Sonunda öleceğini bile bile yaşayan canlılar olduğumuz için sürprizbozan (spoiler) beni hiç etkilemiyor, her şeyi okuyorum, sonra da izliyorum. Sevdiğimiz dizileri filmleri defalarca izlemiyor muyuz zaten, onun gibi bir şey.
Başından sonuna aksiyon ve gerilim filmi olmuş .Charlize theron 50 yaşında olmasına zorlu dağcılık ve rafting sahnelerini efsane oynamış . Avustralya doğal habitatının içinde çekilen film harika bir seyir zevki sunmuş .2026 yapımı bu filmi sıkılmadan eşinizle ve ailenizle keyifle…devamıBaşından sonuna aksiyon ve gerilim filmi olmuş .Charlize theron 50 yaşında olmasına zorlu dağcılık ve rafting sahnelerini efsane oynamış . Avustralya doğal habitatının içinde çekilen film harika bir seyir zevki sunmuş .2026 yapımı bu filmi sıkılmadan eşinizle ve ailenizle keyifle izleyebilirsiniz :)
Ankara'da Kızılay metro kitap çarşısında dolaşırken öylesine gördüğüm, üstünde 50₺ yazdığı ve Ali Lidar'ı da bildiğim için düşünmeden aldığım ve beklentimin çıtırdan olduğu bir kitaptı ama okuyunca hayal kırıklığına uğramadıysam da bir tatsızlık hissi çöktü bünyeye. İçindeki birkaç yazı hariç…devamıAnkara'da Kızılay metro kitap çarşısında dolaşırken öylesine gördüğüm, üstünde 50₺ yazdığı ve Ali Lidar'ı da bildiğim için düşünmeden aldığım ve beklentimin çıtırdan olduğu bir kitaptı ama okuyunca hayal kırıklığına uğramadıysam da bir tatsızlık hissi çöktü bünyeye.
İçindeki birkaç yazı hariç diğerlerini pek beğenmedim. Hepsi aynı gibi geliyor yüzeysel acı ve depresiflik anlatısı...
Sanırım somut bir anlatı olmadan sadece deneyimlenen olumsuzluğu aktarmak ilgi çekici veya akıcı olmuyor. Üstüne üstlük bilinmeyen eski kelimelerin sık ve çok da gerekli olmadan kullanılmasına biraz ayar oldum.
Sevdiğim birkaç hikâyeyi su sekil bıraktım aşağıa:
İsmail'in kendi kendine delirmişliğinie dair hayat hikâyesi
Körkütük Aşk
İstanbul Ağrısı
Sabah yeli ılgıt ılgıt eserken Seher vakti bir güzele vuruldum Al dudakta inci dişi, bu dünyada yok bir eşi Seher vakti bir güzele vuruldum Barış Manço - Aynalı Kemer 🎶🎶
Aşk ve Gurur (1995) dizisinin senaristi Andrew Davies, "Bu kitap günümüze aynı konu üzerinden uyarlansa nasıl olur?" diye düşünmüş olan bir yazarın kitabını film yapmış ve ortaya bu çıkmış. 2000'lerin filmleri diye bir gerçek var ya bu da onlardan biri.…devamıAşk ve Gurur (1995) dizisinin senaristi Andrew Davies, "Bu kitap günümüze aynı konu üzerinden uyarlansa nasıl olur?" diye düşünmüş olan bir yazarın kitabını film yapmış ve ortaya bu çıkmış. 2000'lerin filmleri diye bir gerçek var ya bu da onlardan biri. İlk izlediğimde çok gülmüştüm, daha sonra her izlediğimde de benzer lezzeti vermişti. Oyuncular çok iyi seçilmiş, bence filmi bu kadar eğlenceli kılan oyuncu kadrosu. Filmin kötü karakterini canlandıran Hugh Grant aldığı her rolün hakkını veriyor. Onun başrolde oynadığı Aşka Haftalar Kala filmine bakın derim, gülme ve anlam garantili. Filmdeki iyi adam rolünde ise Collin Firth var ki kendisi Aşk ve Gurur'un 1995 yapımı dizisinde Darcy rolündeydi. 95 yapımlı dizinin senaryo grubunda yer alan Davies, aynı oyuncuyu soyadı yine Darcy olan bu filmde oynatmış gönderme olsun diye. Yani Collin Firth'ün aynı soğukluğu bu filmde de var. Yine de bu adam Darcy karakterlerine çok yakışıyor be. Ve gelelim dizinin esas kızına. Bridget Jhons'u da Renée Zellweger canlandırıyor. Bu kadın her filmde çok eğlenceli ama Hugh Grant ile bir araya gelince duble eğlenceli olmuşlar. İlk filmin bende yeri farklı olsa da iki ve üçüncü bölümlerini pek beğenemedim. 2025'te dördüncü bölümü çekmişler. Hadi bismillah bakalım ortaya ne çıktı.
izleyeli iki gün oldu ve gerçekten muazzam bir filmdi. michael jackson hayranı olarak bu biyografik filmi izlemesem olmazdı tabii ki. şarkılarını çok sevdiğim gibi kendisini de çok seviyorum. aynı zamanda michael’ı canlandıran kişi michael jackson’ın öz yeğeni ve resmen canlandırmamış,…devamıizleyeli iki gün oldu ve gerçekten muazzam bir filmdi. michael jackson hayranı olarak bu biyografik filmi izlemesem olmazdı tabii ki. şarkılarını çok sevdiğim gibi kendisini de çok seviyorum. aynı zamanda michael’ı canlandıran kişi michael jackson’ın öz yeğeni ve resmen canlandırmamış, michael jackson olmuş. izlerken resmen kendimi michael jackson’ın konserini canlı bir şekilde izliyormuşum gibi hissettim. söyleyebileceğim negatif tek yorum da şu olur: film biraz daha michael’ın babası ile sorunlarına değinilmiş ve bir tık bence yüzeysel kalmış. fakat 2. filmi de gelecekmiş ve bu da beni heyecanlandırdı açıkçası. ayrı ayrı dizideki tüm karakterleri çok sevdim ve çok keyif aldım, yer yer gözlerim doldu yer yer de içim ısındı. yoruma kapalı olarak gelmiş geçmiş pop müziğin kralı diyebiliriz kesinlikle michael jackson için. babasının küçükken michael’a sürekli “koca burunlu” diye hitap etmesi michael jackson’da travma yaratmış olacak ki burnunu yaptırmış. sanılanın aksine zenci olmakla hep gurur duymuş fakat vitiligo hastalığından dolayı ten rengini komple açtırmak zorunda kalmış. o dönem konserde yandıktan sonra ağrı kesici bağımlılığı oluşmuş vs. kısacası filmi gerçekten büyük bir hayranlıkla izledim. çok çok güzeldi, seyir zevki açısından. 2. devam filmini de heyecanla bekliyorum. 🤍
Hakikaten iddialı olmak için fazla küçüğüz. Asla şunu yapmam, hiçbir güç bana bunu yaptıramaz diye başlayan büyük cümleler bize resmen acziyetimizi ispatlamak için canhıraş çalışıyor. O yüzden had bilmekte fayda var, yoksa iddiamızdan vurulmamız kaçınılmaz oluyor
Her güne bir film #1 Uzun zamandır izlemek istiyordum açıkçası hazır her gün bir film izleme gibi bir etkinliğe başlamışken hem motive de etsin diye bu filmle başladım. Marvel işlerini aşağı yukarı güncel olarak takip ediyorum, mcu xmen ve tüm…devamıHer güne bir film #1
Uzun zamandır izlemek istiyordum açıkçası hazır her gün bir film izleme gibi bir etkinliğe başlamışken hem motive de etsin diye bu filmle başladım. Marvel işlerini aşağı yukarı güncel olarak takip ediyorum, mcu xmen ve tüm spiderman filmlerini izledim fakat hiç fantastic four filmi izlememiştim. Artık mcu ya dahil oldukları için bu filmi izlemek istiyordum. Çıkar çıkmaz izlemedim, açıkçası çok bağ kurduğum karkaterler olmadığı için çok önemsememiştim.
Filmi yorumlayacak olursak, bi süper kahraman filmi olarak gayet güzeldi, bilinen karkaterler oldukları için orijin hikayeye çok girmemişler fakat ilk defa izleyenlerin de anlayabilmesi için arka hikayeye de yer vermeye çalılmışlar. Bence iki tarafı da memnun etmeye çalışırken biraz işler karışmış. Özellikle filmin başı ,ilk yarım saati, biraz karışık olmuş. Bildiğim kadarıyla bu dörtlünün en önemli özelliği bir aile olmaları. Bu konuda film gerçekten başarılı, ilk defa bir fantastic four içeriği izleyen biri olarak o duygu bana geçti gerçekten fakat şöyle de bir şey var ki ben karakterleri az da olsa internetten çizgi romanlardan tanıyordum bu yüzden hiçbir fikri olmayan biri bu konuda farklı düşünüyor olabilir.
Filmin hikayeyi ve aralarındaki bağı iyi işlemiş olması baştaki kaosu nötürlüyor bana kalırsa. Mcu spidermanle de buna benzer bir yol izlemişti, tabi spiderman herkes tarafından tanınan bir karakter fakat benzer bir durum olduğu söylenebilir. Bu marvel ın zaten tanınan medya da yer edinmiş karkaterleri mcu ya entegre ederken ortaya koyduğu bir şey o yüzden bir mcu izleyicisi için çok sıkıntı olacağını sanmıyorum. Sadece belki genel izleyici kitlesi sadece mcu filmi diye izlerse tam olarak duyguyu alamayabilir.
Oyuncu seçimi açısından bazı memnuniyetsizlikler olduğunu görmüştüm interntte. Açıkçası ben kadro konusında çok negatif fikirlere sahip değilim, mükemmel bir cast değil belki ama ben memnun kaldım. Oyunculukları karakterlerle oturuyor bence. İnsanların neden beğenmediğini anlayabiliyorum ama nefret etmeye de gerek yok bana kalırsa.
Bu film bi Doomsday'e geçiş filmi olduğu için öyle değerlendirmek gerekiyor bence. Marvel'ın sevdiğimiz aksiyon savaş sahneleri çok fazla karşımıza çıkmadı, tabiki daha aksiyonlu olduğu zaman izlemek daha keyifli fakat dediğim gibi bu bir geçiş filmi olduğu için aksiyondan ziyade hikayeye odaklanması gayet normal.
Genel olarak bence güzel bir filmdi, izlemesi ketifliydi. Galactus'u görmek de gerçekten heyecanlıydı. Bu kadar büyük olması çok ilginç. Dünyaya indiğinde suya atlaması da komikti açıkçası. Silver surfer ın arka hikayesi de çok hoşuma gitti, finalde de karşımıza çıkan annelik konusunda hikayeye katkısı olan sahnelerdi. Franklin in cgi ı berbat değildi ama biraz garipti açıkçası.
Filmin sonu da tam bir son değil tabiki daha büyük bir hikayeye atılan bir adım. Genel olarak bize süper güçleri olan bir aileyi iyi geçirdiğini bize hiakyeyi iyi anlattığını düşünüyorum.
21.04.26