KUR'AN KURSLARI:Kayıtlı Kur'an kursu öğrenci sayısı 1.685.000 dir. Kayıtsızların ne sayısı, ne kadar öğrencisi olduğu bilinmiyor. Bu sayı her beş yılda iki katına çıkıyor. Üç yıl sonra 2000 yılında 7 milyona çıkacak.- İMAM HATİP LİSELERİ:Sayısı 561 veya 602. Bu liselerde…devamıKUR'AN KURSLARI:Kayıtlı Kur'an kursu öğrenci sayısı 1.685.000 dir. Kayıtsızların ne sayısı, ne kadar öğrencisi olduğu bilinmiyor. Bu sayı her beş yılda iki katına çıkıyor. Üç yıl sonra 2000 yılında 7 milyona çıkacak.-
İMAM HATİP LİSELERİ:Sayısı 561 veya 602. Bu liselerde 492.809 öğrenci okuyor. Yıllık mezun sayısı: 53.553... Buna karşılık, her yıl, her yeni hükümette seçim yatırımı YENİ KADROLAR'a rağmen yıllık imam ihtiyacı 2.288... Peki, açıktaki İmam Hatip Liseleri'nin her yıl 51.265 mezunu ne oluyor? Siyasal Bilgiler'e, Hukuk Fakülteleri'ne, Polis Akademileri'ne yönlendiriliyor. Siyasi İslam'ın ŞERİAT KADROSU'nun ihtiyacına göre, 1.100 kaymakamdan kadın eli sıkmayan 600'ü buralardan yetişenler anlaşılan. Peki... Ordu'ya sızmadılar da, az veya çok, her yıl Ordu bünyesinden ŞERİATÇI tasfiyesi neden yapılıyor?-
SİYASAL İSLAMCI MEDYA:Bakın, rakamlar ne diyor: 19 gazete, 110 dergi, 51 radyo, 20 televizyon kanalı... Memleket nüfusunun yüzde kaçının bunları okuduğu ve dinlediği Millet Meclisi aritmetiğine bakıldığında tahmin edilebilir.- SİYASAL İSLAMCI KURULUŞLAR: Bunlar da çalışmaları gözler önünde olanlardır ve şöyle: 2.500 dernek, 500 vakıf, 1.000 şirket, 200 yurt, 800 okul ve kurs ve de 5.000 tarikat şeyhi... Bu rakamlar GİZLİ değildir. Milli Güvenlik Kurulu'nun toplantılarında açıklanmıştır. Kuruluş gayeleri Cumhuriyeti korumak olan kuruluş ve makamlara iletilmiştir. Zaten gizlemiyorlar. Kuvvetlerinin tescili, hazırlıklarının çapı ve de "gerektiğinde kanla geliriz" meydan okumasının dayanağı olarak ilan ediyorlar.- İSLAMİ SERMAYE: Bu kuruluş ve hareketlerin dayandığı sermayenin kaynağı nedir ve nasıl bir düzeye çıkmıştır?Ticaret ve sanayi alanında harekete destek veren ilk 100 kişinin serveti şöyle tespit edilmiştir:6 kişi 100 trilyondan fazla (lütfen dikkat ediniz: TRİLYON)5 kişi 20 trilyonla 50 trilyon arasında,15 kişi 10 trilyonla 20 trilyon arasında,13 kişi 1 trilyonla 10 trilyon arasında,61 kişi bir trilyon altı.- ALTI SAATTE BİR CAMİBiliyorsunuz ki Türkiye'de ALTI SAAT'te bir CAMİ yapılıyor. Sayı seksen bin'e ulaşmıştır. Cuma'ları gayrı çoğu dolmuyor.NAMAZ'ın camide kılınacağı üzerinde ne Kur'an-ı Kerim'de, ne sahih Hadis'lerde, ne doğrudan dolaylı, hatta kıyas yoluyla bir HÜKÜM yoktur. Ama siyasi islam kadrosunun (şu gerçeği de açıklamış olayım: Bu SİYASİ İSLAM, BATI'ın eş anlamı olarak kullanıyorlar!) düşüncelerini yaymak için, yeni dini siyasete sokmak için her yeni cami bu yol için hazırlanmış yer oluyor.- DESTEK VEREN ÜLKELER: Böylesine bir yapı içindeki hareketi, siyaset ve gayelerinin icabı olarak desteklemekte olan devletler bilinmiyor mu?Elbette biliniyor...Libya, Suudi Arabistan, Suriye, İran, Sudan.Ve de SEKİZLER'in bundan sonraki safhalarda geri kalanları.Çünkü bizimkiler de, Onlar da çok iyi biliyorlar ki ATATÜRK'ün Lâik Cumhuriyet'i yıkılırsa İslam Fundamentalizmi yeni metodlar içinde dünya sahnesine çıkacaktır.
Arap Yarımadası'nı, Lübnan'ı Filistin'i, Batı Trablus (Libya)lu, Ürdün bir bölümü Rumeli'yi kapsayan altı milyon kilometrekareyi aşmış topraklarda kırkbin câmi vardı, gerisi mescitti. Türkiye Cumhuriyeti yediyüzellisenbin kilometrekare... Yuvarlak rakam SEKSENBİN cami var ve her altı saatte bir cami yapmakla övünülüyor. Cumhuriyetin kültür merkezi İstanbul'da 1864 okula karşı 2547 cami var. İmam Hatiplerden senede 55 bin gencimiz çıkıyor, buna karşı ihtiyaç üçbin bile değil... Nedir bu depolaşma? Şeriat kadrosunun ihtiyatları mı? Diyeceksiniz ki ibâdet Türkçe olursa bu çelişkiler düzelir mi?Zerrece şüphe etmeyin ki, kısa zaman sonra evet... Türk insanın sağduyusu hakikatleri kısa sürede kavrayacak, benimseyecek, haysiyet şuurunun ışığında, ANADİLİ'yle kulluk ödevini yerine getirmenin sağlayacağı GERÇEK DİN KAVRAMI içinde aracıları, sömürücüleri, simsarları defedecektir. Türk insanı namazın evde de kılınacağını, ama uygar nesillerin çağ okullarında yetişebileceğini yaşayarak tasdik edecektir. Anadiliyle Kur'an'ı, tecvidli, idgam-ı maal-gunne'li okumak garabetinden kurtularak, öz dilinin ahengi içinde kalp-kafasıyla HIFZ'a gerek kalmadan okuyacak, belleğindeki yerleri geçerli yabancı dillere, bilim-teknoloji terimlerine ayıracaktır.Göreceksiniz: Hepsi birbirini kovalayacaktır.Yeterki Siz ATATÜRK'ü anlamış, kavramış, hatta sevmiş olun...Şöyle der Mustafa Kemal:"- Lüzumuna kani olduğumuz bir işi derhal yapmalıyız"(Anadolu Ajansı, 31 Ağustos 1925)