"Kaygıyı nasıl durduracağımı bilmiyorum. Belki de büyüyünce olan şey budur. Daha az neşe hissedersin." Kafamızın içinde olup biten her şeyi bu denli somut, yaratıcı ve eğlenceli şekilde ekrana taşımaları inanılmaz. İlk filmde ekran süresi kısa olan duyguların bu filmde ekran…devamı"Kaygıyı nasıl durduracağımı bilmiyorum. Belki de büyüyünce olan şey budur. Daha az neşe hissedersin."
Kafamızın içinde olup biten her şeyi bu denli somut, yaratıcı ve eğlenceli şekilde ekrana taşımaları inanılmaz.
İlk filmde ekran süresi kısa olan duyguların bu filmde ekran sürelerinin daha uzun olmasını sevdim ama hikâye ilk filme göre daha basitti. Mizah yönü ilk filme göre zayıf olsa da alt metinleri ile doyurucu bir filmdi.
Kaygı karakteri öyle güzel düşünülmüş ki gerçekten yaşadıklarımızın, hissettiiklerimizin bir yansıması gibiydi. Kontrolü yavaş yavaş ele alışı, kaygının mantıklı görünen fikirlerinin aslında dengemizi nasıl bozduğunu izlemek keyifli olduğu kadar sarsıcıydı.
Duygular içinde en çok çabalayan ise hep Neşe oluyor. O kadar çabasına rağmen çoğu kez Üzüntü ve Kaygı kadar da etkili olamıyor. Kaygı ya da Üzüntü çok az çabayla daha etkili ve yıkıcı oluyorlar.
The Father. Şu replik filmin bıraktığı hissi tek başına özetliyor: "Şey gibi hissediyorum... Bütün yapraklarım dökülüyormuş gibi hissediyorum. Dallar, rüzgar ve yağmur. Artık ne olduğunu bilmiyorum. Sen ne olduğunu biliyor musun? Bütün mesele evle ilgiliydi. Benim... Benim başımı yaslayacağım hiçbir…devamıThe Father. Şu replik filmin bıraktığı hissi tek başına özetliyor:
"Şey gibi hissediyorum... Bütün yapraklarım dökülüyormuş gibi hissediyorum. Dallar, rüzgar ve yağmur. Artık ne olduğunu bilmiyorum. Sen ne olduğunu biliyor musun? Bütün mesele evle ilgiliydi. Benim... Benim başımı yaslayacağım hiçbir yer yok artık. Ama saatimin bileğimde olduğunu biliyorum. En azından bunu biliyorum. Yolculuk için..."
"Kralın dönüşünü inkar etmek için yetki verilmedi size vekilharç!" "Boşuna zamanı gelmişlere yas tutma. Bugünlerin geçtiğini görmek için yaşamalısın." "İkimizin yer değiştirmesini dilerdiniz. Benim ölmemi Boramir'in yaşamasını." "Sadakat, sevgiyle cesaret, itibarla ihanet, intikamla." "Bu görev sana verildi Shire'lı Frodo. Yolu…devamı"Kralın dönüşünü inkar etmek için yetki verilmedi size vekilharç!"
"Boşuna zamanı gelmişlere yas tutma. Bugünlerin geçtiğini görmek için yaşamalısın."
"İkimizin yer değiştirmesini dilerdiniz. Benim ölmemi Boramir'in yaşamasını."
"Sadakat, sevgiyle cesaret, itibarla ihanet, intikamla."
"Bu görev sana verildi Shire'lı Frodo. Yolu sen bulamazsan kimse bulamaz!"
"Hadi kurtulalım ondan, hem de sonsuza kadar. Hadi Bay Frodo onu sizin için taşıyamam ama sizi taşıyabilirim."
"Mazide kalmış izler nasıl bulunur ? Yeniden nasıl devam edersiniz, artık yüreğinizde geri dönüş olmadığını anlamaya başlayınca ? Zamanın merhem olamayacağı yaralar vardır, hele bazısı çok derindir ve izi kalır."
"Elveda, Benim cesur hobbitlerim! Artık vazifemi tamamladım ve nihayet bu deniz kıyısında kardeşliğimizin sonuna geldik. Size ağlamayın demeyeceğim çünkü bütün gözyaşları yalnızca şerden akmaz."
"Dünya değişiyor. Kimde Mordor'la Isengard'ın ordularına karşı koyacak güç var? Sauron'la Saruman'a, iki kulenin birleşmesinin kudretine kim dayanır? Sauron efendimiz Orta Dünya'yı birlikte yöneteceğiz." "Arayın onları ama bir şey ummayın. Umut bu toprakları terketti." "En alttaki zindandan, en yüksekteki uca…devamı"Dünya değişiyor. Kimde Mordor'la Isengard'ın ordularına karşı koyacak güç var? Sauron'la Saruman'a, iki kulenin birleşmesinin kudretine kim dayanır? Sauron efendimiz Orta Dünya'yı birlikte yöneteceğiz."
"Arayın onları ama bir şey ummayın. Umut bu toprakları terketti."
"En alttaki zindandan, en yüksekteki uca kadar her yerde savaştım morgothlu balrogla. sonunda düşmanı aşağı atıp helak olmuş halini dağın yamacına çaldım."
"Zaten yalnızsın. Kim bilir karanlığa neler söyledin? Yaşamının çekilir gibi olduğu gecenin o acı saatlerinde altın kafesin seni boğmaya başladığında vahşi şeyleri yakalamak için çok latif, çok soğuk... Kışın soğuna tutunmuş solgun bir bahar sabahı..."
"Sen sus çatallı dilini dişlerinin ardında tut. Bir uşakla ağız dalaşına girmek için geçmedim ateş ve ölümden."
"Ebedi yaşamın tüm çağlarında tek başına olmaktansa, kısacık bir ömrü seninle geçirmeyi istiyorum. Fani hayatı seçiyorum."
Aragorn bu savaştan sağ çıksa bile ayrılacaksınız. Sauron mağlup edilip Aragorn kral olsa dahi tüm umutlarınız gerçekleşse dahi, yine de faniliğin acısını tadacaktır. İster kılıçla ister zamanın yavaş ilerleyen tesiriyle, Aragorn ölecek. O göçüp gittiğinde seni teselli edecek bir şey olmayacak. Dünyanın nihayetinden önce tüm haşmetiyle ayakta duran insan krallarının o muhteşem sureti sonunda ölecek. Lakin sen kızım aynı, kışın çöken yıldızsız geceler gibi karanlık ve kuşku içinde kalacaksın. Burada hüzün içerisinde solan ağaçlar arasında yaşayacaksın. Nihayet tüm dünya değişip hayatının uzun yılları tamamen harcanıncaya kadar... Arwen, burada senin için ölümden başka bir şey yok."
"... Dostluk konusunda sizin kadar şanslı değiliz. Eski müttefikler öldü...
Yok beyim Aragorn, biz yalnızız."
"Peki atla binicisi nerede? Öten o boru nerede? Dağlardan yağmur gibi geçtiler, çayırlardan yel gibi estiler, günler batıdan battı bile, tepelerin ardından; gölgeler içine, nasıl bu hale geldik?"
“Bir zamanlar Elfler ve İnsanlar arasında ittifak vardı; Yıllar önce omuz omuza ölmüştük. Şimdi sadakatimizi sunmaya geldik.”
"...Bazen kendi sonunu bile bilmek istemezsin ya; hani nasıl iyi olacak diye inanamazsın, bu kadar kötülük olduktan sonra dünya nasıl eski hâline dönecek? Ama sonuç olarak bu geçici bir şey, bu gölge yani. Karanlık bile bitmeli..."
"Dokuz yoldaş. Öyle olsun. Sizinki "Yüzük Kardeşliği" olacak." "Tarih efsaneleşti, efsaneler tarih oldu, 2500 yıl boyunca güç yüzüğü sırra kadem bastı." "Unutulmaması icap eden şeyler yitip gitti." "Yüzüklerin tek bir efendisi vardır. Yüzüğü iradesine alabilen bir kişi o da gücünü…devamı"Dokuz yoldaş. Öyle olsun. Sizinki "Yüzük Kardeşliği" olacak."
"Tarih efsaneleşti, efsaneler tarih oldu, 2500 yıl boyunca güç yüzüğü sırra kadem bastı."
"Unutulmaması icap eden şeyler yitip gitti."
"Yüzüklerin tek bir efendisi vardır. Yüzüğü iradesine alabilen bir kişi o da gücünü asla paylaşmaz!"
"Yaşlandım Gandalf. Göstermediğimi biliyorum ama artık iliklerimde hissediyorum bunu. Gücüm... Gücüm kalmadı. Sanki gerilmişim, bir ekmeğe sürülmüş tereyağı gibiyim. Tatile ihtiyacım var. Hem de uzun bir tatile. Geri de dönemem herhalde. En azından düşünmüyorum."
"Hadi Sam! Bilbo ne derdi hatırlasana; “Bu tehlikeli bir iştir Frodo, kapıdan çıkmak. Yola adımını atarsın ama dikkat etmezsen kim bilir nereye sürüklenir gidersin.”
"Dokuzlar Minas Morgul'dan ayrıldı. Yaz ortasında kara süvari kılığında İsen Nehrini geçtiler. Yüzüğü bulup, taşıyanı öldürecekler."
"Onlar insandı, her biri ulu bir kraldı ama aldatıcı Sauron onlara dokuz güç yüzüğü verdi. Tamahkarlığın kör ettiği bu krallar yüzükleri alıp birer birer karanlığa gömüldüler. Sonunda Sauron'un kölesi oldular. Onlar Nazgûl, Yüzük Tayfları. Ne canlı ne ölü. Yüzüğün varlığını hep hissederler. Peşini bırakmayacaklar!"
"O gün nihayete erebilirdi, lâkin şerrin sürmesine izin verildi"
"Moria madenlerine girmeye korkuyorsun değil mi? Cüceler büyük bir tamahkarlıkla kazdılar derinleri. Khazad-dûm'da neyi uyandırdıklarını biliyorsun. Gölgeyle, alevi."
"Böyle şeyler yaşayan herkes öyle der ama, karar onlara kalmamıştır. Yapmamız gereken, bize verilen zamanda ne yapacağımıza karar vermektir..."
“Size Earendel’in ışığını, biricik yıldızımızı veriyorum. Karanlık yerlerde, tüm diğer ışıklar söndüğünde, yolunuzu aydınlatsın."