"Sevgi ne demek biliyor musun? Kendinden önce başkasının hayatını, onun mutluluğunu düşünmektir. Tıpkı benim senin için erimeyi göze almam gibi... Bazı insanlar için erimeye değer, Anna."
"Öfke her zaman sadece öfke değildir Ember. Bazen içinizdeki o büyük patlama, aslında henüz hazır olmadığınız bir gerçeği haykırmanın yoludur. Kendini dinle, kalbin sana neyi söylemeye çalışıyor?"
"Biz eskiden karanlığın efendisiydik! İnsanlar adımızı duyduğunda arkasına bakmadan kaçardı. Şimdi ne mi yapıyoruz? İnsanlarla selfieler çekiliyoruz, bize 'Çok tatlısınız!' diyorlar. Bir vampirin karizması bu kadar kolay harcanmamalıydı!"
"İnsanlar buraya gelip şatomuzu yaktılar. Martha'yı alan canavarlar değil, onlardı... O gece kendime bir söz verdim. Öyle bir yer inşa edecektim ki, dünyanın hiçbir yerinde bulunamayacak kadar güvenli olacaktı. Kızım Mavis orada büyüyecek ve bir insanın nefretini asla hissetmeyecekti."
"Burada sadece bir taş bıraktı. Üzerinde tek bir kelime yazıyordu: 'EĞER'. Uzun yıllar boyunca bunun ne anlama geldiğini hiç anlamadım. 'Eğer' ne demekti? Şimdi anlıyorum... Eğer biri bütünüyle umursamazsa, hiçbir şey değişmeyecek."
Hocamın adını sordu zorla adını hatırladım soyadını hatirlamadim, mezun olduğum liseyi sordu durdum düşündüm lan neydi adı diye hatırlayamadım benim bugünkü aliklik seviyesi şaka mı yani ABARTMA BE KİNG İNSAN NE YASADİGİNİ BİLİR LAN
Herkes çok beğenmiş ben de o yüzden büyük bir beklentiyle başladım. Sanırım bundan ötürü o kadar da beğenemedim filmi. Evet güzeldi ama o duygular bana pek geçmedi. Zorbalık konusunu ele alması da güzeldi ama bu temayı işlerken araya illa da…devamıHerkes çok beğenmiş ben de o yüzden büyük bir beklentiyle başladım. Sanırım bundan ötürü o kadar da beğenemedim filmi. Evet güzeldi ama o duygular bana pek geçmedi. Zorbalık konusunu ele alması da güzeldi ama bu temayı işlerken araya illa da aşkın girmesine gerek yoktu. Eminim çok daha etkileyici olurdu böyle. Bana hitap etmedi film. Söylemeden geçemeyeceğim kadın oyuncu çok zarif, duru bir güzelliğe sahipti.
Spoiler içeriyor
Filmi ne zaman izleyim izleyim derken 10 saatlik gece otobüs yolculuğuna denk getirdim. Gece yolculuğunda korku filmi izlemeyi seviyorum. Tekinsiz atmosferi hissediyorsunuz ve otobüste bir sürü insan olduğu için de güvenle izliyorsunuz 😄Obsession izlerken inanılmaz gerildim. Her sahnesi insana tırnak…devamıFilmi ne zaman izleyim izleyim derken 10 saatlik gece otobüs yolculuğuna denk getirdim. Gece yolculuğunda korku filmi izlemeyi seviyorum. Tekinsiz atmosferi hissediyorsunuz ve otobüste bir sürü insan olduğu için de güvenle izliyorsunuz 😄Obsession izlerken inanılmaz gerildim. Her sahnesi insana tırnak yedirtmeye ant içmiş adeta. Nikki, genç adamı nasıl rahat bırakmıyorsa film de aynen öyle sizin peşinizden ayrılmıyor.
Korkunun dayandığı basit bir figür var; dilek çubuğunu alıp dileğinizi söylersiniz ve ortadan ikiye kırdığınızda o dilek gerçek olur. Bear da deli gibi sevdiği ama hislerinin onda karşılığının olmadığını bildiği Nikki'ye dair dilek tutarak afedersiniz ama bok yoluna girer. Bu yola tek girse ne ala... Hem kendi hayatını hem de Nikki'nin mahveder...
Nikki'nin saplantı içerikli sahneleri fazlasıyla gerici ve ürperticiydi. Dükkânda Bear arkadaşıyla sohbet ederken kafasını oynatmadan adeta donmuş gibi sürekli Bear'ı izlemesi... Gece pencerenin ardında Bear'ın telefon konuşmasını dinlemesi... Bear uyurken evin köşesinde bir karartı şeklinde onu izlemesi... Anlık ileri gidip geri gelmeleri... Tatlı tatlı konuşurken aniden bağırıp çağırması... Bear evden çıktığında ayakta öylece dikili kalması ve Bear gelene kadar aynı pozisyonda durması... Ve gittikçe daha da sapkınlaşıp delirmesi... Korku sinemasında yok denilmez belki ama uzun zamandır böyle kaliteli performanslarla seyirci önüne çıkmamıştı bunlar. Ortada düşük bütçeyle hazırlanmış kaliteli bir prodüksiyon var. Emeğe fevkalede saygı duyuyorum.
Bear'a hayat veren Michael Johnston ve saplantılı prensesimiz () Nikki'yi canlandıran Inde Navarette'yi ayakta alkışlamak lazım. Hiç sıkılmadan ne olacağını merak ederek izledim. Sonunu da beğendim. Ben böyle filmlerde mutlu son da beklemem pek. Karanlık başladı öylece de bitti. Kurtulan kurtuldu işte...
Nikki başta masum bir kızdı. Yine aniden beliren mimikleri ve konuşmaları vardı ama Bear'ın bencilce dileğiyle kız resmen şeytana dönüştü. Bir yorumda gördüğüm gibi ben Bear'ın da pek masum olduğunu düşünmüyorum. Kendisini sevmediğini bildiği birine böyle bir dilekte bulundu (her şeyden çok beni sevsin) bu dileği Bear'ı bencil kılıyor. Bear, tüm bunlardan evvel Nikki ile sürekli konuşmaya ve ondan hoşlandığını söylemeye çalışıyordu. Acaba Nikki reddetseydi Bear nasıl tepki verirdi? Nasıl hareket ederdi? Bunların cevabını bilseydik Bear'a daha net yorum yapabilirdik aslında ama doğrudan masum değil, kötü birisi de diyemeyiz diye düşünüyorum.
Nikki'ye de Bear'a da arkadaşlarına da üzüldüm... Güzel filmdi. Bence en az 8 i hak ediyor. Hak edene hak ettiği verilir.