Gerçekten izlemeye değer, gönül rahatlığıyla öneriyorum. 12. bölüme kadar resmen yerle bir oldum. en son Naruto’da bu kadar ağlamıştım… Hikâye hem çok derin hem çok temiz ilerliyor, duygusu da kalitesi de net şekilde yüksek.
Kitabını çok sevdiğim için filmini izlemeyi göze alamamıştım. Bazı uyarlamalar değiştiriliyor, bundan hoşlanmıyorum ama filmin birebir kitaptaki havayı yakalaması beni aşırı mutlu etti. Sanki sayfalar gözümün önünde canlandı. Böyle sadık uyarlamalara bayılıyorum hem ruhu korunmuş hem de izlerken aynı duyguyu…devamıKitabını çok sevdiğim için filmini izlemeyi göze alamamıştım. Bazı uyarlamalar değiştiriliyor, bundan hoşlanmıyorum ama filmin birebir kitaptaki havayı yakalaması beni aşırı mutlu etti. Sanki sayfalar gözümün önünde canlandı. Böyle sadık uyarlamalara bayılıyorum hem ruhu korunmuş hem de izlerken aynı duyguyu tekrar tekrar yaşatmış oluyor.
Dizisinden çok daha iyiydi. Bunda 6 yaşındaki Andy Chucky’le mücadele edebiliyorken dizisindeki liseliler beni sinir krizine soktu. 80-90 filmlerinin kalitesi bir başka…
Beklentimin çok üstünde çıktı. Hem görsel hem de duygusal olarak çok etkileyiciydi. Victor’un bu kadar yanlış anlaşılması beni gerçekten üzdü. Karakterin trajedisi filmi çok daha güçlü kılıyor. Karanlık ve düşündüren yapımları sevenlere kesinlikle öneririm.
Gerçekten çok beğendim. Konusu hem gizemli hem de oldukça sürükleyiciydi. Sonu da çok etkileyiciydi özellikle o kasvetli atmosferle birleşince insanın içine işliyor. Halloween zamanında karakterlerin kostümlerini yapmışlardı, o videoları gördükten sonra izlemeye karar verdim. Oyundan uyarlama olduğunu öğrenince daha da…devamıGerçekten çok beğendim. Konusu hem gizemli hem de oldukça sürükleyiciydi. Sonu da çok etkileyiciydi özellikle o kasvetli atmosferle birleşince insanın içine işliyor. Halloween zamanında karakterlerin kostümlerini yapmışlardı, o videoları gördükten sonra izlemeye karar verdim. Oyundan uyarlama olduğunu öğrenince daha da ilgimi çekti. Yorumlar da genelde olumluydu, iyi ki dinlemişim! Ama ikinci filmi ne yazık ki ilk kadar başarılı bulmadım; bence ilk filmde bırakmak en iyisi.
Stephen King’in Pennywise karakterine de ilham olan, tam 33 genç erkeği öldüren bir seri katil John Wayne Gacy. Korku filmlerini de dizilerini de hiçbir zaman izleyemedim. Yıllar önce IT adlı filmi izlemiştim. Sonunda kurbanlarının fotoğrafları gibi sahneler vardı. O zamanlar…devamıStephen King’in Pennywise karakterine de ilham olan, tam 33 genç erkeği öldüren bir seri katil John Wayne Gacy.
Korku filmlerini de dizilerini de hiçbir zaman izleyemedim. Yıllar önce IT adlı filmi izlemiştim. Sonunda kurbanlarının fotoğrafları gibi sahneler vardı. O zamanlar korktuğum için araştırmamıştım ama şimdi fark ediyorum ki Pennywise aslında John Gacy’e bir göndermeymiş. Gerçekten korkunç.
İzlerken tiksinerek izledim. Yine de bazı gönderilerin altına “çok güzeldi” yazıldığını gördüm. Arkadaşlar, bu bir vahşet. Bir katilin hikâyesini “güzel” bulamazsınız. Bu, maalesef internet kültüründe sık görülen bir şey. Seri katillerin karizması, zeki oluşu ya da “çekici” tarafı abartılarak anlatılıyor. Oysa her biri, gerçek insanların hayatlarını mahvetmiş, geri dönülmez acılar yaratmış kişiler.
Ondan önce Ted Bundy’yi izledim; onda da aynı tiksintiyi hissettim.
Spoiler içeriyor
Hayatın içinden bir filmdi gerçekten. Alper’in o kadar narsist, bencil ve itici tavırları vardı ki izlerken katlanamadım. En çok da güzel, akıllı ve neşeli kızlarımın ışığını söndüren bu tarz adamlara nasıl şans verdiklerini anlayamadığım için sinirlene sinirlene izledim. Film, aşk…devamıHayatın içinden bir filmdi gerçekten. Alper’in o kadar narsist, bencil ve itici tavırları vardı ki izlerken katlanamadım. En çok da güzel, akıllı ve neşeli kızlarımın ışığını söndüren bu tarz adamlara nasıl şans verdiklerini anlayamadığım için sinirlene sinirlene izledim. Film, aşk değil sabır testi gibiydi benim için.