Filme 2 bile vermem lakin uygulamada yapılan bazı yorumları gördüm beğenilmiş. Bana kalırsa film sadece vakit kaybı, izlemeye değmez. İzleyebileceğiniz çok daha iyi filmler var.
Okuduktan sonra gözleriniz gördüğü için şükredeceğiniz bir kitap :d Eğer körlük bulaşıcı olsaydı ne olurdu sorusunu soruyor ve sonuna doğru işler gerçekten mide bulandırıcı düzeye geliyor,, anlatımı akıcı, okurken sıkılmadım. Olay örgüsüde güzel, beyaz körlük arttıkça kurallar ve medeniyet ortadan…devamıOkuduktan sonra gözleriniz gördüğü için şükredeceğiniz bir kitap :d
Eğer körlük bulaşıcı olsaydı ne olurdu sorusunu soruyor ve sonuna doğru işler gerçekten mide bulandırıcı düzeye geliyor,, anlatımı akıcı, okurken sıkılmadım. Olay örgüsüde güzel, beyaz körlük arttıkça kurallar ve medeniyet ortadan kalkıyor, olaylar vahşi bi kaosa dönüşüyor merakı hep canlı tutan distopik bi kitap ama...
Okumaktan rahatsız olduğum 10-20 sayfayı atlamak zorunda kaldım, buna gerek var mıydı gerçekten, kitabı amacının dışına çıkarıyor ve bu sebeple ben rahatsız olduğum için kimseye önermiyorum.
Spoiler içeriyor
8/10 Samir: Evdeki herkesin sorumluluğunu üstlenmeye çalışıp kendi hayatında ne yaptığını tam olarak bilmeyen adam. “Man of the house” ama kendi çamaşırını ayırma konusunda bile hayatla mücadele ediyor. Fazla düşünüyor, en basit problemi bile zihninde Birleşmiş Milletler toplantısına çeviriyor. Ama…devamı8/10
Samir: Evdeki herkesin sorumluluğunu üstlenmeye çalışıp kendi hayatında ne yaptığını tam olarak bilmeyen adam. “Man of the house” ama kendi çamaşırını ayırma konusunda bile hayatla mücadele ediyor. Fazla düşünüyor, en basit problemi bile zihninde Birleşmiş Milletler toplantısına çeviriyor. Ama arkadaşlarına karşı gerçekten iyi kalpli ve özellikle Billie konusunda ne kadar bağlı olduğu çok belli.
Billie: Hayatı kontrol altında gibi görünen ama aslında kontrolü biraz fazla ciddiye aldığı için kendini yiyip bitiren kız. Her şeyi doğru yapmaya çalışırken bazen “abla bir nefes al” dedirtiyor. Başarılı olmak konusunda kendine uyguladığı baskı da çok gerçekçi. Samir'le olan arkadaşlığı ise dizinin en güzel taraflarından; birbirlerinin hayatını ezbere bilmeleri ve gerektiğinde gerçekten birbirlerinin yanında olmaları çok iyi.
Issa: Dünyadaki bütün fikirleri aynı anda savunmaya, uygulamaya ve herkese anlatmaya çalışan insan. Çok gürültülü, çok tutkulu ve bazen “sen bunu gerçekten düşündün mü?” dedirtiyor. Ama grubun duygusal olarak en açık insanlarından biri. Arkadaşlarını gerçekten seviyor ve bazen beceremese bile iyi niyetle onlar için bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Anton: Sosyal becerileri DLC olarak doğuştan yüklenmiş ama kişisel sınırların ne olduğunu henüz keşfedememiş. Herkesle arkadaş olabilir, herkesle konuşabilir, her ortama girebilir ama “Anton, belki bunu yapmasan?” dedirten hareketleri de var. Yine de grubun sosyal enerjisini taşıyan karakterlerden biri ve özellikle zor zamanlarda arkadaşlarının yanında olması onu sadece komik bir karakter olmaktan çıkarıyor.
Paul Baker: Başta “Issa'nın sevgilisi, tamam işte” diye girip beşinci ev arkadaşı olarak gruba sızan ve sonra herkesin hayatında kalıcı yer edinen adam. Kanada'dan gelip bu evin kaosuna adapte olması bile başlı başına başarı. Daha sakin ve dışarıdan bakabilen tarafı sayesinde grubun diğer dört delisine karşı iyi bir denge oluşturuyor. Samir'le arkadaşlığının gelişmesi de ayrıca çok tatlı.
Asıl sevdiğim şey, bu insanların birbirlerini sadece komik karakterler olarak değil, gerçekten arkadaş olarak hissettirmesi. Sürekli birbirlerini anlamıyorlar, bazen birbirlerinin sinirini bozuyorlar, kötü kararlarını destekliyorlar ama biri gerçekten zor durumda kaldığında diğerleri ortadan kaybolmuyor. Hastane, iş, ilişki, para, gelecek kaygısı… ne olursa olsun bir şekilde birbirlerinin yanında oluyorlar.
Zaten dizinin yetişkinlik tarafını gerçek yapan da bu: Kimsenin hayatı çözülmüş değil ama en azından kimse tek başına çözemiyor.
Beş kişinin de hayatı ayrı ayrı dağınık ama birlikteyken nedense biraz daha katlanılabilirler. Sanırım gerçek arkadaşlık da biraz böyle.
sınav yaklaştıkça o kadar kırık dökük o kadar eksik hissediyorum ki. çok çalıştım biliyorum ama çalışmadığım günler sanki tüm bilgilerimi çalmış da hicbir şey bilmiyormuşum gibi hissediyorum. 10 günde bile yetiştiririm ama nefes nefeseyim anliyor musunuz? boğuluyorum.
Yas ilerledikce her sikimi ben bilirim her bokta benim dedigim olacak hastaligi iyice kendine yer edindi bünyemde nasil kurtulacam bu meretten her gecen gun daha da artiyo
Çerezlik vasat bir amerikan komedi filmi öylesine bir şeyler izlemek isteyenler için ideal.Komedi kategorisinde olsa da hikaye olarakta öyle göze gelir bir yanı yok.
Soul tam bir sonbahar filmi. 🍂 Hayatın anlamını, ne için yaşadığımızı ve bazen “asıl yaşamayı” gözden kaçırdığımızı anlatırken insana hafif bir hüzün bırakıyor. Caz müzikleri, New York’un sakin sokakları ve o melankolik sıcaklığıyla sonbahara fazlasıyla yakışıyor. 🤎
Spoiler içeriyor
Neydi bu şimdi? Konu=Ata ve Damla üniversitesi de bir günde iki sınava yetişmeye çalışıyorlar Ben bu filmden bir şey anlamadım amaç ne neye yaradı filan sıfır anlayış, tamam sınava yetişmeye çalışıyorsunuz da bu mu sadece, birbirlerinden hoşlanıyorlar mıydı ne neden?…devamıNeydi bu şimdi?
Konu=Ata ve Damla üniversitesi de bir günde iki sınava yetişmeye çalışıyorlar
Ben bu filmden bir şey anlamadım amaç ne neye yaradı filan sıfır anlayış, tamam sınava yetişmeye çalışıyorsunuz da bu mu sadece, birbirlerinden hoşlanıyorlar mıydı ne neden?
Kısa film olabilir ama adam akıllı film yapan yapıyor yarım kalmışlıktan ziyade amacını anlamadım
Sahneler güzeldi yangın alar mı sahnesi mantıklıydı,polisten kaçtıkları sahne pek komik satılmaz ama güzeldi filmde ki renklerin canlı oluşunu ve müziğini beğendim
Tekrar söylüyorum amacını anlamadım
6/10