Matrix aynı anda felsefe, psikoloji, din ve politika gibi birçok katmanı içinde barındırıyor. Hikâyede insanlar makineler tarafından oluşturulan sanal bir dünyanın içinde yaşarken bunun farkında olmadan onu gerçek kabul ediyor. Neo’nun yolculuğu ise bu sahte gerçekliğin ötesine geçip hakikati arama…devamıMatrix aynı anda felsefe, psikoloji, din ve politika gibi birçok katmanı içinde barındırıyor. Hikâyede insanlar makineler tarafından oluşturulan sanal bir dünyanın içinde yaşarken bunun farkında olmadan onu gerçek kabul ediyor. Neo’nun yolculuğu ise bu sahte gerçekliğin ötesine geçip hakikati arama çabası etrafında şekilleniyor.
İzlerken aklıma Plato’nun Mağara Alegorisi geldi. Mağaradaki insanlar duvara yansıyan gölgeleri gerçek sanarken, Neo da yaşadığı dünyanın gerçek olduğuna inanıyor. Ancak içinde açıklayamadığı bir huzursuzluk taşıyor sürekli bir şeylerin yanlış olduğunu hissediyor, sisteme tam anlamıyla uyum sağlayamıyor ve kendisinden emin görünmüyor. Bu yönüyle Neo yalnızca bir karakter değil, zaman zaman kendi hayatını ve seçimlerini sorgulayan insanların bir temsili gibi duruyor.
Filmin ilk kısımlarında Neo tavşanı takip etmeden önce ekranda kısa bir süreliğine Jean Baudrillard’ın Simulacra and Simulation adlı kitabı gösteriliyor. Baudrillard’ın ortaya attığı simülakr kavramı, artık bir orijinale dayanmayan kopyaları anlatıyor. Normalde bir kopyanın bir aslı olması gerekir fakat Baudrillard’a göre modern dünyada bazen ortada bir asıl bile yoktur, sadece birbirini üreten görüntüler, semboller ve temsiller vardır. İnsanlar da zamanla temsil edilen şey ile gerçeğin kendisi arasındaki farkı kaybetmeye başlar.
Bu düşünce filmin temelindeki simülasyon fikriyle oldukça uyumlu görünüyor. Çünkü burada da karakterler yaşadıkları dünyanın bir kopya olduğunu öğreniyorlar fakat gerçek dünyanın nasıl bir yer olduğunu başlangıçta bilmiyorlar. Aslında bu durum günlük hayatta da bize sunulan değerlerin, başarı anlayışlarının ve yaşam biçimlerinin ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu sorgulatıyor. Birçok şeyi sorgulamadan kabul ediyor, sonra da onları kendi seçimlerimiz sanıyoruz.
Film aynı zamanda Descartes’ın kuşkuculuğunu da hatırlatıyor. Gerçek sandığımız şeylerin gerçekten gerçek olup olmadığını bilebilir miyiz? Yaşadığımız deneyimlerin dış dünyadan değil de başka bir güç tarafından oluşturulduğunu varsaysak bile bunu fark etmemiz mümkün olur muydu? Bu soru modern felsefede kavanozdaki beyin düşünce deneyine kadar uzanıyor.
Filmin sembollerinden biri olan kırmızı hap ve mavi hap seçimi de çok anlamlı. Kırmızı hap acı verici olsa bile gerçeği, mavi hap ise sahte fakat konforlu bir hayatı temsil ediyor. Yani film yalnızca “Gerçek nedir?” sorusunu değil, “Değerli olan nedir?” sorusunu da soruyor. Robert Nozick’in Deneyim Makinesi düşünce deneyinde olduğu gibi, insan yalnızca haz peşinde koşan bir varlık değil aynı zamanda gerçeklikle bağ kurmak isteyen bir varlık. Bu nedenle birçok karakter rahat ve güvenli bir yanılsama yerine daha zor ama gerçek bir hayatı tercih ediyor.
Özgürlük meselesi de filmin merkezinde. Eğer her şey önceden belirlenmişse, ister ilahi bir plan ister fizik yasaları tarafından, seçimlerimizin ne kadarının gerçekten bize ait olduğunu soruyor. Neo’nun kader ile özgür irade arasında sıkışmış yolculuğu da bu problemin bir yansıması gibi okunabilir.
Eğer gerçeklik dediğimiz şey algılarımızın ürettiği bir deneyimden ibaretse, hakikati nasıl ayırt edeceğiz?
kopeklerinizin kakalarini yerden almayi (tercihen kokulu kaka posetiyle) ve hayvanlar uzerinde deney yapan markalari boykot etmeyi unutmayin 💞💞💞💞💞💞💞 #ellewoodsforpresident
Spoiler içeriyor
Güzeldi ya ben beğenedim ya kesinlikle onurla derya aşıeı yakışıyorlar partner olarak çok güzek karşıladı benim beklentilerimi kızın annesinin mektup arkadasının ismini kendi kızına koyması olayı da çok hoş ve ortam o kasar iyi hisettiriyor ki sanki onca kötülüğün yaşandığo…devamıGüzeldi ya ben beğenedim ya kesinlikle onurla derya aşıeı yakışıyorlar partner olarak çok güzek karşıladı benim beklentilerimi kızın annesinin mektup arkadasının ismini kendi kızına koyması olayı da çok hoş ve ortam o kasar iyi hisettiriyor ki sanki onca kötülüğün yaşandığo bu dünyada değilmissin gibi
BU FILMIN SENARISTINI DELI MI S....? ÖYLE bir filmdi işte. Kabus gibi bir film. Vakit gecirmelik gersin diye ,merakınız giderilsin diye açıp izleyin. Zamanınız yoksa bosverin
Gençlik zamanlarımı ve joker oluşumun sürecini anlatan çok güzl bir film izlemediysen ve beni tanımak istiyorsan izle gerçi ancak yüzde 1 imi çözersin de neyse !!!!!!
Puanım : 6.5/10 ✅ Marvel serisinin 2.filmiyle son gaz devam ediyoruz. Hulk filminin seyir zevki bir tık düşüktü. Nedenini bilmiyorum ama beklentimin 1 puan altında kaldı. Kötü değildi elbette. Yılına göre gayet iyi iş çıkarmış. Serinin diğer filmlerine de devam…devamıPuanım : 6.5/10 ✅
Marvel serisinin 2.filmiyle son gaz devam ediyoruz. Hulk filminin seyir zevki bir tık düşüktü. Nedenini bilmiyorum ama beklentimin 1 puan altında kaldı. Kötü değildi elbette. Yılına göre gayet iyi iş çıkarmış. Serinin diğer filmlerine de devam ediyorum. 1 yıla kalmaz bitireceğim inşallah 😂😂😂