalı. Bizi koruduklarını düşünmemizi istiyorlar ama yalan. Ne sirketler, ne bilim insanları ne de devlet. Biz bizi koruyabiliriz. Bunu bana lise mezunu bir çiftçi söyledi" Baska bisey dmeeye gerek var mı bilmiyorum. Korunduğunu düşünmemen temennisiyle...
Filmin başrolü Wolverine olmayınca, hatta Wolverine hiç olmayınca her şey ne kadar güzelleşti. Charles ve Erik arasındaki hikaye çok heyecanlıydı. Filmin kadrosunu kim kurdu bilmiyorum ama teşekkürler, ikisini birlikte izlemek günümü güzelleştirdi. Odağım özellikle tüm film boyunca Michael Fassbender'daydı, gözüm…devamıFilmin başrolü Wolverine olmayınca, hatta Wolverine hiç olmayınca her şey ne kadar güzelleşti. Charles ve Erik arasındaki hikaye çok heyecanlıydı. Filmin kadrosunu kim kurdu bilmiyorum ama teşekkürler, ikisini birlikte izlemek günümü güzelleştirdi. Odağım özellikle tüm film boyunca Michael Fassbender'daydı, gözüm başka hiçbir şey göremedi. Bu hazineyi geç keşfettiğim için utanıyorum.
Jennifer Lawrence'ı beğeniyorum ve seviyorum ama Hunger Games serisi dışında sinematografisinden hiçbir şey izlememiştim. Mystique rolünde olmasını sevdim. Profilimden de anlaşılabileceği üzere Mystique karakteriyle özel bir bağ kurdum. Profil fotoğrafımı sık değiştirmeyi sevmiyorum ama uzun zamandır Marvel izlediğim için bu era'dayken Marvel'dan bir kadın karakter koymak istiyordum. X-Men'e geçince aradığımı ancak bulabildim. Genelde bir film izlerken "Keşke şu karakteri ben oynasaydım," dediğim çok olmaz ama Mystique'i izlerken içimden geçiyor. Erik'in de dediği gibi,
"I prefer the real Raven."
"Perfection."
"Ben olsaydım kimin tarafından yana olurdum?" diye bu filmde üzerine düşündüm ve arada kaldım. Önceki X-Men üçlemesinde bunun üzerinde çok durmamıştım apaçık tek bir taraf var, o da Profesör X'in yanı gibiydi. Mutant olsam sanırım ayrıcalığımın beni nasıl bir hayata mahkum ettiğine göre fikrim değişirdi. Dışarıdan hiç anlaşılamayan bir özel yeteneğe sahip olmak cidden şans hem özel bir yeteneğin var hem de insanların arasına rahatlıkla karışabiliyorsun. Tabii ki Beast ya da Mystique gibi kendini saklaman ve baskılaman gerekmiyor.
Charles'ın Mystique'e olan davranışları zaten hiç onun halinden anlıyor gibi değildi. Herkes özgürce, olduğu haliyle sevilmek ve kabul edilmek ister. Bu yüzden filmin sonunda Erik'le gitmesini psikolojik olarak anlayabiliyorum. Onun yerinde ben olsaydım ben de giderdim. Beni değiştirmeye çalışan birisi yerine, olduğum gibi arzulayan kişiyi seçerdim.
Mutant and proud.
Profesör X bazı konularda gereksizce çok iyimser ve pasif kalıyor; Magneto'un felsefesinde daha haklı olduğu doğru noktalar var ama onun da yöntemi yanlış. Amaç her ne kadar iyi olsa da bu kadar şiddet yanlısı ve saldırgan olamazmışım gibi geliyor. Bu durumda bir tercih yapmak zor, çok zor... Charles ile Erik'i tek bir bedende birleştirerek ortaya çok daha iyi bir şey çıkarılabilir.
Başta söylemem gerekeni sonda söylüyorum, filmi sevdim. kusurları yok değil, bazı yerlerde ufaktan sıkıldım ve diğer X-Men filmleriyle çelişen, bariz kronolojik ve mantıksal hatalar vardı. Yine de filmi sevdiğim için bunları görmezden geleceğim çünkü şu ana kadarki en sevdiğim X-Men filmi oldu. Bir hata varsa da diğer X-Men'lerdedir, doğrusu budur der geçerim.
Hayatın içinden bir karakterin, yaşamındaki davranışları ele alınıp, hataları ve davranışlarını bize tavsiye niteliğinde yansıtan bir kitaptı. Karakterin dile getirmeyip içinde tuttuğu şeylerin, işlerin sonucunu ne kadar farklı yönlere çekildiğini görüyoruz. Ben özellikle bu tarz bir kitaba ihtiyacım olduğunu düşündüğüm…devamıHayatın içinden bir karakterin, yaşamındaki davranışları ele alınıp, hataları ve davranışlarını bize tavsiye niteliğinde yansıtan bir kitaptı. Karakterin dile getirmeyip içinde tuttuğu şeylerin, işlerin sonucunu ne kadar farklı yönlere çekildiğini görüyoruz. Ben özellikle bu tarz bir kitaba ihtiyacım olduğunu düşündüğüm için okudum ve açıkçası bana çok iyi geldi. Müthiş Psikoloji’nin başka kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Çünkü insanın gerçekten zihnini rahatlatan bir kitaptı. Daha önce Hayır Diyebilme Sanatı kitabını okumuştum ve çok sevmiştim, bu kitabı da ayrıca çok sevdim. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum 💜
Ailelerin çocuğu olmasına izin verilmeyen, kaosun hakim olduğu distopik bir evrende kaçış hikayesi. Yer yer biraz uzatılmış gibi hissettirdi, bazı mantık hataları da vardı ama yine de kendini izlettirdi. Tek mekânda geçmesine rağmen beni sıkmadı, bu da filmin sevdiğim taraflarından…devamıAilelerin çocuğu olmasına izin verilmeyen, kaosun hakim olduğu distopik bir evrende kaçış hikayesi. Yer yer biraz uzatılmış gibi hissettirdi, bazı mantık hataları da vardı ama yine de kendini izlettirdi. Tek mekânda geçmesine rağmen beni sıkmadı, bu da filmin sevdiğim taraflarından biri oldu. Empati yapabilenler için oldukça vurucu bir film; ben de dram izlemeyi neden sevmediğimi bir kez daha hatırladım… 🥲 Benden 6,5/10 aldı.
Gerilimi başından sonuna kadar dozunda tutmayı başaran, etkileyici bir korku filmi olmuş. Gizemli lanet temasının yanında lanetin geçmişine ve nasıl ortaya çıktığına dair daha fazla şey öğrenmek hikâyeyi ilgi çekici kılıyor. Bazı sahneler yer yer tahmin edilebilir olsa da tam…devamıGerilimi başından sonuna kadar dozunda tutmayı başaran, etkileyici bir korku filmi olmuş. Gizemli lanet temasının yanında lanetin geçmişine ve nasıl ortaya çıktığına dair daha fazla şey öğrenmek hikâyeyi ilgi çekici kılıyor. Bazı sahneler yer yer tahmin edilebilir olsa da tam anlamıyla ne zaman hayal ne zaman gerçek çözülemediği vakitler izlerken keyif verdi. Atmosferi ve psikolojik tarafı kendini izlettiriyor. Özellikle karakterlerin yaşadığı korku ve travmaların hikâyeye yedirilmesini sevdim. İlk film gibi gerilimi düşürmeden ilerlemesi ve merak duygusunu koruması hoşuma gitti. Benden 7,5 / 10 aldı.
Son dönem korku filmleri arasında gerçekten kendini ayıran bir film olduğunu düşünüyorum. Korku ve gerilimin yanında dramı ve psikolojik tarafı da çok güzel işlenmiş. Özellikle karakterlere sadece “korku filmindeki insanlar” gibi davranmayıp geçmişlerini, travmalarını ve birbirleriyle olan ilişkilerini göstermesi çok…devamıSon dönem korku filmleri arasında gerçekten kendini ayıran bir film olduğunu düşünüyorum. Korku ve gerilimin yanında dramı ve psikolojik tarafı da çok güzel işlenmiş. Özellikle karakterlere sadece “korku filmindeki insanlar” gibi davranmayıp geçmişlerini, travmalarını ve birbirleriyle olan ilişkilerini göstermesi çok hoşuma gitti. Karakter derinliği vermesi filmi benim için çok daha etkileyici yaptı. Yaşananların gerçekten mi olduğu yoksa karakterlerin zihninde mi gerçekleştiğini tam olarak anlayamamak, ne olacağını tahmin etmeyi zorlaştırıyor ve bu belirsizlik beni filme daha çok çekti Atmosferi ve müzikleri de gerilimi güzel destekliyor. Camscare sahneleri olsa da onlar olmadan da germeyi korkutmayı başaran başarılı bir film. Benden 8,5/10 aldı.
Haselham adı verilen yurtta yaşayan "insanların", özellikle de bunlardan biri olan Kathy'nin gözünden bu mekanın nasıl bir yer olduğunu, anlamını, koyulan yasakların nedenini ve benzeri şeyleri sorgulayarak bir çözüm bulmaya çalışıyor. Kitap çok övüldüğünden akıcı olacağını düşünmüştüm ancak oldukça yavaş…devamıHaselham adı verilen yurtta yaşayan "insanların", özellikle de bunlardan biri olan Kathy'nin gözünden bu mekanın nasıl bir yer olduğunu, anlamını, koyulan yasakların nedenini ve benzeri şeyleri sorgulayarak bir çözüm bulmaya çalışıyor. Kitap çok övüldüğünden akıcı olacağını düşünmüştüm ancak oldukça yavaş işlenen bir hikayesi var. Özellikle Haselham'ın soğuk havasını hissetmek ve karakterlerin yıllarca yaşadığı alanı tanımak için yavaş yavaş planlı ilerleyişini bize de yaşatmak istermişçesine bir yavaşlıkla aktı hikaye benim için. Yer yer hızlanıp ilgi çekici hale gelse de benim için okuması belirli aralıklarda zorlaşan bir kitap oldu. Romantikliğin daha iyi kurgulanmasını istesem de kanımca bu "insanlar" için yaşam koşulları da ele alındğında bir miktar ruhsuz hissettirmesini normal görüyorum. Ancak zor okutturduğu için, sonunu olması gerektiği gibi bulsam da Ruth'a ayar olduğum için , ha bir de herkese bu kızı dinlediği ve kimsenin karşı çıkmadığı için 5 veriyorum.
Özel Not: Ruth, seninle yıldızımız hiç barışmadı.
gerçek bir hikaye olması ve kediyle adamın arasındaki bağ o kadar güzeldi ki. sıcacık bir film ama ben izlerken sürekli kediyi nasıl ikna ettiler diye düşünmeden edemedim. filmde de gerçek bob oynamış ve en son kitap imza gününde de gerçek…devamıgerçek bir hikaye olması ve kediyle adamın arasındaki bağ o kadar güzeldi ki. sıcacık bir film ama ben izlerken sürekli kediyi nasıl ikna ettiler diye düşünmeden edemedim. filmde de gerçek bob oynamış ve en son kitap imza gününde de gerçek yazar yer alıyor ve kendisini canlandıran kişiden kitabını imzalamasını istiyor çooo tatlı. mümkün olsa da bu filme sarılabilsem. ve araştırırken kedi bobın öldüğünü öğrendim 🥹
james bowenı da takdir etmek gerekiyor gerçekten hayata tekrar tutunmak için çok mücadele etmiş 2.şansı kesinlikle hak ediyor. mücadelesinde bobın ona bu şekilde destek olması büyük şans.