“Saçlarıma bin küsur yalnızlığı takıp girdiğim şehre, İnsan varlığımızdan tuhaf tohumlar bıraksam… Günü geçmiş bir gazete, toprak bir çanak; ‘Bir daha gelmem belki’ diye bir not bakır maşrapanın yanında. Artık bırakılmaktan yapılma bir adam sayılırım; Böğrümde kambur çocuklardan bir payanda.”
"Solmuş ruhların cansuyudur gözyaşı." cümlesiyle kalbime işlenen bir roman oldu🍀 Hangi baharat kılavuzdur kalbe giden yola? Kamer, Şems, Merih ve Zühre; Hangi yıldızlar saklıdır sıcak bir tencerede? Sadece gözlerimize ve aklımıza değil kalbimize de hitap eden bir roman..
Rus yazar Anton Çehov tarafından 1892 yılında kaleme alınan kısa roman niteliğindeki bir öykü eseri. Rus İmparatorluğu’nun taşra kasabalarından birindeki akıl hastanesinde geçen eserde, sürekli takip edildiği düşüncesine kapılan İvan Dmitriç’in korkuları zamanla paranoyaya dönüşür ve akıl sağlığını yitirmesine neden…devamıRus yazar Anton Çehov tarafından 1892 yılında kaleme alınan kısa roman niteliğindeki bir öykü eseri.
Rus İmparatorluğu’nun taşra kasabalarından birindeki akıl hastanesinde geçen eserde, sürekli takip edildiği düşüncesine kapılan İvan Dmitriç’in korkuları zamanla paranoyaya dönüşür ve akıl sağlığını yitirmesine neden olur. Bunun sonucunda, Doktor Andrey Yefimıç’ın görev yaptığı hastanenin "Altıncı Koğuş" olarak bilinen bölümüne yatırılır. Dmitriç, diğer hastalarla birlikte hastanenin kötü koşullarına, adaletsizliklere ve maruz kaldıkları şiddete karşı sürekli bir isyan hâlindeyken; günlerini kitap okuyup bira içerek geçiren ve yaşanan olumsuzluklara kayıtsız kalmayı tercih eden Yefimıç, olaylara daha farklı bir perspektiften yaklaşmaktadır.
Anton Çehov, bu iki karakter arasında geçen ahlaki, felsefi, dini ve sosyoekonomik temelli diyaloglar aracılığıyla iki farklı insan tipini karşılaştırmakta; toplumun sorunlarına karşı duyarsız kalan, başkalarının acılarıyla ilgilenmeyen ve yalnızca kendi konforunu korumaya odaklanan bireylere ve sosyal sınıflara yönelik eleştirilerini okuyucuya aktarmaktadır.
"Ancak şundan emin olabilirsiniz ki, efendim, daha iyi zamanlar göreceğiz! Kendimi amiyane bir yolla ifade etmiş olabilirim, bana güleceksiniz, ancak yeni bir hayatın şafağı ışıyacak, hakikat galip gelecek ve bizim sokağımıza da bayram gelecektir!"
Spoiler içeriyor
Az önce bitirdim, bu aralar zaten garip bir bir ruh hali içerisindeyim bir de üzerine G.O. tüy dikti resmen. Çok tatlıydılar o kadar tatlıydılar ki hüzünlenemedim bile. Crowley ve Aziraphale in son değişim ve bunun o kadar güzel şekilde yapılması,…devamıAz önce bitirdim, bu aralar zaten garip bir bir ruh hali içerisindeyim bir de üzerine G.O. tüy dikti resmen. Çok tatlıydılar o kadar tatlıydılar ki hüzünlenemedim bile. Crowley ve Aziraphale in son değişim ve bunun o kadar güzel şekilde yapılması, zamanın ve değişimin izleyiciye yansıtılması.
Ama en çok etkilendiğim, karar aşamasında Az’in o anda seni istiyorum diyecekken Crow’un insanlığı seçmesi. Çok farklıydı, bunun için bir tanımım yok, bir cümlem anlatılım yok. Şimdi gidip onlar için yapılmış editleri izleyeceğim byy💋💋💋
Gittikçe yalnızlaşıyorum, bir sen varsın karşılığı olmayan sorular düşüyor aklıma ve kuşların intihar tasarısından söz ediliyor kentte soğuyan ellerinde kalıyorum bir kırlangıç gibi Ellerin bir mecnun yurdu, upuzun bir sessizlik birlikte okuduğumuz kitaplar kadar sımsıcak Biz bu kitapları ne zaman…devamıGittikçe yalnızlaşıyorum, bir sen varsın
karşılığı olmayan sorular düşüyor aklıma
ve kuşların intihar tasarısından söz ediliyor kentte
soğuyan ellerinde kalıyorum bir kırlangıç gibi
Ellerin bir mecnun yurdu, upuzun bir sessizlik
birlikte okuduğumuz kitaplar kadar sımsıcak
Biz bu kitapları ne zaman okuduk ve niçin
her satırını çizip, notlar düştük kıyılarına
Dünya upuzun bir çöl sanki, bir buzul kütlesi
karşılık bulamıyorsun aklıma düşen sorulara
ve düşüşüp duruyor kırlangıçlar, üşüyorum
bir yolcu hüznüyle geçip gidiyor ömrümüz
Sesine bir esmerlik düşüyor, parçalanıyor yüzün
kayıp gidiyor parmaklarımın arasından
bir aşkı anlatmak için seçtiğim sözcükler
hep yanlış numaralar düşüyor telefonlarda
kaçırıyor korku bakışlarını eski tanıdıklar
Bir sen varsın, kurtulursam bu aşkla kurtulurum
Gülüşü süt mavisi insanlar vardı, neredeler şimdi
çoğunun adını unuttum, çoğunun kimliğinde kazınmış adresler
Nevin canına kıydı geçen gün, şiir gibi bir kızdı bilirsin
Öner enfaktüs geçirmiş içerde, kesik kesik öksürürdü eskiden
Ayşe ise acemi bir sokak yosması artık
Üşüyorum, ama sen anılarla sarma beni ve anlat yalnızlığımızı
Alamut gerçekten etkileyici bir kitap. Hasan Sabbah’ın insanları kendi kurduğu düzenle nasıl yönettiğini okumak hem şaşırtıcı hem de ürkütücü. Özellikle o cennet bahçesi kurgusu ve "hiçbir şey gerçek değil her şey mübah" anlayışı güç ve inanç dengesini çok net ortaya…devamıAlamut gerçekten etkileyici bir kitap. Hasan Sabbah’ın insanları kendi kurduğu düzenle nasıl yönettiğini okumak hem şaşırtıcı hem de ürkütücü. Özellikle o cennet bahçesi kurgusu ve "hiçbir şey gerçek değil her şey mübah" anlayışı güç ve inanç dengesini çok net ortaya koyuyor. Bir insanın iradesinin veya inancının nasıl bu kadar kolay manipüle edilebileceğini görmek çok düşündürücüydü. Bitirdiğimde uzun süre etkisinden çıkamadım, insanın zihninde yer eden bir eser.
Spoiler içeriyor
O değilde nasıl bir patron ki o kadın, dönüşte işin seni bekliyor diyor? Her iş yerine lazım. Sonu bir yere bağlanmamış gözükse de barışıp her şeyin yolundaymış gibi gözükmesindense böyle sonları tercih ederim. Onca şey yaşanıyor filmlerde, sonunu bir izliyoruz…devamıO değilde nasıl bir patron ki o kadın, dönüşte işin seni bekliyor diyor? Her iş yerine lazım.
Sonu bir yere bağlanmamış gözükse de barışıp her şeyin yolundaymış gibi gözükmesindense böyle sonları tercih ederim. Onca şey yaşanıyor filmlerde, sonunu bir izliyoruz olaylar tatlıya bağlanmış. İzlerken ayrıldıktan sonra barışmamalarını istedim sonra kendi kendime sen iki birbirini seven insanın ayrılmasını ve gerçekten bitirmelerini kolay mı sanıyorsun diye düşündüm.
Kadın değer ve taktir görmek istiyordu adamsa bunu anlamıyordu bence. Hele o ilk tartışmalarını görünce her ilişkinin bir süre sonra buna evrildiğini düşündüm. Çok yorgunum biraz dinleneyim, bugün yapamam yarın yapayım diyen ve karısının da aynı düzeyde yorulmasına rağmen eve gelip misafirler için hazırlık yaptığını görmeyen bir koca. Bu yapıdan farklı erkek yüzde on falan. Ha olayın güzel tarafı film yabancı yani sevinebiliriz hanımlar bu durum sadece biz türklere has değil!
Klişe bir şekilde kadının adamı kıskandırmaya çalışacağını adamın da iki katıyla karşılık verip işlerin çirkinleşeceğini tahmin etmemek de mümkün değil oralara girmiyorum bile. Klişe ama bekarken izlemek on numara olurdu belki ders çıkarırdım.
Açım açç la bu diyet yapanlar nasıl dayanıyor biz ilçeye gittik salatamı yanıma aldım diyorlar bana sürekli tıkanıyorsun lan uşup uşup ona da bişey demeyin aksine bide yani 2 öğün yiyorum her yemek yediğimde kuzenim çat diye kapıda beliriyor yine…devamıAçım açç la bu diyet yapanlar nasıl dayanıyor biz ilçeye gittik salatamı yanıma aldım diyorlar bana sürekli tıkanıyorsun lan uşup uşup ona da bişey demeyin aksine bide yani 2 öğün yiyorum her yemek yediğimde kuzenim çat diye kapıda beliriyor yine yemek yiyorsun tarzında şeyler diyor sanırsın onun midesine gidey ilçeye gittik salatamı gördü diyor yine mi tıkanıyorsun ayy sana ne oluyor velet🥴🥴🥴benim çenem düştü